Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
24
Ekim
2008
Önsayfa arrow Yazarlarımız arrow Siz Nasıl Kendi Zekanızla Bizim Zekamızı Bir Tutabilir siniz ki? PÖÖHH!
Siz Nasıl Kendi Zekanızla Bizim Zekamızı Bir Tutabilir siniz ki? PÖÖHH! Yazdır E-posta
Muhlise GÜNGÖR - muhlisegungor@dengeli.com   
Pazartesi, 18 Ağustos 2008
Muhlise GÜNGÖRMH partisinin (AK parti oluyor da MH parti neden olmasın(!) ) başkanı ‘’Türkiye kuşatma altındadır!’’ ‘’kamplaşma, ayrışma, cepheleşme’’ gittikçe derinleşmektedir!’’ demiş…
Doğru bir tespit(!)

Arkasından da ilave etmeliymiş: ‘’bu kamplaşma, ayrışma, cepheleşmede bizde elimizden geldiğince katkıda bulunduk!’’
Diğeri de CH partisi der ki AKP kötü…
''Yav iyisini yap, koy ortaya! Bizde kabul etmek zorunda kalalım ki namerde muhtaç olmayalım!''
Hepiniz aynı yolun yolcususunuz!


Eğri oturalım, ama doğru konuşalım.
Türkiye’de siyasetçilerin ve siyasetinin kokuşmuşluğundan,
Güvenilir olmamalarından,
Sadece çıkar savaşı içinde olmasından,
Eş-dost kayırmalarından,
Dirsek teması işlerden,
Yolsuzlukların üzerine gitmekten ziyade perdelenmesinden,
Dini siyasete alet edip oy avcılığı yapmalarından,
BEN Mİ SORUMLUYUM?

YA DA AYAKKABICI MEHMET EFENDİ Mİ?

''Yoksa hiç üzerine alınmayıp, sürekli KAVRAM KARGAŞASI  yapan siyasiler mi?''


Ben öyle beylik laflar yapamam, dümdüz, ne istersem  onu yazarım!

Sözlerimin ne sağı, ne solu, ne önü, ne arkası vardır. ''Kinaye sanatından da asla hoşlanmam!'' 

Nasılsa ekmeğimi de bu yazılardan çıkarmıyorum.

''Parayı veren emri verir!'' misali para verende yok, emir verende yok.

Sınırsız bir özgürlük var, sağ olsunlar.

Amaçlarımız da belli: ATATÜRK İLKELERİ VE DEVRİMLERİNE SADIK KALMAK!


50
yıldır(benim yaşa göre) kemer sıka sıka sayenizde, mecburen ‘’ince belli olma zarafetini!’’ kazandık.
Reform ya da radikal çıkışlar denilen ‘’eğitimde’’ düşünme yetimizi de kaybettik
Karasal iklimin tam göbeğine ‘’deniz bile getirtecek(!)’’ ''Fay hatlarının bile yerini değiştirecek(!)'' siyasilerle tanışıp,  rezalet söylemlere bile ''kanarmış'' görünüp ''oy'' verdik…


Çok aldandık… Çok!


Aldatıldık!


Ama biliyoruz ki siyaset ve siyasi partiler, ''demokrasi gereği''
Biz hala ki ''sizin varlığınızın olması gerektiğini'' düşünebiliyor isek, sizde işkembeden, ya tutarsa misali yalanlardan vazgeçin!


Yeter artık!

Bize oy uğruna ettiğiniz, bizim aptal olduğumuzu varsaydığınız söylemlerle bu iş bir yere varmaz!


Sırça saraylarınızda yaşamayı bırakın!


Bizi aptal yerine koyarak, aslında kendi aptallığınızı sergiliyorsunuz!


CHparti, MHparti, AKP…


''Topunuzun canı cehenneme!'' diyorum ama, siyasilersiz de demokrasi olmaz diyorum.


Biz sizinle büyüdük, siz neden bizimle büyümeyip akıllanmıyor ve aynı hataları defaten yapıyorsunuz?


Artık inandırıcılığınız yok!


Var olmanız gerektiği için varsınız!


''Kamplaşmaymış, ayrışmaymış, cepheleşmeymiş!
Türkiye kuşatma altındaymış!''


Eee günaydın!


