Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

30
Ocak
2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Türkiye'ye Kim Sahip Çıkacak?
Türkiye'ye Kim Sahip Çıkacak? Yazdır E-posta
Serdar ANT   
Perşembe, 29 Kasım 2007

Serdar ANT Türkiye'nin 200 yıllık rüyası Batılılaşmak idi.
Tanzimat…
Islahat…
Meşrutiyet…
Cumhuriyet…
Hepsi 200 yıllık Batı yolculuğunun duraklarıdır. 200 yılın sonunda rüya kâbusa dönüştü!

Şimdi, "Türkiye, Malezya olur mu?" diye tartışıyoruz.

Oysa şu 200 yıl içinde neler olmadık ki…

"Batı" diye çıktık yola, sömürge olduk. 20. yüzyılın eşiğinde yok olma ile burun buruna geldik, neredeyse tarihten siliniyorduk.

Esaretten, Mustafa Kemal'in önderliğinde bir bağımsızlık savaşı yaparak kurtulduk, egemen ve onurlu bir ulus olduk.

Ne var ki, büyük önder öldükten sonra tekrar Batı rüyasına daldık.

NATO'ya müttefik, IMF'ye üye, ABD'ye maşa, AB kapısında "paşa" olduk!

Kızıldan korktuk, "yeşil kuşak" olduk!

Washington'a bağlanıp, uşak olduk!

Her darbeden sonra daha da "Atatürkçü"; demokrasiye her geçişten sonra daha da "yavşak" olduk!

Özal ile "zengini seven", "işini bilen"; Batı'nın gözüne girmek için tüm değerlerini silen olduk!

Şeyhe mürit, parti liderine dalkavuk, gazete patronuna tetikçi olduk!

Tarikat, siyaset, ticaret üçgeninde heba olduk!

Hep Batı'ya gidenin ulaşacağı yer Doğu'dur, derler.

Biz Batı'ya gitmeye 200 yıl önce başladık, 200 yılın sonunda Malezya'yı bulduk!

Gözünüz aydın, sonunda "küçük Amerika" olduk!

Atatürk, "laiklik, adam olmaktır" demişti.

Bu iki asır içinde her şey olduk, ne yazık ki hâlâ adam olamadık!

Sözün bittiği yerdeyiz artık…

Artık her şey gözümüzün önünde gerçekleşiyor.

İhanetin, gizlisi saklısı kalmadı…

Bu nedenle, yaşanmakta olanların iç yüzünü anlatacak yazılar yazmanın anlamı da yok bu saatten sonra…

ABD ve AB emperyalizminin Türkiye'nin üzerine nasıl çullandığı, bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi nasıl hiçe saydığı konusunda söylenmedik söz kaldı mı?

Sözde AB üyeliğinin, aslında ne olduğu ve Türkiye'yi nasıl yok edeceğini tekrar tekrar anlatmanın gereği var mı artık?

Ayrılıkçı terör örgütü PKK'nın, stratejik müttefik(!) ABD tarafından nasıl korunup kollandığını ve yasallaştırılmaya çalışıldığını bilmeyen var mı?

Ya da TBMM çatısı altındaki terör örgütü temsilcilerinin marifetlerini sıralamanın kime ne yararı var artık?

Türkiye'nin hemen hemen her alandaki dışa bağımlılığı yüzünden bu gelişmelere karşı kılını bile kıpırdatamadığından yakınmak neyi değiştirecek ki?

Bölünmüş Türkiye haritalarının işportaya düştüğü bir dönemde yaşıyoruz!

Sözün bittiği yerdeyiz artık…

Ne yazık ki, bu ve benzeri yığınla gelişmeyi uslu uslu seyreden bir toplum haline geldik, skandallara alıştık, terörü kanıksadık, Cumhuriyet karşıtı girişimleri benimsedik. Yolsuzluğa, vurguna, soyguna, talana, yalana karşı mantarlaştık.

İktidarın doruklarını işgal edenler, Türkiye'nin mezar kazıcılığına soyunmuş emperyalistlerle "al takke, ver külah" ilişki içindeler… En büyük ihanetler, en ateşli sadakat sözleri ile işleniyor. "Atatürk" ile yatıp, "ilke ve devrimleri" ile kalkanlar, Atatürkçülüğün canına okuyor; egemenlik ve bölünmezlik üzerine yemin edenler, özerklikten federasyona uzanan açılımlar içeren projelerin mimarlığına soyunuyor.

Sözün bittiği yerdeyiz artık…

Artık konuşmak değil, iş yapmak zamanıdır…

İyi de kim sahip çıkacak Türkiye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine, bütünlüğüne?

Kim sahip çıkacak Türkiye'nin onuruna?

Anadolu'nun göbeğindeki Amerikan üssünde yapılanlara bile sözü geçemiyorsa Türkiye'nin; bu ülkenin askerî ve siyasî yöneticileri bu işgal karşısında görünüşü kurtarmak için bile olsa çıkıp tek kelime edemiyorsa, Türkiye'ye kim sahip çıkacak?

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti kime emanet etti?

