|
BAYRAM dolayısıyla şu günlerde hayli sakinleşip yumuşamışa benziyor ama, Sayın Başbakan'ın son haftalardaki davranışları hiç hayra alamet değildi:
Kendine aşırı güven, herkese ağzının payını verme hevesi, gereksiz yere sertleşme, ülkeyi ilelebet yönetecekmiş gibi sonsuz bir iktidar tutkusu.Bayramlık gevşeme sonrasında da sürmezse, çok daha gerilimli günlere sürüklenmek kaçınılmazlaşabilir.
Siyasilerimize hep musallat olan bu ruh halini anlamak için, yorulmaz avukat Şevket Çizmeli' nin "Menderes: Demokrasi Yıldızı?" adlı 824 sayfalık kitabı okunmalıdır.
Çizmeli, bir konuşmasında Menderes'e ve çevresindekilere egemen olan özellikleri "popülizm, disiplinsizlik, dinle flört, avamilik, kültür-sanat duyarsızlığı" diye özetlemişti. Bunların hepsi, çok da yanlış olmayan bir genellemeyle "karşı-devrim" denen akımın gelip geçmiş bütün iktidarlarında, az ya da çok, mutlaka bulunan özellikler oldu. Ama, asıl baştan çıkarıcı ve tehlikeli eğilim bunlardan kaynaklanmıyor. Daha basit bir başka neden var.
Onun ne olduğunu anlamak için karşı-devrimci iktidar partilerinin grup toplantılarını ya da Meclis'in tam mevcutlu bir genel kurulunda iktidar sıralarının görüntüsünü izleyin.
Lideri baştan çıkaran, o görüntülerdir.
"Misafirler" in, yani taşradan gelmiş heyetlerin grup üyelerine eklenerek muazzam bir "kuvvet gösterisi" nin sergilendiği toplantı salonunu ya da koltukların üçte ikisini doldurmuş çoğunluk milletvekillerinin alkışlarıyla uğuldayan genel kurulu düşünün. Konuşan liderin, karşısındaki coşkun kalabalığı "millet ve milli irade" olarak görmemesi çok zordur.
Daha doğrusu, öyle görmemek, o görüntüye aldanmamak ve endazeyi kaçırmamak için belirli derinlikte bir siyaset felsefesiyle ve zigzaglardan geçmiş bir yaşamın bilgeliğiyle donatılmış olmak gerekir. Bu olgunluğa erişmek açısından, üç çeyrek yüzyıllık demokrasi tarihimizden çıkarılacak ders galiba şöyle özetlenebilir: "Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde..."
Ya düşüş, ya düşürülüş.
Önce parlak bir seçim zaferi; ardından, kullanılan iktidar olanakları sayesinde, daha da parlak bir ikinci seçim; ama sonrası?
Sonrası, ya halkın tepkisidir ya da baş dönmesidir, haddini bilmezliktir, pervasızlık ve kötü bir akıbete sürükleniştir. Ülkeyi de birlikte sürükleyerek.
Şimdiki "dinle flört" düpedüz "dini kullanma" ya dönüşürse ve buna bir de Menderes türü pervasızlık eklenirse, üç aşamalı formül gereği "gitmek" yerine, iktidarı bırakmamak için "İslami içerikli" bir kişisel diktatörlüğe geçilebilir.
Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |