Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
07
Haziran
2008
Anasayfa arrow Kategoriler arrow Güncel arrow Büyükanıt:'Din konusu istismar ediliyor'
Büyükanıt:'Din konusu istismar ediliyor' Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar BüyükanıtGenelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, cumhuriyetin kuruluşundan beri din konusunun istismar edildiğini vurgulayarak, "İrticai unsurlar, laiklik karşıtı faaliyetlerini legal oluşumlar vasıtasıyla sürdürmektedirler" uyarısında bulundu.

Orgeneral Büyükanıt, teröre destek veren ülkelere de sert çıkarak, "Terör örgütüne destek veren ülkelerin unutmaması gereken en önemli şey terörün 'bumerang etkisi' olduğudur. Bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terör bir gün onları da hedef alabilir. Terörün tanımı konusunda mutabık olmamak, terörle uluslararası mücadeleyi askıya almayı gerektirmez" dedi.

Savunma ve Havacılık Dergisi'ne konuşan Orgeneral Büyükanıt, irticai faaliyetler ve terörle mücadele konusunda önemli mesajlar verdi.

İrtica tehditinin devam ettiğine dikkat çeken Büyükanıt, "Din konusu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne kadar bazı çevreler ve oluşumlar tarafından istismar edilmiştir. İrticai unsurlar, laiklik karşıtı faaliyetlerini; vakıf, dernek gibi isimler altında bir takım legal oluşumlar vasıtasıyla yurt içinde ve dışında sürdürmeye devam etmektedirler. Ayrıca, ülkemizdeki etnik ve dini yapı ve bu konudaki kültürel zenginliğimiz de son dönemde bazı dış destekli çevreler tarafından istismar edilmeye çalışılmaktadır. Bütün bunlar göz önüne alındığında, Türkiye Cumhuriyeti'nin çeşitli risk ve tehditlerle karşı karşıya olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır" diye konuştu.

Terörle mücadeleye de değinen Orgeneral Büyükanıt, "Bugün karşı karşıya kaldığımız bölücü terör hareketinin hedefi, öncelikle ulus devlet ve bilahare üniter devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Etnik kimliklerinin anayasal güvenceye kavuşturulması talebi, doğrudan ulus devlet yapısını hedef almaktadır. Sonraki hedefin üniter devlet olacağına hiç şüphe yoktur. Ülkemize yönelik bölücü tehdidin merkezi durumundaki PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, 40 bine yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ölümüne neden olmak yanında, diğer bölge ülkeleri için de tehdit olma özelliğini sürdürmektedir" değerlendirmesini yaptı.

Irak ile ilişkiler ve Kuzey Irak'taki PKK varlığına ilişkin de görüşlerini ortaya koyan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, "PKK/Kongra-Gel terör örgütünün Irak'taki faaliyetlerinin sona erdirilmesi, bizim için en önemli husustur. Irak'la aramızdaki terörle mücadele anlaşmasının tamamlanmasını bekliyoruz. Türkiye olarak, Irak ile askeri alanda iş birliğinin geliştirilmesinden büyük memnuniyet duyarız. Bu kapsamda her türlü çalışmaya hazırız" mesajını verdi. Terörle mücadelede Irak hükümetinin ve uluslararası toplumun BM Güvenlik Konseyi kararlarını yerine getirmesini beklemenin Türkiye'nin en doğal hakkı olduğuna vurgu yapan Büyükanıt, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Irak'taki faaliyetlerinin sona erdirilmesinin çok önemli olduğunu kaydetti.

Irak'ın kuzeyine yönelik düzenlenen hava ve kara harekatının, terörle mücadeledeki kararlılığı bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Büyükanıt, şunları kaydetti: "Irak'ın siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı, tüm etnik ve dini gruplara eşit yaklaşılması, doğal kaynakların ve gelirlerin tüm Irak halkı tarafından adil şekilde paylaşılması, güvenlik, istikrar ve huzurun Irak'ın bütününde en kısa sürede sağlanması, bölge ve dünya barışı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu arada, Irak'la aramızdaki terörle mücadele anlaşmasının tamamlanmasını bekliyoruz.Türkiye olarak, Irak ile askeri alanda iş birliğinin geliştirilmesinden büyük memnuniyet duyarız. Bu kapsamda; her türlü çalışmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim."

