|
Altında imzası ile aldığım mektup, akıl karıştıracak iddialarla dolu... Mektup, benden başka köşe yazarlarına da iletilmiş...
İddialar doğru mu?.. Şöyle bir yalın araştırma bile, iddia edilen faaliyetlerin ip uçlarını veriyor... İşin takibi, gerekli görülürse elbette yapılır... Yapılır ki?!. Atmosfere bağlı! Ben, bana gelen iletiyi sizlere aktarayım, bakalım siz ne diyeceksiniz? “Gelelim BOĞAZİÇİ Üniversitesi’ne... 4 senem bitti Boğaziçi Üniversitesi’nde ve de önümüzdeki sene 5’inci ve son senem olacak (diye umuyorum en azından). Girdiğim ilk sene muazzam kapı kontrolleri vardı. YÖK’ün tüm talimatlarına da uyuluyordu (2003 senesı sonları). Yurtlarda ise Cenan Abi’nin dediği gibi tarikatçı çoğunluk cirit atıyordu... Hatta benim okuduğum 50 kişilik bolümde (İnşaat Mühendisliği) 20 kadar arkadaşız da bu eğilimdeydi. Hatta bir dönem ‘Sabah 5’te herkesin kapılarına vurup herkesi uyandırmaya çalışıyorlar’ diye, kısa süreli gerginlıkler de çıkmıştı yurtlarda. 2004 senesi ile birlikte okulun kapısındaki tüm kontroller sona erdi. Türbanlı öğrenciler (Tabii bu da ayrı tartışma konusu... Dini simge... Özgürlük vs. taraf olmadan anlatmaya çalışacağım) bir süre güvenlikten geçerken şapka takılıyor, derslerde ve okul bahçesinde ise türbana geri dönüyorlardı. 2004 senesinin ortalarında kapıdan da türbanlı girişler başladı. Taa ki bir öğrenci bu olayları cep telefonu ile kameraya çekip YÖK’e gönderene kadar... 2-3 ay YÖK kuralları uygulandı, sonra eski hamam eski tas... Ve yıl 2007 Eylül; Adana Anadolu Lisesi’nden mezun olan kuzenim bu sene Boğaziçi Makine Bölümü’nü kazandı. Kayıtlardan 2 hafta kadar önce, İstanbul’dan bir telefon geldi kendisine... ‘Tebrik ederiz, Bogaziçi’ni kazanmışsınız biz de orada okuyoruz. Istanbul’a geldiğinizde biz sizi karşılayacağız, kayıt işlemleriniz ve yurda yerleşmenizle ilgileneceğiz’ Kimdi bunlar? Nereden bulmuşlardı kuzenimin bilgilerini? Çok da uygun fiyatlarda yurtları var. Sonra geçen hafta kayıt için gittik. Okul bahçesinde yine cirit atıyor bu ‘abiler’. Yeni kayıt olanlarla diyalog kurmaya çalışıyorlar ve de iki broşür veriyorlar yeni Boğaziçi öğrencilerine. 1’ncisi süper imkânları olan yurtlarını tanıtan broşür, ikincisinde ise ‘Ayetler’ var. ‘Biz sizinle ilgilenelim’ deyip duruyorlar. Kısaca demek istediğim, bu Eylül itibarı ile kıstasları sadece maddi sorun yasayan aileler ya da çok bilinçsiz aileler değil, ‘Tüm kesimler’ oldu. Hem ortaokul bazında, hem de üniversite bazında. Bu yüzden çok da şaşırmadım “Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yazıya... İngiliz gazetelerinin de dediği gibi: Laik azınlığa iyi davranırlar umarım. Iyı günler... Y. E...” Şunuda belirtelim, aslında mektubun içeriğinde daha da geniş iddialar mevcut... Bir garip gelişmeler oluyor ki; hangi birine şaşırmak için bile vakit yok !
|