• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

16
Nisan
2008
AB'yi tanımlamak Yazdır E-posta
Mahir KAYNAK   
Pazar, 13 Nisan 2008

Mahir KAYNAKÜyesi olmak için uğraştığımız AB’yi doğru anladığımızdan emin miyiz? Mesela bu birlik kalıcı bir bütünleşmeyi mi amaçlıyor yoksa şartların zorunlu kıldığı bir ittifak mı?

Bütünleşme kalıcıdır ya da bu amaca yöneliktir. İttifakta ise belli bir hedefe ulaşıncaya kadar birlikte hareket edilir sonra yollar ayrılır. Daha sonra yeni ittifaklar kurulur ve eskilerin birbiriyle çatışması sürpriz sayılmaz.

Türkiye bu birliğin kalıcı olduğunu ve bu birliğin giderek iktisadi, siyasi ve askeri alanda tek bir ünite gibi davranacağını düşünmektedir. Bu nedenle birlik ülkeleri arasında fark görmemekte, daha doğru bir ifadeyle tekil bir irade karşısında olduğunu düşünmektedir. Bu varsayım yanlışsa tüm stratejimiz geçersiz hale gelir.

Eğer siyasi bir bütünleşme öngörülmüyorsa liberal düşünce AB ile gerçekleştirilmesi beklenen tüm sonuçlara ulaşılmasını sağlamaya yeterlidir. İktisadi alanda devlet müdahalesinin önlenmesi, yönetimde demokratikleşme ve kültürel alanda serbestlik bir birlik kurulmadan da gerçekleştirilebilir ve bu dünya ölçeğinde başarılamıyorsa Avrupa sınırları içinde uygulanabilir. Ancak siyasi alanda birlikte hareket etmek isteniyorsa bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. İlk olarak birliğin kime karşı olduğunu tanımlanmalıdır. Oysa şu anda birlik kimseye karşı değildir ya da öyle gösterilmektedir.

Siyasi açıdan hasımsız olmak tek kutuplu bir dünyanın var olduğunu kabul etmek anlamına gelir, Ancak bu durumda da böyle bir birliğin neden kurulduğu sorusu cevapsız kalır.

Birliğin kuruluş amacı ABD ve SSCB ‘nin kontrolündeki dünyada yeni bir güç odağı oluşturmak ve bu ikilinin egemenliğini sonlandırmaktı. Ancak bu ikilinin yerlerini terk etmemeleri doğaldı ve iki tarafın baskısı sonucu AB yeni bir aktör olma iddiasından vazgeçti. Bu durum onu tanımsız hale getirdi ve yeni bir kategori oluştu. Bu AB’yi bir medeniyet projesi olduğunu ve herhangi bir gücü hasım saymadığını ilan etme noktasına taşıdı.

Bana göre AB, bir şekil olarak varlığını sürdürse bile, geçici bir ittifaktan öte bir anlam taşımamaktadır. Herkesi içine almaya çalışan bir yapı bütünleşemez ama müttefiklerinin sayısı artar. Ayrıca ABD, NATO’yu AB’nin üzerine bir şal gibi örtmekte ve askeri alanda kontrolünü sürdürmeye kararlı gözükmektedir.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler bir bütünle yapılıyormuş gibi gözükse bile her Avrupa ülkesinin ülkemize yönelik özel tavrına göre şekilleniyor. Bize yönelik itirazların kaynağında bizi beğenmemek ya da dışlamak değil her birinin kendi politikaları yönünde bir ilişki kurmak isteği yatıyor. Birlik üyesi olmamızın önündeki engel bizden kaynaklanan eksiklikler değil birinin yanında göründüğümüz zaman diğerinin bunu engellemeye çalışmasıdır. Ayrıca ABD Türkiye’nin kendi kontrolünde ya da aynında olmasına özel bir önem vermekte ve herhangi bir Avrupa ülkesiyle yakın ilişki içinde olmasını istememektedir.

Çözmemiz gereken sorun demokratikleşme ya da ekonomik değil siyasidir ve bir birliğin parçası olup olmamak değil kimin yanında olacağımız sorusuna cevap vermek durumundayız.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk

SİZ'CE

AKP kapatılsın mı?
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 





Özgürlük için Pardus...