|
"Siyasi çözüm evresine girdik. Anadilde dilekçe, referandumla bir kentin adını değiştirme hakkı verilebilir."
Böyle diyor "entel ülkücü" Mümtazer Türköne…
O zaman?
O zaman Diyarbakır'ın adı AMED olsun!
Olsun be anam!
Hatta sadece Diyarbakır kesmez bizi…
İstanbul'unki de Costantinopole olsun!
Dahası İzmir'in adı da Symirna…
Nasıl ama?
Nasıl olsa maksat "çağdaş uygarlık"!
"Avrupa, Avrupa duy sesimizi…"
AB "tak" diye söylesin, biz "şak" diye yapalım!
Demokrasimizin adı da bundan böyle "Tak-şak demokrasisi" olsun!
Mümtazer Türköne'yi de bu "Tak-şak demokrasi"nde "Şehir İsimlerinden Sorumlu Devlet Bakanı" yapalım, tak ve de şak diye…
Hatta İmralı sakini Apo da entel ülkücüye müsteşar olsun, "tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş" misali…
Artık hangisi "tencere" hangi kapak olsun, ona da onlar karar versin!
Ama elimiz değmişken yarım bırakmak olmaz. Madem "siyasi çözüm evresine girdik", o zaman iyice "çözelim" şu Türkiye Cumhuriyetini ki, tam olsun!
Evet, nerede kalmıştık?
Diyarbakır AMED, İstanbul Costantinopolis, İzmir de Symirna olsun.
Cumhurbaşkanı artık "zat-ı şahane", Başbakan da "sadrazam" olsun.
Bülent Ersoy yeniden erkek, Hakan Şükür de Fenerbahçe'ye transfer olsun!
Galatasaray'ın renkleri sarı-lacivert, Org. Büyükanıt da artık Galatasaraylı olsun!
Fettullah Gülen Diyanet İşleri Başkanı, İbrahim Tatlıses de Devlet Senfoni Orkestrası şefi olsun!
Fazıl Say'a "İstiklal Madalyası" verilsin, O da kahraman olsun!
ABD daha da kankamız olsun!
Sadece İstanbul'da değil, her ilde ABD konsoloslukları; sadece Adana'da değil, her bölgemizde bir İncirlik olsun ki, ocağımıza incir dikmek daha da kolay olsun!
Devlet, ne varsa onlara akıtsın ki, Unakıtan amcanın mahdumları daha da zengin olsun.
Tayyip'in yavrusunun da 3 değil, 5 değil, 15 milyon dolarlık şeyi, yani gemiciği olsun!
Allah o gemiciklerden Zat-ı Şahane'nin evlatlarına da nasip etsin, onlar da "köşe" olsun!
Milletvekili olsun olmasın fark etmez, ama bütün AKP'lilerin dokunulmazlığı olsun!
AB'yi övmek ülkemizin "çağdaşlaşma hedefinin jeopolitik ve jeostratejik açıdan zorunluluğu", karşı çıkmak ise dinozorluk olsun!
Omurgasızlık erdem, dürüstlük enayilik, onur ise salaklık olsun!
Eh bari olacaksa, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden her ilimizde bir tane olsun.
Kısacası dostlar, atın ölümü arpadan olsun…
Ama bütün bunlar için şarta şurta, referanduma ne hacet…
Mümtazer söylesin "tak" diye, bütün bunlar olsun "şak" diye...
Olsun be anam!
"Tak-Şak Demokrasisi" hepimize kutlu olsun!
Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |