Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
06
Haziran
2008
Anasayfa arrow Kategoriler arrow İlhan Selçuk anlatıyor
İlhan Selçuk anlatıyor Yazdır E-posta
Cumhuriyet Gazetesi   
Salı, 25 Mart 2008

İlhan SELÇUKİlhan Selçuk , Ergenekon soruşturmasının geldiği aşamayı "mantık dışı" olarak niteledi. Soruşturmanın basına "çarpıtılarak" sızdırılmasını eleştiren Selçuk, "Bu soruşturma siyasete alet edilmek isteniyor. Bende Türkiye'de laik orduyu ve bağımsız yargıyı tasfiye edecek bir operasyon mu, kuşkusu doğdu" dedi. Selçuk, medyanın önemli bir bölümünün Fethullah Gülen' in elinde olduğuna işaret ederek her kesimdeki Atatürkçü güçlere demokrasi için bir araya gelme çağrısı yaptı.

'Mantık dışı'

Ergenekon operasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İlhan Selçuk, soruşturmanın geldiği aşamanın "mantık dışı" olduğunu belirtti. Selçuk, "Bu soruşturma siyasete alet edilmek isteniyor. Bende laik orduyu ve bağımsız yargıyı tasfiye edecek bir operasyon mu, kuşkusu doğdu" dedi. Selçuk, sorgusunda var olduğu öne sürülen Ergenekon çetesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kendisinin dahil edilmesi durumunda davanın inandırıcılığını kaybedeceğini söyledi.

'Darbe felaket olur'

ABD egemenliğindeki Türkiye'de Amerikan yörgüngesinde bir darbe olursa felaket olacağını vurgulayan İlhan Selçuk, "Laik ordu, ılımlı islam devletine uygun bir tasfiyeye uğrarsa Amerikan planlaması da uygulanmış olur" dedi. İlhan Selçuk, çözümün AKP ile Başbakan'ın bir an önce normalleşmesinden ve muhalefetle uzlaşmasından geçtiğini söyledi. Selçuk, dinci ve tarikatçı sermayenin elindeki basının olayları çarpıttığına işaret etti.

Selçuk, "Bu dava geniş çaplı bir dava, ciheti askeriyeye yönelen bir tarafı da var. Benim kaygım şu: Türkiye'de yargının ve ordunun içine de uzanan bir operasyonun hazırlığı yapılıyor. Beni sorguya çekenlere şunları söyledim: Eğer Ergenekon diye bir çete varsa (ki var olduğunu iddia ediyorsunuz) bu çetenin sınırlarını çizmeye bakın. Ama beni de bu işin içine katarsanız bu dava inandırıcı olmaktan da çıkar. Benim hiçbir ilgim yoktur. Beni fikri lider sayarak da bu sınırı genişletmek istiyorsanız, konuyu emekli askerlerden muvazzaf askerlere de yansıtmak istiyorsanız bu davanın bambaşka bir siyasi amacı olduğu ortaya çıkar" diye konuştu. Gözaltına alınış saatine ilişkin "Belli bir amaca ulaşmak için, evdeki mektuplar ve kitaplar arasında suç delili arıyorlar. Bu amaca ulaşmak için baskın gece yapılıyor" yorumunu yapan Selçuk, "Olayı iyi değerlendirmek lazım. Konu çok önemli" ifadesini kullandı.

'Basın çarpıtıyor'

Olayın basına çarptırılarak sızdırılmasını eleştiren İlhan Selçuk, şöyle devam etti: "Öyleyse bize düşen doğruları ifade etmek. Ergenekon soruşturmasının götürülmek istendiği nokta deli saçmasıdır. Hukuka saygı içinde kalmak istiyoruz. Yazık etmeyin, çete davası dediğimiz konuyu siyasi emellere hizmet eder boyutlara getirmeyin."

