|
Maria Böhmer Federal Almanya'nın "Göç ve Uyum Bakanı" . Resmi ziyaret için üç günlüğüne geldi ve görevli görevsiz çok kişiyle görüştü.
Bayan bakan, çalışmaya gelen Türklerin ülkelerinden Almanca bilmeyen gelin getirmesini yasaklayıcı bir Göç Yasası'nın mimari sayılıyor. İnşallah kendisine anlatılmıştır ki, bizde "gelmeyen gelin" olmaz. "Gelin" , adı üstünde "gelir".
Almancasız, Türkçesiz, hatta dilsiz de olsa gelir.
Yasanın mimarı o ama, projeyi "ısmarlamış" olanların Alman halkındaki büyük çoğunluk olduğunu unutmamak gerekiyor. O halk, nedense "uyum" sorununa büyük önem verir. Gelenlerin, eğer kalacaklarsa, Almanya'ya ve Almanlara "uymalarını" isterler.
Yalnız "uyma" kavramı konusunda zihinler pek berrak değil.
Uymak, ille Alman gibi yaşamak mıdır? Alman gibi düşünmek mi? Almanlaşmak mıdır uymak?
Herhalde bu kadarı istenmez. Irk konusunda hayli titiz oldukları bilinen dostlarımız başka ırktan olanlar için böyle bir amaç peşinde koşuyor olamazlar. Hele, düpedüz ırkçılık da yapmazlar. İkinci Dünya Harbi'nden sonra ırkçılık yaptıklarını söyleyenlere çok kızdıkları ve yapanları da cezalandırdıkları biliniyor.
Kim bilir, belki, sadece yabancılarca rahatsız edilmekten hoşlanmayışlarıdır bütün sorun. Kim hoşlanır ki? Herkes kendi ülkesinde, hatta kendi semtinde rahatsız edilmeden oturmak ister. Olur olmaz saatlerde gürültü çıkarmak, taşıtlarda yüksek sesle konuşmak elbet herkesi her yerde rahatsız eder. Ama Türklerin, hangi eğitim düzeyinde olurlarsa olsunlar, bazı Avrupalı halklar kadar şamatacı oldukları söylenemez. Yaban ellerde daha da ezikleşir ve sessizleşir insanlarımız.
Üstelik, balkonda kurban kesme gibi örnekler hayli azalmıştır.
O halde? Almancasız gelişi yasaklamanın anlamı ne?
Göçün başladığı yıllarda Almanya'da çalışmaya gidenler birkaç yüzyıl öncesinin köle ticareti koşullarını anımsatacak biçimde sımsıkı sağlık muayenesinden geçirilmişlerdi. Buna katlanmak zorunda kalmış bir halka şimdi de "Almanca konuşan gelin" koşulu koymanın mantığını anlamak gerçekten zor. Dil orada öğretilemez mi? İnsanımızın içe dönüklüğü bu öğrenişi geciktiriyor olabilir; ama çalışkan Almanlarda olduğu söylenen dışa açıklık, kadınlarımıza dil öğretme işine sıra gelince mi üşengeçlik ve tutumluluk kokan bir kapalılığa dönüşmektedir?
|