|
NAPOLEON dönemi sonrasında yaratılan ve pek de "doğal" sayılamayan bir devlettir Belçika Krallığı.
Flamanca konuşanlarla Fransızca konuşan Valonların ve Almanca konuşanların, Cermenlerle Latinlerin, Protestanlarla Katoliklerin yan yana yaşadığı bu ülkenin yönetim yapısını alışılmış kalıplardan birine sokmak kolay değildir. Her iki türden insanın karışık bulunduğu başkent Brüksel'le birlikte, ne tam anlamıyla bir federasyon, ne de konfederasyon. Birlikte yaşarken pek anlaşamazlar; ara sıra kopmaya kalkarlar, kopamazlar.
Böyle bir ülkede geçenlerde yapılan geniş kapsamlı kamuoyu yoklaması, Flamanlardan yüzde 72'sinin, Valonlardan yüzde 88'inin, Brüksellilerden de yüzde 87'sinin "Belçika 20 yıl sonra da var olmalıdır" dediğini ortaya koymuş.
Kuruluşu yapay da olsa, sürdürülüşü zorla da sağlansa, "ulus" yapısının insanlara nasıl bir güven sağladığını açıkça göstermiyor mu sonuç?
Böyle düşününce, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus-devlet yapısını bozmaya kalkışmanın ne büyük bir cinayet olacağı kendiliğinden ortaya çıkmakta.
Aynı yapı içinde işlenen hatalar yüzünden vatandaşlık gereksinimleri tam karşılanamamış, aksine gereksiz sınırlamalarla yüz yüze kalmış, yoksunluklar içinde yaşamaya zorlanmış Kürt kökenli insanlarımızın teröre bulaşıp dağa çıkmış olmasına bir de bu açıdan bakmak gerekiyor. "Eve Dönüş" kavramını bir de "yurda dönüş" açısından düşünmek yeni çözüm kapıları açabilir bu soruna.
Aranan, sadece ana kucağı ya da yuva sıcaklığı mıdır?
Yoksa, aş, iş, doğru dürüst eğitim, sağlam sosyal güvenlik mi?
Vatandaşlık gururunu birlikte paylaşmaya olanak veren bir toplumsal eşitlik, sarsılmaz adalet, ırka, mezhebe, etnik kökene göre yapılmış her türlü ayırımcılığı kesinlikle reddeden ve cezalandıran bir hukuk sistemi mi?
Bütün bunlar, çeşitli boyutlarıyla, güneyiyle kuzeyiyle tam bir Doğu Anadolu Kalkınma Planı yapma koyma zorunluluğunu gündemin kaçınılmaz bir maddesi olarak siyasal partilerin önüne koymuş oluyor.
İktidar partisinin, o yapmazsa ana muhalefetin. Onlar yapmazsa, bilin ki bu ödevi ciddi olarak yapacak olan parti, geleceğin Türkiyesi'nde iktidar olur.
Bunun başarıya ulaşması, yalnız dağdaki teröristin değil, ufuksuzluk yüzünden yurdun dört bucağına dağılan Kürt kökenli vatandaşların da bölgeye dönüşünü sağlayacaktır.
Yalnız onların mı? İşsizliğin kol gezdiği bir Türkiye'de, kamu yatırımcılığının planlı olarak geldiği, yalnız yol yapımı olarak değil, madencilik, enerji üretimi, hatta imalat alanlarına devletin yeniden girdiği bir Doğu Anadolu, başka bölgelerden gelecek değişik etnik kökenli insanlarla Türkiye'nin etnik ve ekonomik sorunlarının çözümüne yeni bir katkı getirecektir.
Bu yaziyi web sayfanizda alintilayin | E-posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |