Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
02
Ekim
2008
Futbol üzerine Yazdır E-posta
Mahir KAYNAK   
Salı, 24 Haziran 2008

Mahir KAYNAKFutbol oynamamış ve seyretmeyen biri olmama rağmen son milli maçımızın ardından oluşan tepkiler beni çok etkiledi.

Meydanları dolduran bayrağımız ve birçok ülkenin vatandaşı olan yandaşlarımızın coşkusunun maçla sınırlı olmadığını düşündüm. Uğruna savaşılan kimlikler önemini kaybetmiş ve yeni bir kimlik tanımlamasının ilk adımları atılıyor gibiydi. Coşkunun sınırlarımızın dışına taşması, galibiyetin sadece dini ve etnik kimlikleriyle yakın saydığımızın insanlarda değil kendini ezik hisseden tüm insanlarda açık ya da kapalı bir sevinç yaratması maçın sadece bir araç olduğu ve başka bir duygunun ifade edilmek istendiğini düşündürüyordu. Eğer başarımız futbolda değil başka bir alanda da olsaydı mesela bilimsel, teknik ya da sanat alanında bir başarı yakalasaydık benzer bir tepki oluşabilirdi.

Bir yazarımızın Nobel ödülünü kazanmasının aynı çevrenin ilgisini bile çekmemesi hatta ülke içinde bile olumlu tepkilerin sınırlı olmasının anlamı bu ödülü kazanmanın kendilerini ifade etmediğini düşünmelerinden mi kaynaklanıyordu?

Bu iki tavrı yan yana koyup bunu bir batı karşıtlığı saymak mı gerekiyordu? Yoksa bu halkın geriliğinin ve sanata olan ilgisizliğinin bir sonucu muydu?

Vardığım sonuçlar şuydu: Tepki sadece futbol severlerle sınırlı kalmamış kitlesel hale gelmişti. Bu sadece karşı tarafa bir husumetin ifadesi değil bir arayışın simgesiydi. İnsanlar siyasi sınırlar, soy ve inanç beraberliğinin ötesinde bir birliktelik arıyordu. Yenilen Hırvatistan ne büyük bir gücü vardı ne de batıyı temsil ediyordu. Kaybeden taraf değil kazanan önemliydi ve bu taraf bir ümidin temsilcisiydi. Yani ne başka bir Türk asıllı ne de Müslüman bir ülke benzer bir zafer kazansaydı aynı coşkuyu göremezdik. Türkiye bir tarihin ve anlayışın uzantısıydı ve asıl kutsanan buydu.

Tüm inanç ve ideolojiler başlangıcında tüm insanlığa hitap ederler ve daha iyi bir yaşamı gerçekleştirmenin yolunu gösterdiklerini savunurlar. Ama zamanla bu inanç ya da ideoloji tüm insanların değil bir güç odağının silahı haline dönüşür ve insanlar artık onun içeriğinin ne ifade ettiğini merak bile etmezler. Mesela Müslümanlık, diğer dinler açısından, anlaşılması gereken bir düşünce değil husumetin bir simgesidir. Sosyalizm, soğuk savaş döneminde, taraftarlarını hatta inceleyenleri düşman haline getiren bir düşünce olarak algılanmıştır. Ülkemizde sosyalistler bir düşüncenin yandaşı olarak değil düşmanın ajanı sayılmışlardır. Kimse bir inanç ya da düşünceyi kendi hür iradesiyle benimseme ya da reddetme özgürlüğüne sahip olamamıştır. Düşünce bir ordunun üniformasından başka bir şey değildir.

Batı, tüm özendiğimiz ve benimsemeye çalıştığımız üstün değerlerine rağmen, son örneğini Irak’taki ABD askerlerinin sergilediği bir insan anlayışına sahiptir. Oysa Türkiye yakılıp yıkılan topraklarında hala insanı ön plana çıkaran, dininin bir farklılaşma ve düşmanlık sebebi olmadığı düşünce yapısının tohumlarını taşımaktadır. Biz ise ayrık otlarını ayıklamak yerine bu müstesna tohumun filizlerini koparıyoruz.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 


  :: Türkiye'de Yolsuzluklar Açıkça Himaye Ediliyor   :: Putin: Krizin Nedeni Amerikan Finans Sisteminin Sorumsuzluğu   :: AKP için uygun slogan aranıyor!   :: Atatürk'ün karma ekonomik modeli   :: Sayın Tümer Halil'e cevabımdır   :: Avusturya'da hükümet istifa etti   :: Selvi'den Hükümete zam eleştirisi   :: İçli'den Anayasa değişikliği uyarısı   :: Eylül'de 309 bin kişi ATA'nın huzuruna çıktı   :: Diyarbakır'da çatışma:1 Şehit   :: Hamilelikte kullanılan vitaminler bebekte astıma neden olabilir   :: Sosyal Güvenlik Sistemi açığı 17 milyar ytl'yi aştı   :: Enerjide dağıtım özelleştirmesine mola veriliyor   :: TÜROFED:"Son yılların en hareketli bayramı yaşanıyor,ama karlılık yok"   :: "Türkiye'nin en büyük problemi AKP yönetimi"   :: Mutsuzluk üzerine...   :: Kriz adım adım Türkiye'ye geliyor   :: Hindu tapınağında panik çıktı: 168 ölü   :: Doğalgaz'a zam   :: Dünyada şok   :: TBMM,yeni yasama yılına yarın giriyor   :: Eruygur yoğun bakımdan çıkıyor   :: Çin'de zehirli çay paniği   :: Google'ın Türkiye'ye jesti   :: Brüksel'in gözü Ankara'da   :: DSP'de " Sarıgül" sesleri   :: Eryılmaz: "İçişleri bakanlığı çifte standart uyguluyor"   :: Türkiye'nin enerji faturası kabardı   :: Bahçeli'den "Üslup" çağrısı   :: Elektrik zammı yarın yürülükte

                   
 

SİZ'CE

200TL'de Atatürk resminin olmaması Kemalizm'e bir saldırı değil midir?

(469 oy)

  • 54% (253)
  • 46% (216)
yükleniyor


Ulusal Bilgi Merkezi