|
Cuma, 11 Ocak 2008 |
|
Bizden uyarması: AKP anayasa yapmaktan vazgeçebilmelidir.
Deneyimli birçok hukukçunun aylardır söylediği ve nihayet yılların gazetecisi Arcayürek'in dün olanca açıklığıyla vurguladığı gibi, AKP'nin kendi başına yepyeni bir anayasa yapmaya kalkışması bugünkü ortamın Türkiye'sinde sivil zorbalıktan başka anlam taşımaz ve ortalığı karıştırır.
İlk bakışta böyle bir girişimi sakıncalı ve hukuk dışı bulmayanlar çok olacaktır. Şekilci açıdan bakıldığında anayasa değişikliği kurallarında, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelere uymak koşuluyla, toptan bir değişikliği önleyici bir engel yok sayılabilir.
Görünürde, AKP bu işi tek başına yapmayacak. Meclis tamsayısının üçte birinden fazla üye imzasıyla öneri gelecek ve Genel Kurul'un metni de en az beşte üç üyenin oyuyla oluşacak. AKP oylarına başka partilerden ve bağımsızlardan gelecek oyların eklenmesi de olasılık dışı değil.
Ayrıca, AKP metni tartışmaya açacağını, toplum kuruluşlarının görüşlerini dikkate alacağını ilan etmiştir. Metin bir de cumhurbaşkanının onayından ve başvuru olursa, usül bakımından çok sınırlı da olsa Anayasa Mahkemesi'nin denetiminden geçecek. En sonda, yüce hakem olan halkın oylarıyla kabul edilecek.
"Öncekiler nasıl yapıldı ki? Bunlarda yanlış olan ne var?" derler.
Aslına bakarsanız, endişe verici çok şey var. İsterseniz, 22 Temmuz seçimi ile Cumhurbaşkanlığı'na ilişkin halkoylamasında hukuk tekniği ve sonuçların güvenilirliği açısından tartışmalı olan noktaları bir yana bırakalım. Ama yeni anayasa girişiminde başından beri güven verici olmayan bir yığın nokta yok mu?
İlk taslak metin iktidarca sipariş edilip aynı zihniyeti taşıyan bir kurulca hazırlanıp AKP'nin kendi içinde görüşülerek pişirilmedi mi?
Sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine açık olma vaadine inanıp bu konuda yapılmış ciddi çalışmayı kamuya sunan Türkiye Barolar Birliği'nin emeği "Hep aynı karşıtlığın ürünü" diye bir yana itilmedi mi?
Cumhurbaşkanı o mevkiye geleli hangi tasarıyı geri çevirdi ki, anayasa değişikliğini çevirsin?
Anayasa Mahkemesi'ndeki son başkan seçimi bu bakımdan ne ölçüde güven vericidir?
Hepsinden önemlisi, başından beri Cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeye azmetmiş olanların yeni bir anayasa yapmaya kalkmaları Cumhuriyeti korumaya kararlı olanlarca mutlaka toptan boykot edilmesi gereken, kuşku verici ve son hedefi bakımından yıkıcı bir girişim değil midir? Hele Cumhuriyete çullanan bir yığın iç ve dış sorun varken.
|
11 Ocak 2008 11:54 47
Katılım: +1