|
YOK , kurban kesmek isterken kendi elini bacağını kesenler için değil bu başlık.
Asıl ahmaklık, dün, kesilmemiş sığırlar olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin, başkenti Ankara'daydı.
Hayvan pazarında, saçı sakalı birbirine karışmış, yorgunluktan bitkinleşmiş kızgın adam, ağlamaklı gözlerle kocabaşlarına bakıp sızlanmaktaydı: "Taa Kars'tan geliyorum; iki bin lira kamyon parası verdim. Bir tek hayvanımı bile satamadım; eskiden, yalnız bayramlarda değil her zaman, Et ve Balık Kurumu'na gider, hayvan satardık. Hepsini sattılar, kapattılar; hayvancılık öldü. Perişanız."
Halkımız, özelleştirme denen büyük cinayetin nasıl bir ulusal salaklık olduğunu böyle öğreniyor.
Yaşayarak.
Saf çocuklar gibi.
Şimdi Cumhuriyetin başkentine gelen salaklık yıllardan beri Kars'ın, Ardahan'ın, Iğdır'ın hayvansız ve insansız güzelim bomboş meralarında, Et ve Balık Kurumu'nun acayip işlere dönüştürülmüş kombinalarında, Süt Endüstrisi Kurumu'nun makineleri sökülüp başka yerlere taşınmış fabrikalarında, Batı'ya göç etmek için sıraya girmiş insanlarla dolu otobüs garajlarında kol geziyor.
Aklını Avrupa'yla bozmuş, kolunu Güneydoğu'ya kaptırmış bir Türkiye Kuzeydoğu'sunu unutmuş gibi.
Tüketim çılgınlığından üretmeyi, savurganlık yüzünden planlamayı, IMF ve Dünya Bankası reçeteleri yüzünden devletçiliği, küreselleşme diye yutturulan ekonomik politikalar yüzünden ulusal kalkınmayı, ne idüğü belirsiz bir "piyasa" egemenliği yüzünden kamusal ve özel dinamikleri akıllıca seferber etmeyi unuttuğu gibi.
Ahmaklık, gelir getiren petrol, doğalgaz ve elektrik dağıtım şebekelerini, altın yumurtlayan telekomünikasyon ağını elinden çıkaran devletin boş kasalarında, ıssız bırakılmış PTT merkezlerinde, işten çıkarılıp erken emekli edilmiş on binlerce yetişmiş insanın hüzünlü evlerinde de kol geziyor.
Bunca olanağa ve kendini emeğiyle geçinmeye adamış insana sahip Türkiye gibi bir ülkenin bu ölçüde kötü yönetilmesi, savruklaştınlması, kamuya hizmet yerine sömürülmeye, bencilce soyulmaya kurban edilmesi gerçekten yürek parçalayıcı bir görüntüdür.
Daha da acıklı olanı, bütün bunların "adalet" ve "kalkınma" gibi kavramlar adına yapılıyor olmasıdır. Bayramları bayram olmaktan çıkaran ve insanları ister istemez hüzne sürükleyen bu tür çelişkiler olsa gerek.
Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |