"Şehitlerimiz için neler düşünüyorsunuz?" Diye sordum pıtırcıklarıma. Yorumlarını merak ediyordum. Nasıl bir duygu ile olduklarını ve nasıl yanıtlar vereceklerini merak etmiştim açıkçası. Konuştuk, duygular ifade edildi, normal beklediğim sözlerdi.
Ama bir tanesinden aldığım cevap beni oracıkta ağlattı. Pıtırcıklarımın şaşkın bakışları altında ağladım. Batman’lı bir kızım. Adı Elif, on yaşında. Henüz tam “Türkçe” olarak derdini ifade edemiyor, biraz da çekingen. O kapkara gözlerini açtı ve: “Şeyy… Hem çok üzüldüm , hem çok sevindim.” Dedi. Diğer bebelerim “aaa neden sevindin?” diye acımasızca saldırıya geçtiler. Bilirsiniz çocuklar yalındır, içlerinden geçeni direk söylerler. Hem çok acımasızlar, hem de insana dünyanın en güzel masumiyetini, bozulmamışlığını yaşatırlar. İlk geldiği günü anımsıyorum da o ürkek ve sindirilmiş haliyle şimdi ki hali arasında hiç benzerlik yok. “Ben farklıyım” demişti. “Ben farklıyım, biz Kürt’üz.” O zaman yüreğim ezilmişti kendini farklı görmesinden dolayı. Biz nasıl bu hale getirildik demiştim. Onun o çocuk kafasında ki farklılığı gidermeye çalıştım uzun zaman… Böyle cümleyi açıkçası bende beklemiyordum. Ama nereye gideceğini merak ettiğim için fırsat verilmesi gerektiğini belirterek sözlerine devam etmesini söyledim. Sözlerini aynen yazıyorum : “Şeyy… Hem çok üzüldüm , hem çok sevindim.Üzüldüm bir tanesi babasını bile görmemiş, çünkü yeni doğmuş. Artık babası yok, şehit olmuş. Sevindim, çünkü toprağı için ölenler var. Ya olmasaydı...” Sözlerinin gerisini dinleyemedim…İnanın bana beynimde binlerce gonk sesleri uğulduyordu… Dudaklarımdan haykırırcasına kendiliğinden Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır! Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır! mısraları dökülüverdi… Tabi hep beraber söyledik… Minicik, henüz on yaşında, daha “çocuk” deyip önemsenmeyen bir kız çocuğu, en önemli kısmı anlamıştı… O anlayabiliyordu ! Peki ya başımızdakiler? Önceliği vatan olanlara, yüreklerinden vatan sevdasının hiç bitmemesi dileğiyle fazla söze gerek yok diyorum. Saygılar.
|