|
Batı PKK'yi Askıya Alıyor, Ama Ne Karşılığında? |
|
|
|
Erol MANİSALI
|
|
Pazartesi, 26 Kasım 2007 |
|
Bush yönetimi ile AKP üst yönetimi arasında BOP ve PKK ile ilgili olarak varılan anlaşmalar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Bunlar, 5 Kasım 2007'den çok önce yapılan bağlantılardır.
- Bir kısmı AKP üst yönetimi ile Washington arasında 2003-2007 döneminde kimi zaman yazılı, kimi zaman da sözlü olarak yapıldı.
Bir bölümü ise AKP henüz iktidara gelmeden AKP üst yönetimi ile yapılan "uzlaşmalardır". 5 Kasım 2007 tarihi, AKP üst yönetimi ile Washington arasındaki kilometre taşlarından sadece bir tanesidir. 21-24 Eylül 2007'de Cumhuriyet'te 4 gün yayımlanan "AKP Nasıl Yaratıldı" başlıklı yazı dizisinde konunun kimi ayrıntıları, belgeleri ile ortaya konmuştu.
5 Kasım ertesinde ortaya çıkan gelişmeler nedir? 1) ABD'nin Bağdat'ı ve Barzani'yi uyarmaları sonucu, onlar da PKK'ye zarar vermeden, ona karşı bazı önlemler almaya başladılar.
2) ABD güçleri Irak'ın kuzeyindeki PKK'yi tasfiye etmeye yönelik ciddi bir çaba göstermeden, "istihbarat niteliğinde" işbirliğine başladılar.
3) Yine ABD'nin rica etmesi sonucu, AB ülkeleri ve Brüksel de, özde değil ama sözde önlemler alıyorlar. Eski söylemleri biraz değişti.
***
Bir gerçeği unutmayalım;
- AKP'nin 2002 sonrasında iktidara gelmesiyle, ABD ve İngiltere'nin Irak'ı işgallerinin başlamasıyla PKK yeniden güçlendi ve Türkiye'deki silahlı saldırılarını hızla arttırdı.
- İşgal ve AKP iktidarı, aynı zamanda PKK'nin siyasallaşarak Meclis'e girmesini sağladı.
- PKK'nin BOP içindeki misyonu, AKP iktidarı ve Irak'ın işgali ile başarılı bir biçimde öne çıktı. Karşılığında İstenenler...
ABD, işgalle birlikte tırmandırdığı PKK için bir ara döneme geldi; PKK askıya alınıyor. PKK'yi -şimdilik- frenleme karşılığında ödünler sıralanmaya başladı;
- DTP'nin Meclis'teki yerine dokunulmayacak ve sonuçta PKK siyasallaşacak.
- Barzani yönetimi (Bağımsız Kürdistan) ile resmi temaslar başlayacak.
Gayri resmisi çoktan başladı. İktisadi destekle, AKP Barzani yönetimini daha da güçlendirecek.
Böylelikle, 2003-2007 dönemindeki PKK'yi "tırmandırma operasyonuna" bir süre ara verilecek.
- AKP hükümeti, Barzani yönetimini resmen tanıyarak, Kürdistan operasyonunun önünü açacak, istenen bu.
- ABD ve AB kıskacı içine sokulmuş Türkiye, AKP yönetimi altında BOP'ta adım adım "desteğini" sürdürecek, misyonunu yerine getirecek.
Ve birkaç yıl sonra gerektiğinde, "PKK yeniden çıtayı yükseltecek" ve ABD yeni bir genişleme daha yapacak. O zaman talep, Kürdistan projesi yanında, Ermeni meselesinde veya Patrikhane konusunda olabilir.. hatta Güneydoğu'da özerklik istenebilir.
Türkiye'nin ABD ve AB tarafından nereye götürülmek istendiği çok açık olarak ortada; belgelere, kararlara, haritalara geçmiş ve fiilen uygulamaya başlanmıştır. AKP hükümeti bunu çok iyi bilmekte ve "BOP'a karşı çıkmamaktadır" .
Hükümet ile ABD ve AB arasındaki "alış-veriş" , Türkiye üzerinden başarılı bir biçimde yürütülmektedir. Alış-verişte kullanılan "metalar" şunlardır: Federatif bir yapı içinde dinci bir Türkiye ile birlikte BOP'un tamamlanması.
Bu alış-verişten iki taraf da memnundur. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde PKK üzerinden bir oyun oynanıyor. Herkes PKK dizginlendi mi, dizginlenmedi mi tartışmasını yaparken,
- Barzani yönetimi (Kürdistan) yavaş yavaş meşrulaştırılıyor,
- PKK Türkiye içinde AB ve ABD desteği ile siyasallaşıyor,
- Dinci bir yapılanma giderek derinleşiyor.
ABD, AB ve AKP hükümeti bu gelişmelerden çok memnun.
Arap ülkelerini, İran'ı ve Türkiye'yi bölerek denetim altına almak isteyen ABD ve AB için PKK ve PEJAK gibi örgütler taktik güçlerdir. Bunları kullanmaktan hiçbir zaman vazgeçmezler. Sadece mola verirler.
Arada bir üstüne gider gibi yaparlar, gerektiğinde tekrar kullanmaya başlarlar. AKP üst yönetimi ve Bush kadrosu esas uzlaşmalarında, BOP bulunmaktadır. PKK bunun içinde sadece bir ara istasyondur.
Ankara hükümetlerinin "ABD ile PKK'yi değil, BOP'u konuşmaları, tartışmaları ve bunun kavgasını yapmaları gerekir". Bu kavgayı yapabilmek için Türkiye'nin Rusya, Çin ve İran'la yakın işbirliği içinde bulunması kaçınılmazdır.
Ne yazık ki AKP hükümeti bu en önemli kozu kullanma olanağına sahip değildir.
Çünkü arkasına ABD ve AB'yi almıştır. Bu misyon, AKP'yi BOP'a mahkûm etmektedir.
Türkiye ulus-devletle federasyon; Cumhuriyet'le İslam devleti arasında işte bu nedenle sıkışıp kalmış durumdadır.
Daha önce de söyledim, tek bir çıkış noktamız kaldı; Milli demokratik devrim...
|