Bunlara sebeplerden biride siz değil misiniz?
''Müsebbipleri kim?''diye onlarda soruyor bizlere!
Ve veryansın edip mutlaka bir sorumlu buluyorlar, kendilerince kandırmaca! (biz anlamayız ya!)
Allah bile yüz karasını insanın, yarattığının yüzüne vurmazmış, benim ne haddime sizin yüz karalarınızı yüzünüze vurmam!


Ortalama bir buçuk kilo beyin sizde de var, oy potansiyeli gördüğünüz bizde de.


Ben nasıl düşünebiliyorsam sizin de düşünmeniz lazım!
Yoksa siz oraya başka emeller için mi oturdunuz?


Önce bunu belirleyiniz!


Ne için ve ne mücadelesi veriyorsunuz?
Vatan elden gidiyor, binlerce şehit kanıyla sulanmış bu vatanı var mı öyle beleşe satmak!

Sattırmak!
Kimin malını kime ''peşkeş'' çekiyorsunuz, çektiriyor sunuz?
‘’Hey durun!’’ diyecek biri varsa, o da ne yazık ki bizim vekillerimizdir(!), bizim seçtiklerimizdir!
Ama yok, hayır!

Biz sorun çözmeye değil, durum tespiti yapmak için oy vermişiz onlara ve seçilen makbullerden olduklarını düşünerek kendilerini ‘’birinci sınıf’’ yaratmaya çalışıyorlar ve 2 yıllık milletvekilliğinin hesabını yapıyorlar.


Hey ‘’asıl biziz!’’ unuttunuz mu?


Siz, bizlerin vekillerimizsiniz!


Haklısınız çok uzattım!
Görüyor gözlerimiz!
Duyuyor kulaklarımız!
Ve hala Allah'a bin şükür ki aklımız yerinde!


Ya siyasiler kendini düzeltir, ya da biz ‘’halk’’ olarak sandıkta düzeltmesini biliriz!


Emin olun ki, en aptal sandığınız insan bile, sadaka ekonomisinden dolayı, tarikatlerden dolayı ‘’BİAT’’ etmiş olana bile, Allah akıl vermiş.

Az kaldı, kendi düşündükleri inançlarıyla diğerlerinin inançlarının asla örtüşmeyeceğini anlamak!
Artık soruların aleni sorulduğu zaman…
Cevaplarını bulanları kim tutar!
Hiç kimse…
Yandı gülüm keten helva…
Toparlanma zamanı, ‘’oy uğruna’’ ‘’aslan’’ kesilme zamanı değil!


Olay çok ciddi!

Var olma Savaşı!


Sevr’in kalleşçe uygulanması varken, hala vitrine oynamanız beyhude!...


Aklınızı başınıza alın!
Başka vatanımız yok!

Not: Siyasi partilerin gerekliliğine inanan biriyim. Ama hiçbir partiye de yakın değilim. Bize sadece ve sadece ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİNİN bekçisi ve savunmasını ADAM gibi yapacak VEKİLLER gerekli…
İlk defa partilerle ilgili yazdım. AKP’nin yükselişinin kendiliğinden değil, diğer siyasi partilerin başarısızlığından olduğunu düşünmekteyim!
Halkı küçümseyenlere de dip not: Biz halkız!

Saygılar.

 


1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Noktalı Virgül
22 Ağustos 2008 10:02 19
Başarı Göstergesi: +0

Gelmiş geçmiş hiç bir siyasi adam (!) hesapsızca, kişisel çıkarlarını düşünmeden, "tek bir çıkar vardır, o da Ulus menfaatidir, diyememiştir." Atatürk gibi, "Her Şey Vatan İçin" diyememiştir. Buna Atatürk'ün en yakınındaki silah arkadaşı da dahil!...

Cumhuriyet tarihi boyunca bütün siyasiler/siyasi partiler;
"Türk, kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Müslüman, Alevi, Sunni, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, İşçi, Memur, Sol, Sağ" gibi sınıf mücadelesinin içinde oldular.

Tek bir değer vardır, o da "VATAN"dır...
Tek bir amaç vardır. o da "Ulus Devlet" olmaktır...

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy
 
   
Zafer YÜCEL
Zafer YÜCEL Hasta hakları koca bir palavradır... Türkiye de senelerdir hemofili sorunu yaşanmaktadır. Birçok il’e yayılan mevcut hasta sayısının 3.500 ...
     
Gül KÜLCÜ
Gül KÜLCÜ KLAVYE KOMUTANLARI... Bugünlerde moda; Klavye başına geçen herkes komutan..! Hem de öyle böyle değil Genelkurmay Başka...