Hayrettin Karaman bugün boykot yazısı ile başbakanın medya boykotuna ‘’İslami’’ açıdan cevap vermiş ve desteklemiş. Altta okuyacağınız bu sözlere kesinlikle katılıyorum! Hem de birebir katılıyorum, altına da imzamı atıyorum, ama bir farkla…
Diyor ki: --‘’Müslüman’ım, İslam’ı rehber edindim diyen herkes AHLAK, İNSAF, VİCDAN sınırlarını aşan, İDEOLOJİK veya EKONOMİK MENFAATİ için her şeyi MÜBAH sayan, sahip olduğu imkânları (gazete, dergi, televizyon, reklâm, sanat…) kötüye kullanan medyayı boykot etmenin FARZ, onları desteklemenin de HARAM olduğunu ifade ederim ‘’ diyor! Ve devam ediyor: --‘’ Müslümanlar evlerine bu çeşit gazeteleri sokmamak ve televizyonlarında uygunsuz kanalları açmamak, izlememek durumundadırlar. Peki, bu çağrı demokrasi ve basın özgürlüğü ile bağdaşır mı? Demokrasi yalnızca ahlaksızlar için değilse, ahlaklılar için de demokrasi varsa bu çağrı niçin demokrasiye aykırı olsun!’’ Bana göre çok haklı, ama bir farkla… ‘’Ahlak, vicdan, insaf,ekonomik menfaat için her şeyin mubah olması ’’ denilince hemen ilk aklıma gelenlere değinmek isterim.
**4 Temmuz 2008 de tahliye edilen Kuddusi Okkır, 6 Temmuzda yaşamını yitirmiştir! Masumiyet karinesi denen bir olgunun olmadığını gördük ‘’O’’ basında… Suçunun ne olduğunu bile bilemeden göçtü gitti. Tek bir satır yoktu ‘’O’’ gazetelerde ve sayılan basın yayın organlarında… Sanki yaşamamış yokmuş gibi davranıldı… Bu nasıl ahlaktır? Vicdandır? İnsaftır? *Eruygur Paşa’nın düşmesi ve boyun omurlarının kırılıp beyin kanaması geçirmesine ‘’O’’basından Dilipak hangi vicdanla, hangi ahlaka sığdırarak, hangi insafla ‘’bu Ergenekoncuların işidir, dışarı çıkarmak için düzenlenen numaradır’’ diyebilmiştir! Yaşamın sınırında olan bir kişinin, en azılından suçlu bile olsa yaşam hakkı yok mudur? En şerefli hizmeti ifa edenlere şimdi henüz suçlu olduğu bile belli değilken, yapılanlar insaf mıdır? Bu sözleri hangi ahlaka sığdırdınız? Bu nasıl bir vicdandır ki ölümle yaşam arasında ki bir insana bunları söyleyebiliyorsunuz? *Yüz binlerce Euro toplanıyor. Allah rızası için toplanan bu paralar felaketzedelere ve yardıma muhtaçlara gideceği yerde, kendileri için kullanılması hangi ahlaktır? Hangi vicdandır? Hangi insaftır? Bu düpedüz ideolojileri için, şahsi çıkarları için ekonomik menfaat değil midir? *14 yaşındaki minicik sabi çocuğa tecavüz edip, gazoz içirdiler bahanesine sığınmak hangi ahlakla bağdaşır sorarım? Yoksa o minicik sabi çocuk, kitaplarınızda yazdığınız ve TARLA’YA benzettiğiniz ‘’özgür kadın(!)’’ tiplemesinden miydi? Bu nasıl bir ahlak anlayışı? Sizin mensubu olduğunuz basın bunları yazabiliyor mu? Gerçekleri ortaya koyabiliyor mu?
Doğruların perdelendiği, yok edildiği, Ahlakın bir metrekare bez parçasının altına sokulduğu, Aç bırakılıp, açlıkla terbiye edilip, ‘’Vatan ve Allah’’ arasında tercihe zorlanmanın hangi vicdanla bağdaştırıldığı, ‘’Erk’’ uğruna ekonomik menfaat sağlamak için tertemiz inanç sahiplerinin ceplerine gizli ellerin sokulmasının mubah sayıldığı, Vatan için canını veren şehitlerimiz yüreklerimizi dağlarken,’’kelle‘’ demenin hangi vicdana ve ahlaka sığdığı Bir DİN gösteriniz bana!
Sizlerin dini farklı galiba! Farz koyacak kadar ALLAH’A şirk koşma cesareti olabilecek kadar farklı farz anlayışınız var galiba! Haram anlayışınız farklı galiba! Ahlak, vicdan, insaf anlayışınız da farklı galiba! Yukarıdaki sözleriniz geçerli bana göre! Ama bir farkla! Sizin tarafın basını için geçerli! Siz kendi medyanızı tanımlamışsınız! Saygılar.
|