Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Ocak
2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Zenciler, Beyazlar ve Fazıl Say...
Zenciler, Beyazlar ve Fazıl Say... Yazdır E-posta
Yazar Erol MANİSALI   
Cuma, 21 Aralık 2007

Erol MANİSALI Geçen gün Cumhuriyet'teki, "Harembüs yine seferde" başlıklı haberi ve fotoğrafı görünce Atlanta'da yıllar önce yaşadığım şok aklıma geldi. Amerika'nın göbeğinde siyahlar bir vagona, beyazlar diğerine doluşmuşlar.

İnsanlar renklerine (ve ırklarına) göre ayrılmışlardı. Zencilerin vagonları farklıydı, beyazların bindiği tramvaylara binemiyorlardı. Üst üste sıkışmış kalabalık vagonda zenciler seyahat ediyorlardı.

Beyazlarınki biraz daha tenhaydı, ulaşım gereksinmelerini daha rahat bir ortamda sağladıkları açıktı.

Gözlerime inanamamıştım; siyahların ve beyazların ayrı ayrı olması ırkçılığın açık bir göstergesiydi.

- 1950'lerde Kore'ye, 60'larda Vietnam'a özgürlük ve demokrasi götürüyorum diyerek giden ABD, 1978'in Mayıs ayında ülkenin gelişmiş kenti (!) Atlanta'da siyahları ayrı tramvaylara bindiriyordu. Amerika göz alıcı tüketim çılgınlığı ile karanlık çağların faşizmini birlikte yaşıyordu.

- Cumhuriyet'te Gaziosmanpaşa'daki "Harembüs'ü" görünce Amerika'daki gibi, karanlık çağa yeniden girmeye başladığımızı düşündüm. Kadınlar ve erkekler ayrılıyorlardı. Erkeklerle aynı otobüste seyahat etmeleri engellenmişti.

İnsanları ırklarına ve cinsiyetlerine göre ayırmanın adı faşizmdir. Bu bazen kapitalizmin ürettiği "iktisadi ayrıştırma yöntemiyle" ortaya çıkar; kimi zaman da gericilik (ve din faşizmi) biçiminde görülür.

Rice'a aldanmayın...

"Dışişleri Bakanı C. Rice oldukça siyah.. beyaz sayılmaz; görüyorsunuz nasıl yükselmiş; ikinci sınıf tramvaylara hapsedilmemiş" diye düşünenler olabilir. Bu bizi yanıltmasın. Sömürgeciler (ve faşistler) siyahların içinden akıllılarını seçip devşirirler. Onları kullanarak mazlumları bunlar aracılığı ile sömürürler. Siyahlar içinde de "oligarşik düzeni oluştururlar" . Kendi ırklarına, insanlarına, hemşerilerine sömürtmeye başlarlar. Bu emperyalizmin dün de bugün de kullandığı bir yöntemdir.

İngilizler, Fransızlar, Belçikalılar Afrikalı seçme insanları kullanarak kendi insanlarını onlara ezdirmediler mi? "Hizmetkârlarını" planlı bir biçimde hazırlarlar; hatta en iyi üniversitelerinde eğiterek devşirirler.

Sömürgecilerin kullandıkları taşeronlar bazen sermayeye, kimi zaman da ırka, dine ve cinsiyete göre ortaya çıkar. Bugün de bunu buram buram yaşıyoruz; yalnız Afrika'da ve Ortadoğu'da değil Avrupa'da, Amerika'da ve tabii Türkiye'de bu örtülü ve açık faşizmle yüz yüzeyiz.

Amerika'nın ılımlı İslamı...

Amerika'nın (ve Avrupa'nın) Türkiye'de Cumhuriyet'e alternatif olarak tezgâhladığı ve yaratmaya çalıştığı ılımlı İslam yapılanması ırk, cinsiyet ve kültür ayrıştırmalarında buram buram yaşanmaya başladı.

- Türk-Kürt ayrımcılığını yapay bir biçimde tahrik ederek "ayrı tramvaylara (bölgelere) yerleştirmeye çalışıyorlar".

- Sünni, Şii çatışması yaratarak birbirlerine düşürüyorlar.

- "Ilımlı İslam formülü ile" , kendi taşeronlarına örtülü bir dinci faşist düzen kurdurmaya çalışıyorlar. Kadınlar ve erkekler ayrıştırılmaya başladı.

Fazıl Say'a giden yol...


