Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
22
Ekim
2008
Önsayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Kaygılar Giderilecek mi?
Kaygılar Giderilecek mi? Yazdır E-posta
Cüneyt ARCAYÜREK   
Cumartesi, 30 Ağustos 2008
Cüneyt ARCAYÜREK

Önce Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner ve önceki gün; Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ; altını çizdikleri ifadelerle TSKnin vazgeçilmez ilkelerini yinelediler.

Askere karşı taraf olanlar, askerin etkisini zayıflatmak isteyenler KK Komutanı ile Genelkurmay Başkanı şahin diye gösterecekler ya da söylemlerindeki gerçekleri karalamak için andıç sözcüğünü yine küflenmiş dosyalardan çıkaracaklar!

Oysa Orgeneral Koşaner ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ:

RTE iktidarının, ne olursa olsun asker kötülensin, kötüleyeyim diyen yalaka kalemlerin beklemedikleri bir zamanda, beklemedikleri biçimde rejime hayat veren kavramların savunucusu ve koruyucusu olduklarını açıkladılar.

Orgeneral Başbuğ, -örneğin Hilmi Özkökten duymadığımız- gerçeklerden söz etti.

Tabii kimi veya kimileri ya da hangi siyasal kuruluşu amaçladığına değinmedi ama:

....Sosyal devlet niteliğinin zayıflamasının toplumları cemaatleştirmeye ittiğini...söyledi.

Bu söz, genel bir ifade gibi algılanılabilir. Oysa, Türkiyede sosyal devlet niteliğinin ne zaman zayıflamaya başladığını, toplumu 2002den beri cemaatleştirmeye hangi siyasal kadronun ittiği bilinmeyen bir gerçek değil.

Anayasa Mahkemesinin kararı ortada: Laiklik karşıtı hareketlerin odak noktası AKP!

***

Dikkati çeken; ilk kez bir Genelkurmay Başkanının; karşı sıralarda oturan dinci bir cumhurbaşkanı sıfatıyla Çankayaya çıkan AKPli ile... din konusundaki ödünleriyle, cemaat faaliyetlerine devlet kadrolarında göz yuman, kılık kıyafeti bile din emrine veren... dinci bir partinin genel başkanı Bay RTEnin yüzüne ciddi ve gerçekçi saptamaları yapması!

Zira Bu kapsamda giderek güçlenenkimi cemaatler siyasal iktidarın gözetiminde ekonomiyi yönlendirmeye, sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye ve... dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışıyorlar.

Ulus devletle ilgili çok açık irdelemeler yaptı Orgeneral Başbuğ. TCnin kuruluş felsefesinin temel direklerinden biri olanlaiklik konusunda TSKnin vazgeçilmez duruşunun altını çizdi. Global dünyada Türkiyenin güvenlik stratejisinin temel öğelerini sıraladı.

Orgeneral Başbuğun ülkenin geleceğine dönük kaygıları irdelemesi ve TSKnin vazgeçemeyeceği, ödün veremeyeceği Atatürkçü düşünce, laiklik, üniter devlet ile bağlantılı kararlılığını sıralaması kuşku yok; son zamanlarda kaygı uyandıran suskunluktan sonra kafalarda beliren kaygıyı anlamsız kılıyor.

Tabii bir koşulla; son iki gündür açıkladıkları ilkelerin lafta kalmaması, sıralanan ilkeler doğrultusunda gerektiği ölçülerde gerekenleri söylemeleri, davranışlar göstermeleri koşuluyla...

***

Kimi gazeteler Orgeneral Başbuğun konuşmasını geniş, kimisi çok özetleyerek verdi.

Laiklik konusuna, cemaatlerin sosyal ve ekonomik alanlardaki etkinliklerine değinen saptamalar (iktidara dokunduğu için mi acaba?) sanki gözden kaçırılmak isteniyor.

Orgeneral Başbuğun irdelemeleri politik ve dinci sapmaları olmayan hemen herkesin benimsediği ve benimseyeceği gerçekler.

İktidara hoş görünmek için sayılan rejimsel sakıncaları bir süre gizleyebilirsiniz. Ne ki, yaşanan gerçekleri yok varsaymak veya üzerini örtmek olanaklı mı?

Orgenerallerin rejimsel uyarılarına sözde değil özde Atatürkçü olduğunu iddia edenlerin sahip çıkması gerekmiyor mu?

0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy