Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
10
Ekim
2008
Yanıltmalar Yazdır E-posta
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Cuma, 01 Ağustos 2008
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL

Bu bayram havasını anlamak kolay değil.

Atılan manşetleri, yapılan yorumları da...

AKP mahkûm edildi mi, edilmedi mi?

Laiklik karşıtı eylemlerin odağı durumuna geldiği en yüksek yargı organınca bire karşı on oyla hükme bağlandı mı, bağlanmadı mı?

On üyenin altısı parti odak durumuna geldiği için kapatılması yönünde, dördü de yine odak durumuna geldiği için kapatılması yönünde değil de ödenek kesintisi biçiminde oy kullanmış.

Ama, kesin olarak belli ki, üyelerden onunun da kanısı partinin odak durumuna geldiği yönündedir ve karardaki özün özü budur.

Dört üyenin niçinnispeten daha hafifbir yaptırımdan yana oldukları ancak gerekçeleri karara ekleyecekleri açıklamalarla belli olacak.

Parti odak durumuna gelmiş ama öyle pek kapatılacak ölçüde değildüşüncesi mi? Yoksa, Kapatılırsa AB umudu söner, ekonomi çöker, demokrasi giderendişesi mi?

Yoksa, yoksa kapatılma olasılığı karşısında içte ve dışta koparılan yaygaranın, içten ve dıştan gelen baskıların etkisi mi? Bu sonuncu olasılık söz konusuysa, o zaman yaygaraların ve baskıların sahiplerini kutlamak gerekir; AKP kapanmasını önlemekte başarılı olmuşlardır. Ama onlar bileParti odak durumuna gelmemiştirdiyemezler.

O halde, İstanbul medyasındaki bu yanıltıcı telaşın anlamı nedir?

O halde, Sayın Başbakan nasıl oluyor da karardan sonra Partimiz laiklik karşıtı eylemlerin odağı durumuna gelmemiştirdiyebildi? Bu nasıl bir devlettir ki, Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlardiyen bir anayasaya karşın bir devlet adamı böyle konuşabilmektedir?

Aslında, endişe verici bir durum söz konusu. İtiraz ve temyiz yolu da bulunmadığına göre, Yüksek Mahkeme kararına aldırış etmeyişle başlayan bir tutum yavaş yavaş demokratik bir yeni anayasatamtamlarıyla birlikte Cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik girişimler yeniden gündeme gelecektir. 2007 genel seçimlerinin öncesinde bu yolda sipariş almış olanlar herhalde yine kolları sıvamak üzeredirler.

Şu gerçekliği akıldan çıkarmamak gerekiyor: Türkiye daha bir süre laiklik karşıtlığı mahkemece hükme bağlanmışbir iktidarca yönetilecek.

AKPyi yönetenlerin kararın gerisindeki uyarı anlamını sezememiş olmaları tehlikeyi daha da arttırıyor. Dolayısıyla, bundan sonraki iktidar mücadelesinde Cumhuriyetçi siyasal güçleri bir araya getirerek toplu ağırlıkla başarı kazanma zorunluluğu da aynı ölçüde artmış oluyor demektir.

Okurlarımdan bir müddet daha izin istiyorum.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 
                 
Çiğdem BAYRAKTAR
Çiğdem BAYRAKTAR Diziye teşekkür eden ilk köşe yazarı! Yüksel Aytuğ, köşesinin hakkını vermek için “bütün gün” televizyon izleyen y...