Avukatım, 'Selçuk'un alınma sebebini açıklayamıyoruz. İlhan Bey'in alınmasıyla ilgili gösterilen delillerin hiçbiri somut değil. Tam tersi gösterdikleri delillerde İlhan Selçuk çetenin amaçlarına engel olarak gösteriliyor. Davanın niteliği ya da bir çete varsa, bu örgüt başkalarını vurmak için kullanılıyor' diyor. Telefonların dinlendiğini biliyordum. Gazeteye bomba atıldıktan sonra, telefonlarımızın dinlenmesini talep eden zaten biziz. Her gün telefonla konuşuyoruz. İbrahim Yıldız' la, Alev Coşkun' la, Emre Kongar' la. Aramızda gelişigüzel laflıyoruz; 'Bu memleket düzelir mi? Bozulmazsa düzelmez. Bunlar zaten adam olmaz. Bu gidişle ordu gelecek tepelerine binecek' falan gibi laflar ediyoruz. ABD egemenliğindeki Türkiye'de Amerikan yörgüngesinde bir darbe olursa felaket olur. Laik ordu, ılımlı islam devletine uygun bir tasfiyeye uğrarsa Amerikan planlaması da uygulanmış olur. Çözüm şudur: AKP'nin ve Başbakan'ın bir an önce normale dönmesi ve muhalefetle uzlaşmasıdır. Bu laflar bütün piyasalarda her gün konuşuluyor."

Selçuk, Afganistan'a asker yollanması konusunu da "Siyasal iktidar evet diyor gibi, yeşil ışık yakıyor. Genelkurmay Başkanı hayır diyor. Burada sivil-asker arasında bir çelişki olduğu anlaşılıyor. Laik ordu, eğer bir yerde ılımlı İslam devletine dönüştürülecek bir tasfiyeye uğrarsa Amerikan planlaması da uygulanmış olur" sözleriyle değerlendirdi.

'Medya Gülen'in elinde'

İlhan Selçuk, basının "dinci ve tarikatçı sermayenin eline geçmesi konusunda; "Medyada 2 gazete kâr ediyor diyorlar. Biri Hürriyet biri de Cumhuriyet, öbür gazeteler zarar ediyorlar; zarar ederek neden gazete çıkarılır? Çünkü artık medya, gazeteler, siyasette ve iş hayatında avantajlar sağlamak için bir araç olarak, zaman zaman da iktidara karşı bir şantaj aracı olarak kullanılıyor. Yani ellerinde gazetelerin bulunması işadamlarına bir avantaj sağlıyor. Cumhuriyet'in bu taraklarda bezi yok, patronu yok, çalışanların gazetesi. Ne var ki biz piyasanın gidişatına ayak uyduramadık. Cumhuriyet, bir işadamına satılacak, o iş adamı da Ankara'daki çıkarları için Cumhuriyet'i kullanacaktı" diye konuştu.

İlhan Selçuk, gittikçe bozulan medya ortamında Cumhuriyet gazetesinin kendini korumaya çalıştığını vurgulayarak "Medyanın önemli bölümü dincilerin, Fethullah'ın elinde. Bu gücü nasıl kazandığı da ayrı bir konu. AKP'yi Fethullah ve ABD'den ayrı düşünemeyiz. Fethullah ve Abdullah Gül arasından su sızmıyor. Türkiye'de Amerika'nın desteklediği dinciler ağır basıyor. Ve demokrasiyi asıl tehdit eden bu. Laiklik olmadan demokrasi olmaz. Amaç sermayeyi dincileştirmek. Çünkü bütün İslam dünyasında sermaye dinci. Türkiye'de Atatürkçü işadamları arasında bir yakınlık, uzlaşma olmalı" çağrısını yaptı.

'Merak etmeyin kaçmam'

Polisin kendisine iyi davrandığını anlatan Selçuk, bir ara merdivenlerden inerken polisin koluna girdiğini ve kendisinin "Merak etmeyin kaçmam" dediğini anımsatan Selçuk, polisin kendisine " 'Abi kaçmaman için değil, düşmemen için koluna girdim' deyince jeton düştü ve durumumu anladım" dedi.

'İfadem 73 sayfa'

9 saat polis sorgusunda, 4.5 saat ise savcılık sorgusunda kaldığını dile getiren Selçuk, sorgu sırasında dikkat içinde olduğunu anlattı. Polisler arasında siyah rengin oldukça yaygın olduğunu kaydeden Selçuk, şunları anlattı: "Siyah amma moda oldu. Siyah ilk kez 1950'lerde Fransa'da siyah Frenk gömleği ile çıktı. Ben ve Turhan Selçuk Rumeli Caddesi'nde bir gömlekçiye siyah gömlek sipariş verdiğimiz zaman adam çok şaşırmıştı, siyah gömlek olur mu diye... Polisliğe galiba rağbet var. Televizyon dizilerini izledikçe mi hevesleniyorlar, bilemiyorum; aralarında sinema artisti gibi tipler var. Anlaşılan emniyet mensubu olmak revaçta... 9 saatlik ifade süresinde avukatım Akın Atalay hazır bulundu. Akın ile bana domatesli, biberli, peynirli ekmek arası ısmarladılar. İfade zaptı söylediklerimi dile getiren 73 sayfalık bir metindir."