Ey Türk Gençliği!

"Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek" değil miydi?

Unuttun mu?

"Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir." diyordu büyük önder…

Bu sözlerin bir anlamı var mı senin için?

"İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!" diye sesleniyordu Atatürk…

O günleri yaşamıyor muyuz sence?


"Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir."

diyordu Atatürk…

Bugün de vatanın gizli bir işgal altında değil mi?

 

"Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir."

diyordu Mustafa Kemal…

Şöyle bir baksana çevrene… Bir şeyler ifade etmiyor mu bu sözler sana?

"Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!"

Daha hazır değil misin Cumhuriyetine ve bağımsızlığına sahip çıkmaya?

Neyi bekliyorsun daha?

İşportadaki bölünmüş Türkiye haritasının devlet dairelerinin duvarına asılmasını mı? Ay-yıldızlı al bayrağının yerinde, AB'nin bol yıldızlı bayrağının dalgalanmasını mı? Neyi bekliyorsun daha?

Ey Türk istikbalinin evlâdı!

Sözün bittiği yerdeyiz artık…


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 

  :: Hakkari'ye yeni ekipler yollandı   :: Türklerin lüks tutkusu Bentley'e rekor kırdırdı   :: Cep telefonları yakında garaj kapısını da açabilecek   :: Uyuşturucu bağımlılığına karşı aşı   :: İstanbul'da balıklar kıyıya vurdu   :: İkinci el otomobile ilgi arttı   :: DSP de Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor   :: Youtube'da AROG rekoru   :: Yeni tip grip virüsü!   :: Güle güle ÖSS hoşgeldin SBS !   :: Endonezya'da tsunami alarmı!   :: Ahmedinejad İsrail'e meydan okudu   :: Nakitte kalın ve hep tetikte durun   :: Türkiye neden kanserden kırılıyor???   :: Piyasada para yok   :: Sarı öküz   :: Erkeklerle kadınların hormonları yer değiştiriyor!   :: Yüzde 63 deprem olacak   :: Ata'nın filmi geliyor   :: Tatilcilerin gözde mekanı   :: Bağdat'ta bombalı saldırı   :: Elektrik faturanızı düşüren buluş   :: Yarı fiyatına SMS   :: Yunanistan 5 ile sallandı   :: Tüpte müthiş iddia:12 kilo fiyatına 7 kilo   :: İstanbul'daki kar yağışının Anadolu yakasında etkili olması bekleniyor   :: Dolar 1,1820 YTL, avro 1,7480 YTL'den güne başladı   :: Altemur Kılıç 'Cadı avını' anlatıyor   :: Akil devlet   :: Conta

     
MAHİR KAYNAK
Mahir KAYNAK Akil devlet 1995 yılında Sn. Nabi Avcı ile yaptığımız bir televizyon programında derin devleti tartıştık. Bu tartışma kısa bir s&uum...
 
 
Sizce Ülkemizde bir "KÜRT SORUNU" var mı?
 




Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 
Okuyucu MektuplarI
Türkiye neden kanserden kırılıyor Türkiye neden kanserden kırılıyor??? Artık tuz yemeyin yedirmeyin!  Nedenine gelince aşağıdaki yazıyı okuyun. Neden yememeniz gerekt...
 
GÜNDEM DIŞI
'4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün' isimli filmin konusu şöyle: Gabita hamile kalır. Bebeğini aldırmak için arkadaşı Otilia'dan yardım ister. Fakat Romanya'da kürtaj yasaktır. İki genç kız tüm hukuki ve tıbbi riskleri göğüsler. "BEBEK CANLIYDI" İstanbul'da sevgilisinden hamile kaldığını 5 ayın sonunda fark edip, aile korkusuyla bebeğini il...
 
YEREL
İstanbul'da balıklar kıyıya vurdu İstanbul'da balıklar kıyıya vurdu Kar suyunun İstanbul Boğazı'ndan akan suya karşması sonucu, balıklar kıyıya vurdu....
 
TEKNOLOJİ-BİLİM
Cep telefonları yakında garaj kapısını da açabilecek Cep telefonları yakında garaj kapısını da açabilecek Günlük hayatın olmazsa olmazları arasında yer alan cep telefonlarıyla, bir süre sonra...
 
 

İLGİNÇ HABER
İnsan görünümünde ağaç kökü İnsan görünümünde ağaç kökü İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Daily Mail’in gündeme getirdiği &ccedi...
 
KÜLTÜR-SANAT
Image Youtube'da AROG rekoru A.R.O.G. filminin 3 dakikalık fragmanı bile 1 günde 500 bin kişi tarafından tıklandı....
 
EĞİTİM
Image Güle güle ÖSS hoşgeldin SBS ! Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ÖSS'nin kaldırılacağının müjdesini verd...
 
OTOMOTİV
Türklerin lüks tutkusu Bentley'e rekor kırdırdı Türklerin lüks tutkusu Bentley'e rekor kırdırdı Lüks otomobil markası Bentley, geçen yıl 10 bin 14 adet satışla tarihi rekor kırdı. T&uu...