Fazıl Say' dan, "Nâzım'a Nobel'i Neden Vermezler" adlı yazımda 12 Kasım tarihinde söz etmiştim. Fazıl Say'ın seslendirdiği Nâzım Hikmet Oratoryosu'nun dizelerinde, yaşamakta olduğumuz ihaneti, faşizmi ve emperyalizmi vurgulamıştım. "Nâzım' ın dizeleri ve Fazıl Say'ın müziği ile ortaya çıktığına inandığım başkaldırıyı" gözler önüne sermeye çalışmıştım.

Ne ilginçtir.. birkaç hafta sonra "Fazıl Say olayı" patlayıverdi. Fazıl Say, Oratoryosu'ndaki isyanını yalnız müziği ile değil kamuoyuna yaptığı açıklamalarla da dile getirmişti.

Türkiye'nin içine sürüklenmekte olduğu baskı ve taassuba karşı direniyordu Fazıl Say; "Kabul edilemez" diyordu.

- Atlanta'da vagonları ayrılan siyah ve beyazlar; Türkiye'de otobüsleri ayrılan erkekler ve kızlar faşizmin versiyonları değil mi?

ABD ve AB'nin "Türkiye Cumhuriyeti'nin değerleri yerine getirmek istedikleri İslamcı yapılanmanın sonuçlarını yaşamaya başladık." Fazıl Say'ın Nâzım Hikmet Oratoryosu'ndaki dizelerinde olduğu gibi karşı çıkmalıyız.

İlerlemenin, çağdaş uygarlığın, insanlığın, sanatın ve gerçek demokrasinin kaybolmaması için bütünleşmeliyiz, omuz omuza vermeliyiz.

Karşımızdaki düşmanı iyi tanımlamalıyız; gericilik ve faşizm demek yetmez.. aktörlerin kim olduğunu, kimlerle mücadele etmemiz gerektiğini net görmeliyiz.

Karşımızdaki tehdit, sömürgeciler ve onların içimizdeki işbirlikçileridir. Kimi zaman büyük sermaye, kimi zaman etnik faşizm, bazen de İslamcı bir dayatma olarak sahneye sürülen bir canavar... Şu anda üçü de birleşmiş durumdalar.

Yine de bayramımız kutlu olsun sevgili okurlar; gerçekleri acı da olsa görmek zorundayız, başka türlü çıkış bulamayız ki... Umut doluyuz, çünkü biz aydınlıktan ve insanlıktan yanayız; karanlıklara, faşizme ve sömürgecilere karşıyız. Bunu bilmek ve düşünmek bile başlı başına bir güçtür...

Eylemleri doğuran en önemli güç budur...



Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Bu sayfaya baska yorum yazildiginda e-posta almak istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
  :: Yüzde 5'lik işveren primi düşüyor   :: Peugeot Partner yenileniyor   :: İzmir Sağlık Müdürlüğü'nden grip açıklaması   :: Belçika'da terör alarmı   :: Vergi kaçağına aman verilmeyecek   :: 'AKP'nin enflasyon politikası iflas etti'   :: Gündüz Tekin Onay hayatını kaybetti   :: D.Bakır bombasında Ankara bağlantısı   :: 'Bu PKK'nın çaresizliğinin işareti'   :: İskenderun'da patlama   :: Endenozya yine 6,3 ile sallandı   :: Büyükanıt: Saldırı insanlığa sığmaz   :: PKK saldırıyı ÜSTLENDİ   :: Memura enflasyon zammı yolda   :: DTP'li vekiller cenaze töreninde   :: DTP, AKP'ye meydan okudu!   :: Dünya basını Diyarbakır'ı konuşuyor   :: Endonezya'da deprem   :: Irak'ta şiddetin bilançosu: 16 bin 232 sivil   :: Türkiye'nin AB Süreci, BOP Süreci Oldu...   :: Kıbrıs'ın Encamı   :: REKOOORRRRR! İHRACAAATTT YÜÜZZALTIIII MİLYAAARRRR DOLAARRR OLDUUU   :: Topumuz toplum...   :: Siyasilerden tepki yağdı   :: Ya 5 dakika gecikseydi!   :: ABD, D.Bakır'daki patlamayı kınadı   :: Vali Mutlu'dan açıklama   :: Şehit sayısı 5'e yükseldi   :: Baykal: ''Patlama üzüntü verici''   :: Elektrik zammı belli oldu!
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
       
 
This is my Google PageRank™ - SmE Rank free service Powered by Scriptme