• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
14
Mayıs
2008
Anasayfa arrow İzlediğimiz Yazarlar arrow Gemide koşan adamlar
Gemide koşan adamlar Yazdır E-posta
Zülfü LİVANELİ   
Salı, 22 Nisan 2008

Zülfü LİVANELİAtina’ya ilk kez 1975 yılında gitmiştim. Diktatörlükten yeni çıkmışlardı, yaralı bereliydiler.

Yurt dışına kaçmış olan aydınları, sanatçıları geri dönüyordu.
Paraları Türk Lirası’nın yarısı değerindeydi.
Karanlık bir şehirdi Atina, yoksuldu.
Ama ortalıkta bir heyecan ve geleceğe dönük müthiş bir umut seziliyordu.


*


O dönemde Türkiye ve Yunanistan birbirine çok benziyordu.
Zamanla aradaki fark açıldı.
Yunanistan Avrupa Birliği’ne girdi. Biz Ecevit’in eliyle bu olanağı geri çevirdik.
Yunanistan kayıtsız şartsız bir Batılı demokrasi oldu.
Biz darbelerle örselendik.
Onlar zenginleşirken Türkiye birbirini yedi.
Ve zaman, iki ülke arasındaki uçurumu derinleştirdi.


*


Yunanistan Batı uygarlığına yelken açtıkça biz Doğu’ya yöneldik.
Uluslar üstü irade bizi, koca bir gemi gibi Orta Doğu’ya itti.
Onlar batılılaştıkça biz şarklılaştık.
Yunanistan 11 milyon civarındaki nüfusunu kontrol eder ve herkesi eğitirken, biz “çok çocuk-az eğitim” yöntemiyle milyonlarca genç saldık sokaklara.
Kentlerimizi mahvettik; kültürümüzü parçaladık, cehaletin, magandalığın egemen olduğu, görgüsüz zenginlerin hırsına kurban giden bir ülke konumuna sürüklendik.


*


Hafta sonunu Atina’da geçirince bütün bunları bir kez daha içim yanarak hatırladım.
Oysa bu ülkeyle kaderimiz paralel olabilirdi.
Bizim 300 yıla yaklaşan Batılılaşma hamlesi kesintiye uğramayabilirdi.
Biz de -bugün seraba dönüştü- AB üyesi olabilirdik.
Ama Avrupa dışarıdan, bizim basiretsiz politikacılar içeriden bu yürüyüşü engelledi ve Türkiye’yi Orta Doğu tarikatlarına teslim etti.
Avrupa’ya girme fırsatını reddeden; daha sonra tarikatlarla yakınlaşan sosyal demokrat liderler sayesinde başarıldı (!) bu iş.


*


Galiba geçen yüzyılın en önemli sözünü Sakallı Celal söylemiş:
“Bizler Doğu’ya giden bir gemi içinde Batı’ya koşan adamlar gibiyiz!”
Bu sözü çerçeveletip duvara asmak lazım!
Durumumuzu daha iyi kimse anlatamadı.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 


  :: Motorin fiyatlarına zam   :: Telsim borçluları için son fırsat   :: Hindistan'da şiddetli patlama   :: IBM, FilesX'i satın aldı   :: Myanmar'da ölenlerin yüzde 40'ı çocuk   :: TMSF sigorta şirketlerini satacak   :: Erdoğan'ın Baykal'a açtığı davaya ret   :: 1 Mayıs'taki iki olay için soruşturma   :: Türkiye'de 20 İstanbul'da 10 kişiden biri astım   :: Hatırla Sevgili davalık oldu   :: Yeni Zelanda'da Yanardağ Uyarısı   :: 'Durum, Sanıldığından Çok Daha Vahim'   :: Suriye ve İran'a Uyarı   :: Önce Kuzuyu Ye... Sonra Kuzuya Ağla!   :: İstakozlu Makarnadan Smokine   :: Sodom-Gomore gibi mi?   :: Arap-İngiliz...   :: Varan 2: İhale bedeli nasıl arttı?   :: "Sokaklar hayvanlarla güzel..."   :: Ölü sayısı 9 bine yaklaştı   :: Çin'deki depremin bilançosu:3-5 bin ölü   :: IMF'den Türkiye'ye uyarı !   :: Mustafa Koç'tan petrol uyarısı !   :: Kanaltürk satıldı !   :: Nisan'da en yüksek gelir Euro'dan   :: Çin'de binalar tahliye ediliyor !   :: Çin'de 7,8'lik deprem !   :: KEY'de hayal kırıklığı   :: Plan, Piyasa, Holdingler ve AKP   :: Darbe

           

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP davasında Savcılarımız Cumhuriyetin ve Demokrasinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanmıyor mu?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner