|
Tabiatta ki maddelere baktığımızda bileşik yapabilen ve bileşik yapamayan maddeler arasında ilginç özellikler göze çarpar.
Bazı elementler kendiliğinden bileşik yaparlar ve bu bileşiklere baktığımızda geri dönüşümünün, ayrışmasının çok zor olduğunu gözlemleriz. Öyle ki, asıllarına döndürmek için ısı-basınç-katalizör gibi etkiler kullanırız. Yine bazı maddelere baktığımızda, bileşik yapma özellikleri söz konusu değildir. İnsan eliyle zorlayarak bileşik yapma yoluna gideriz. Belli oranlarda karıştırırız, belli sıcaklıklarda, belli basınç altında ve hatta katalizör kullanarak reaksiyona girmesini ve yeni bileşikler yapmasını sağlarız. Tüm bu emeklerden sonra bu elementler reaksiyona girerek bileşik yaparlar. Ama etmenler ortadan kalktığında tekrar eski hallerine dönme eğilimindedirler ve kolayca ayrışıverirler. Tabiatta ki bu olayları ben ülkemizin durumuna benzetmekteyim. Düşünün şimdi. 600 yıl hüküm sürmüş olan Osmanlı İmparatorluğunu yıkmak, parçalamak emperyallerin yüzyıllarını almıştır. Yapılan tüm ekonomik baskı ve kıskaçlar, nifak tohumları ve savaşlarla bile bu imparatorluğu parçalayabilmek uzun zaman almıştır. 19. yüzyıl tamamen Osmanlı’nın parçalanma sürecine harcanmıştır. Osmanlı’nın mirasını paylaşabilmek için akbabalar gibi çökmüşler ve türlü entrikalar çevrilmiştir. Sonunda emellerine nail olmak üzereyken 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal bu olayı yeniden tersine döndürmüştür.1923’ te kurulan cumhuriyetimiz kısa sürede inanılması zor gelişimlere sahne olmuştur. Mustafa Kemal' in ilke ve devrimleri sayesinde,’’ parçalandı, yok oldu, yok olacak!’’ denilen bir ulus yeniden küllerden doğmuş ve aslını korumuştur. Mustafa Kemal, sıfırdan bir ülke yaratmıştır. Mustafa Kemal, askeri dehasını ortaya koyarak yoktan bir ordu yaratmış ve başarılara imza atmıştır. Mustafa Kemal sosyal tasarı ve ideoloji kurma dehasını da göstererek, sadece Türklere has bir ideoloji geliştirmiş, ithal bir ideolojiye gerek duymadan bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sağlam atmıştır. Mustafa Kemal ahlaken vatandaşlarına hep örnek teşkil etmiştir. Mustafa Kemal,’’üstün devlet adamı’’ niteliği ile tüm dünyaya emsali görülmemiş dersler vermiştir. Mustafa Kemal, ekonomik dehasıyla, bugün bile birçok ülkeye ilham kaynağı olmuştur. Bizler ise bu eşsiz dehanın düşüncelerinden uzaklaşmış bir toplum olarak ‘’hasta’’ yaftası ile son Osmanlı döneminin tekrarını yaşamaktayız. 1938 den, ölümünden sonra tüm iştahlar kabarmış ve yine yeniden türlü ayak oyunlarına sahne olmuştur. Yine oyun kurucuları ve oyunlarıyla sahnede yer almaktadırlar, ta bugüne kadar oyunlarını sürdürmüşlerdir, sürdürmekteler. Çeşitli katalizörler kullanarak ki bunların başında işbirlikçi vatan hainleri gelir. Gelişen olaylara baktığımızda artık tehlikeli ve bir o kadar da yıkıcı dönemece girdiğimizi görüyoruz. Biz Türkler, bir yolunu bularak emperyallerin bizi ayrıştırma çabalarına son vereceğiz, oyunu bozacağız. Zorlama etkilerle, tarih boyunca yapmış olduğumuz bileşiğimizi bozdurmayacağız ve yine emperyallerin etkisi ve zorlamalarıyla yeniden farklı bir bileşiğe, farklı bir yapılanmaya dönmeyeceğiz. Türk ulusu bağımsızlığına düşkün, toprağından tek bir toz zerresi vermeyen, bayrağına sadakatle bağlı bir ulustur. Tarih boyunca Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Pamağı, Alevisi, sunnisiyle kendiliğinden oluşan bir bileşiktir. Bu bileşiği iç ve dış ajanlarla, ekonomik baskılarla, ılımlı İslam modelleriyle, Kürdistan hayalleriyle, kültürel yozlaşmalarla, ikinci cumhuriyetçilerle, baskı unsuru oluşturup bizleri ayrıştırmaya, bölmeye çabalasalar da, katalizör -ısı -basınç etkisi olarak kullanılan tüm etmenler bizleri durduramayacaktır. Çıkışımız, karşı duruşumuz, direncimiz nasıl olacaktır? Henüz bunu bilen yok. Bildiğimiz tek şey Mustafa Kemal’in düşünceleri eşliğinde bağımsızlıktan asla ödün vermeyeceğimizdir. Yine biliyorum ki tarih tekerrürden ibarettir. Yine, yeniden 19 Mayıs ruhuyla bir noktadan başlayacağız. Yine biliyorum ki düştüğümüz bu noktadan, yeniden ayağa kalkma anındaki başarma hazzını keşfedeceğiz. İşte o zaman mirasyedi gibi nimetlerinin farkına varamadığımız, bizlere Atatürk tarafından armağan edilen bu cumhuriyetin kıymetini anlayacağız ve sonsuza değin koruma ve kollama bilincini yaşatacağız. Bana göre o gün yakındır, yarından da yakın... Saygılar
|