feed3 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
Yurtsever Yurttaş
26 Mart 2008 19:51 09
Başarı Göstergesi: +1

Şimdiki bu Ergenekon patırtısı, Sadece çelik çomaktır hem de bütün dikkatleri dağıtacak güçte sarsıntı yaratan bir çelik çomak, Muhalefette her zamanki gibi atladı içine, siz bunla uğraşırken büyük plan yürüyor anlasanıza artık. Sayın Arınç su sıralarda İslam konferansı dolaylarında, anayasa mahkemesi başkanı önceden planlanan bir gezi gereğince bir Arap ülkesinde, diğerlerini siz sayın. ABD İzmir urla ya Nato üssünü, taşıyor, 4000 ABD askeri ve 6. filo yakında burada, ABD büyük bir üçle geliyor, Dick Cheyni atakta, Füzeler Radar rampaları gündemde. Muhaliflerde çelik çomakla meşgul bu arada, uzun zamandır uyarıyorum.
uzun zamandır uyarıyorum taktıkları yok, büyük adam ya bunlar kimseyi dinlemezler, geniş bakın, yahu geniş bakın. Sizin olsun şan şöhret vs. biz parasız bedelsiz yazıyoruz, savaşıyoruz bunca senedir, üstelik üstüne harcıyoruz, sadece bir dinleyin yahu ne diyor bu adam diye, vatan gidiyor vatan. Biz zaten biliyorduk derseniz biliyordunuz da niye açık etmediniz, niye hamle yapmadınız, beklediniz bu kadar zaman derler adama.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı
Yurtsever Yurttaş
26 Mart 2008 16:13 33
Başarı Göstergesi: +0

Bir kısım Medya da 28 Şubat sabahı 9.00 haber programında başlayıp, gün boyunca yayınlanan oturum ve programları gördünüz mü acaba? Ergenekon 28 Şubat ve TSK yi birbirine bağlayıp kötüleyen ve geriye dönüş yok sloganı ile biten haber yorumu ve bu amaca yönelik programları bulunuz ve sakın kaçırmayınız. Önceki yazılarımda, ABD desteğinde, niteliği değiştirilen PKK yı göklere çıkarıp, ulusalcıları ''şiddet yanlısı olan sivil ve asker çevreler olarak niteleyip, bunları 'barış' hasretiyle yanıp tutuşan kamuoyu önünde köşeye sıkıştıralım'' diyerek, Şiddet yanlısı olarak nitelenmesi ve terör örgütleri yerine konması yakındır. Diyordum ki bu sıralar da bunun yumuşatılmış uygulamasına şahit olduk. Bir Kanal da 28 Şubat sabah 9.00 haber programında, Ergenekon 28 Şubat ve TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ birbirine bağlayıp kötüleyen haber yorumlar ve onu takibenden programlar temelsiz kalıp kesilmişti. Medyada O malum kötüleme operasyonu sindi ve kör topal kaldı. Bunlara önceden hazırlandığı belli olan kitaplar eklendi ama içerikleri için gerekli alt yapıları oluşturulamadığı için, havada kaldı. Bu propaganda ve halkla ilişkiler planlaması, ivmelenmesi için gereken dayanaklarını kaybetti ve soluğu kesildi, tabiî ki el altından dayatılacağını bildiğimiz için çok dikkatli izliyorduk. Kapatma davası bu işin üstüne gidince, işte bu Ergenekon paçal patırtısı, o stratejinin kıytırık ve desteksiz bir parçası olarak karşımıza çıkmıştır yani bu çabalar bu foslayan stratejinin yamalı bohçasıdır.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı
Yurtsever Yurttaş
26 Mart 2008 16:01 53
Başarı Göstergesi: +2

Aylar önce bunları yazıp çeşitli yerlere gönderdiğimde bana paranoyak muamelesi yapıldı, kimse dinlemedi bile. Herzaman söylüyorum o kadar çok büyük adam varki, sağırlar ülkesi olduk, alın işte umursamazlıkların sonucu böyle oluyor. Halada sağır herkez, mesajı gönder almaz bile ama anladı ya herkez uyarılarıma gerek yok artık.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: