|
Sabancı "tak" diye emrediyor, AKP "şak" diye yapıyor.
PKK terörü, sınır ötesi operasyon, sözde Ermeni soykırımı tasarısı, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in İngiliz vatandaşlığı ve anayasa tartışmaları… Bu konular kamuoyu gündemini işgal ederken, AKP hükümeti usulca elektriğe yapılacak zam için son hazırlıklarını tamamlıyor.
Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji Bakanı Hilmi Güler bir araya gelip Başbakan Erdoğan'a sunulmak üzere bir mutabakat zaptı imzalıyorlar. Zaptın elektrik zamlarıyla ilgili maddesinde, sanayi elektriğine yüzde 10, konut elektriğine ise yüzde 26 zam yapılması öneriliyor. (Milliyet, 11.10.2007) Haberlerden öğreniyoruz ki, Başbakan Erdoğan bir yüce gönüllülük(!) sergileyerek bu zammı yüksek bulmuş ve konunun yeniden görüşülmesini istemiş. Bu kapsamda TEDAŞ'ın daha önce talep ettiği sanayiye yüzde 7,5, konuta da yüzde 15'lik zam oranının yeniden gündeme geldiği bildiriliyor. Ayrıca 2008 başından itibaren elektrik, otomatik olarak fiyatlandırılacak!
Bakanların imzaladığı mutabakat zaptının bir de özelleştirme konusu ile ilgili bir maddesi var. Buna göre "bakanlar TEDAŞ'ın Maliye Bakanlığı'na bağlı kalması ve üretim santrallerinin özelleştirme programına alındıktan sonra Maliye'ye devredilmesi konusunda" da anlaşmışlar.
Şimdi denilebilir ki, "Türkiye'nin gündeminde bunca olay varken, elektriğe yapılacak zam konusundaki teknik düzenlemelerin ne önemi var? AKP hükümeti seçime giden süreçte bol keseden harcama yaptı, şimdi de bütçenin açık vereceği anlaşılınca başta elektrik olmak üzere birçok mal ve hizmete zam yaparak bu açığı kapatmaya çalışıyor. Kısacası bunlar yıllardır uygulana gelen, bildiğimiz şeyler…" Zaten sözde en ilericisinden en gericisine kadar, bütün medya organları da konuyu bu şekilde gündeme alıyor, elektrik zammı ve santrallerin özelleştirmesi ile ilgili düzenlemenin ardında yatan gerçekleri gözlerden saklamaya çalışıyor.
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil! Elektriğe neden zam yapıldığı ve santrallerin özelleştirilmesi ile ilgili gerçekler konusunda, Ekim 2007'de yayın hayatına başlayan Fortune dergisinde Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ile yapılan söyleşide yer alan bazı bölümler aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Söyleşinin başlığı bile, olup biteni özetler içerikte zaten:
"Sabancı enerjide civa, perakendede kaplan…"
Söyleşiyi yapanlar ilginç bir saptama ile başlamışlar: "Güler Sabancı'yı geçtiğimiz ay içerisinde İstanbul'da yakalamak neredeyse imkânsızdı. Ya Ankara'da yeni hükümetin ekonomi kurmaylarıyla gelecek beş yılın stratejisini ve öncelik verilmesi gereken reformları konuşuyor ya da Sabancı Holding'i yeniden yapılandırma sürecinin bir sonraki adımlarını planlıyor."
Bir Holding sahibinin siyasi iktidara önümüzdeki beş yılda nasıl bir strateji izlemeleri gerektiğini söylemesi, AKP'nin aslında kimin hükümeti olduğu konusunda zaten başlı başına bir gösterge… Ama işin, basit bir fikir alışverişi ve yönlendirme ötesinde boyutları da var.
Elektrik dağıtım ihaleleri uzun süredir hükümetin gündeminde olmasına ve bir türlü gerçekleşmemesi rağmen, Güler Sabancı bu konuda artık rüzgârın yön değiştirmeye başladığına inanıyor ve Ankara'da yeni kurulan hükümetin kurmayları ile asıl bu konuyu görüşmek için bir araya geliyor. Diyor ki:
"Hükümet yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde gelecek dört beş yıl içinde özelleştirmelerde önceliğin elektrik dağıtım ihalelerine verilmesi gerektiğini söyledim. Onlar da bu görüşüme katılıyor."
Hükümetin, Sabancı ve Koç gibi varlığını borçlu olduğu kesimlerden gelen taleplere (aslında bunlara "emir" de diyebilirsiniz!) karşı çıkması beklenemeyeceğinden, bu görüşmeden hemen sonra, aynı gün içinde Enerji Bakanı Hilmi Güler kameraların karşısına geçip sürecin birden hızlanacağı konusunda uzun süredir beklenen işaretleri veriyor. Bakan Güler özelleştirme çalışmalarının da hızlanacağını müjdeliyor! Bakan Güler'in, iş kadını Güler'in dileklerini dikkate almaması düşünülebilir mi?
Bu bağlamda elektriğe son beş yıldır zam yapılmamasını Güler Sabancı şöyle değerlendiriyor:
"Elektrik fiyatlarının suni olarak düşük tutulması, enflasyonu dizginlemeye yardım etti. Ancak bu sürdürülemez bir durum. Herkes bunun yalnızca geçici bir önlem olduğunu biliyor. Önemli olan reel ekonominin dinamikleri… Fiyatları sonsuza dek düşük tutamazlar. Toplantılarımızda bunu onlara da söyledim."
Güler Sabancı'nın iş dünyasının önde gelenlerinden biri ve bir sanayici olarak, temel maliyet unsurlarından biri olan enerji fiyatının düşük tutulmasını talep etmesi gerekmez mi? Aksine, Sabancı elektrik fiyatının arttırılmasını istiyor. Neden?
Enerji Bakanı Hilmi Güler'in açıklamasında Sabancı'yı memnun eden bir nokta var ki, bu sorunun yanıtını da oluşturuyor. Bakan Güler, elektrik dağıtım ve üretiminin birlikte özelleştirilmesini düşündüklerini ve üretimde "önce rehabilite et, sonra yap-işlet modelinin gündemde olduğunu" açıklıyor. İşte elektrik santralleri özelleştirilmeden önce, yeni sahiplerine yük olmamak için yüklü bir zam yapılması ve daha sonra da elektriğin otomatik fiyatlandırma sistemine tabi olması bu "rehabilite" çerçevesinde gündeme geliyor!
İyi de "Sabancı'dan buna ne?" denilebilir.
Oysa öyle değil. Sabancı enerji sektöründe çok iddialı… "Hedefi, 10 yıl içinde Türkiye elektrik pazarında yüzde 10 paya sahip olmak ve holdingin cirosunun yüzde 15'ini enerji faaliyetlerinden elde etmek." Şu anda grup cirosunun sadece yüzde 0,84'ü enerjiden sağlanıyor.
Bu hedefe sahip olan Sabancı Grubu, 2006 başından beri lisans topluyor. Mayıs 2006'da Adana Tufanbeyli kömür rezervlerinin lisans ve kullanım hakkını alıyor. Haziran 2006'da Erzurum Horasan'da bulunan kömür rezervlerinin satın alma hakkına sahip oluyor. Bu arada Ağustos 2006'da Adana'da toplam 225 MW potansiyele sahip olan iki hidroelektrik santral yapma lisansına sahip Ser-Enerji'yi de varlıklarına ekliyor. Sabancı Grubu, Aralık 2006'da Karadeniz bölgesinde 45 MW potansiyel kapasiteli bir hidroelektrik santral lisans hakkı daha satın alıyor. Nisan 2007'de ise toplam potansiyel üretim kapasitesi 760 MW civarında olan sekiz yeni hidroelektrik santral lisansı ve bir rüzgâr enerjisi lisansı alımı için anlaşma imzalıyor!
Enerjinin üretimden dağıtım ve iletime kadar çok ayaklı bir sektör olduğunu belirten Güler Sabancı, kendilerinin daha çok üretip ve dağıtıma odaklandıklarını söylüyor ki, Enerji Bakanı Hilmi Güler'in, Sabancı ile görüşmesinden sonra basına verdiği demeçte neden elektrik dağıtım ve üretiminin birlikte özelleştirilmesini düşündüklerini söylediği de böylece açıklığa kavuşuyor.
Ayrıca Ekonomi yönetiminde bulunan bakanların Başbakan'a sunmak üzere imzaladığı mutabakat zaptının özelleştirme ile ilgili maddesinde neden "TEDAŞ'ın Maliye Bakanlığı'na bağlı kalması ve üretim santrallerinin özelleştirme programına alındıktan sonra Maliye'ye devredilmesi konusunda" uzlaştıkları da ortaya çıkıyor. Çünkü Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, seçimin ertesi günü Reuters Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlarken şunları söylemekteydi:
"Ekonomik program ve yapısal reformlar aynı şekilde devam edecek. Özelleştirme aynı kararlılıkla sürecek." (Radikal, 23.7.2007)
"Babalar gibi satmayı" ilke edinmiş böyle bir hükümetten, başta Sabancı Grubu olmak üzere büyük sermaye kesimi memnun olmasın da kim olsun? Hükümet yetkililerini yapılması gereken reformlar konusunda kendisiyle aynı çizgide gördüğünü ve bundan memnun olduğunu söyleyen Güler Sabancı da memnuniyetini şöyle ifade ediyor:
"Ekonomi ile ilgili tüm bakanlarla yaptığım görüşmelerde ne yapılması gerektiğinin farkında olduklarını gördüm. Teşhisler ve öncelikler konusunda mutabıkız."
Kısacası ortada ilginç bir tablo var. Önümüzdeki 10 yıl içinde enerji sektöründe büyümeyi hedefleyen bir sermaye grubu, hükümet üyeleri ile kulis yapıp elektrik santrallerinin özelleştirilmesini emrediyor, pardon istiyor! Hükümet üyeleri de "hay, hay…" diyorlar… Ama ortada ufak bir pürüz var. Yaklaşık beş yıldır zam yapılmayan elektriğe, özelleştirmelerden sonra zam yaparak tepki çekmemek için, bu işin şimdiden yapılması ve sonra da bu zam işinin otomatiğe bağlanması gerekiyor.
Kısacası Sabancı "tak" diye emrediyor, AKP "şak" diye yapıyor.
Evet, Türkiye'de demokrasi var!
"Tak-şak" demokrasisi…
Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |