|
Geçen hafta Romanya'nın başkenti Bükreş'te yapılan NATO zirvesi, son yılların en stratejik zirvelerinden biriydi. Bir dizi yeni adım bekleniyordu, yarım oldu!
Zirvenin başlangıcından sonuna yapılan açıklamalar, Soğuk Savaş döneminin ürünü olan NATO'nun 21. yüzyıla henüz uyarlanamadığını gösteriyordu. NATO kime karşı kurulmuştu? Moskova'ya... Bugün kiminle ittifak arayışında? Moskova'yla... Salt bu tablo bile değişimin, hatta başkalaşımın somut göstergesi... Tüm gazetecilerin, yorumcuların üzerinde birleştiği durum şu: Zirveye damgasını vuran kişi Putin oldu. Rusya Devlet Başkanı olarak son NATO zirvesine katılan Putin'in, önümüzdeki dönemde de "başbakan olarak" ağırlığının aynen devam edeceği Bükreş'te de görüldü. ABD bu zirvede, Ukrayna, Gürcistan, Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ı içine alarak çemberi genişletmek istiyordu. Rusya dedi ki: "Arkadaş, ötekilere karışmam ama, Ukrayna ile Gürcistan'ı alamazsın." - Neden? "İstemiyorum..." Şu aşamada Rusya'nın dediği oldu... *** Soğuk Savaş sonrasında ABD ile Avrupa arasında yeni bir güç dengesi oluştu. Sovyet etkisinden çıkan bölgede hâkimiyet savaşı iki kurum üzerinden yürüdü: NATO ve AB... 1990'lı yıllardan 2000'lere, bu iki kurumun genişlemesine baktığımızda birbirine çok yakın ilerlediklerini görüyoruz. Her ikisi de 10'lu rakamlardan 20'li rakamlara ulaştılar, 30'un ucunda durdular! Bu süreçte Rusya kendisini toparladı, önce evinin içini düzene soktu, ardından yakın çevresine bakınmaya başladı. Öyle anlaşılıyor ki, Ukrayna ile Gürcistan'ın NATO'ya ve AB'ye giriş tarihi birbirine yakın olacak. Yeri gelmişken vurgulayalım; Doğu Avrupa ülkeleri ekonomi için AB'yi, güvenlik için NATO'yu hedef seçtiler. NATO'ya üyelik kabulü oybirliğiyle olduğundan Türkiye, 90'lı yıllarda onlar açısından da "çok kıymetli" idi. NATO üyeliğinin kesinleşmesinden sonra bakış açılarının değiştiğini görüyoruz! Türkiye'nin NATO içindeki yeri ne olacak? Bükreş zirvesinden kesin sonuçlar çıkmadı ama, Bush -Putin görüşmesinin sonucuna göre "füze kalkanı" projesinin başlıca zeminlerinden birinin Türkiye olması bekleniyor. Rusya'nın güneyindeki, Balkanlar'ın doğusundaki, İran'ın batısındaki, Ortadoğu'nun kuzeyindeki Türkiye, NATO açısından şöyle bir tanıma oturacak: Merkez lojistik ülke! *** Bir bütün olarak NATO'nun geleceği ne olacak? Başından beri ABD ağırlığı var. Bükreş'te NATO'nun gündemi ile ABD'nin gündemi neredeyse arasına kopya kâğıdı konmuşçasına aynıydı! Hani NATO için şöyle bir benzetme yapsak da yeridir: Amerikan Se'NATO'su! ABD, "Afganistan'a ek asker şart" diyor... NATO da! ABD, "Dünya jandarmalığı için yeni bir örgütlenme şart" diyor... NATO da! ABD, "Enerji yollarının güvenliği özel olarak ele alınmalı" diyor... NATO da! Bütçeye baktığımızda da tablo şu: NATO'nun toplam bütçesi 930 milyar dolar. Bunun 640 milyar doları ABD'ye ait! Ne demişler? Parayı veren NATO'yu yönetir! Şu aşamada Rusya ile ABD NATO'su karşı karşıya görünür ama, soğuk barış havasının bu ikilemde gelişeceği Bükreş'te kesinleşmiş oldu...
|