Orgeneral Büyükanıt, Türkiye'yi bekleyen risk ve tehditleri de sıralayarak, "Irak'ın kuzeyinde ortaya çıkabilecek oluşumlar Türkiye'nin güvenliğine doğrudan etkileri gibi risk ve tehditleri de içermektedir" dedi. Türkiye'nin siyasal, kültürel, ideolojik, ekonomik ve askeri açıdan dünyadaki en kırılgan fay hatlarından biri üzerinde bulunduğunu ifade eden Büyükanıt, bütün jeopolitik kuramların ilgi sahasında kalan Türkiye topraklarının üzerinde ulusal bütünlüğü koruyarak yaşayabilmek için güçlü olmak gerektiğini bildirdi. Orgeneral Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü: "TSK'nın barış, kriz ve harp dönemi görevlerini, müşterek harekat genel çerçevesinde ve müştereklik anlayışıyla icra etmesi, TSK'nın caydırıcılık niteliğinin, diğer milli güç unsurları ile desteklenen milli askeri güce dayanarak geliştirilmesi, ittifak anlaşmaları sayesinde kazanılan ilave yeteneklerle güçlendirilmesi, siyasi maksada ulaşmak için askeri gücün diğer milli güç unsurları ile koordineli olarak istenen etkiyi yaratacak seviyede gerektiğinde kullanılması, savunma anlayışının esasını teşkil etmektedir. TSK'nın, kendisine Anayasa ve yasalarla verilmiş vazifeleri yerine getirebilmesi için hem konvansiyonel, hem de asimetrik muharebeleri icra edebilecek, sayısal bakımdan daha küçük ancak daha modern, hareket kabiliyeti, vuruş gücü ve profesyonellik oranı yüksek, ana silah, malzemesi tam ve NATO ile uyumlu bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Bu çalışmalar, dinamik bir süreç dahilinde kontrollü değişim anlayışıyla icra edilmektedir. Gücün ve hızın en yüksek ve en emniyetli şekilde yakalanabilmesi, ancak bu yaklaşımla mümkündür. "

Orgeneral Büyükanıt, küreselleşen dünyada terörün ciddi, ortak ve topyekün mücadeleyi gerekli kılan bir olgu olduğunu belirterek, barış ve güvenliğin ya her yerde var olacağı ya da hiçbir yerde olmayacağı gerçeğinden yola çıkılarak ve bugüne kadar alınmış olan kararların uygulamaya konularak, terörün her çeşidine karşı bir bütün halinde mücadele için, ortak iradenin oluşturulmasının önem arz ettiğini kaydetti.

PKK KONGRA-GEL'in, NATO için 1991 yılından beri terörist bir örgüt olduğunu hatırlatan Büyükanıt, şöyle dedi: "Ülkemizde yaşanan terör eylemleri ve PKK KONGRA-GEL terör örgütü; en üst düzeyde, NATO Genel Sekreteri tarafından yapılan basın açıklamaları ile kınanmıştır. NATO ayrıca tarihinde ilk defa, terörle mücadele için Washington Anlaşmasının kolektif savunmayı öngören 5. maddesi kapsamında; Akdeniz'de icra edilmekte olan 'Aktif Çaba Harekatını' başlatmıştır. Türkiye, bu harekata da başlangıcından beri iştirak etmektedir." AB'YE 'BUMERANG' UYARISI Büyükanıt, teröre destek veren ülkeleri de sert bir dille uyardı. Terör örgütüne destek veren ülkelerin terörün bumerang etkisi olduğunu unutmaması gerektiğini ifade eden Orgeneral Büyükanıt, bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terörün bir gün bu ülkeleri de hedef alabileceğini kaydetti.

Büyükanıt, "Terörün tanımı konusunda mutabık olmamak, terörle uluslararası mücadeleyi askıya almayı gerektirmez" diye konuştu.

Terör örgütlerinin dış destek olmadan ayakta kalamayacağını belirten Büyükanıt, bu desteğin terör örgütlerinin ülkesindeki yasa dışı bazı faaliyetlerine göz yummaktan, açıktan açığa terör örgütlerini topraklarında barındırmaya kadar değişik şekillerde olabildiğini kaydetti.

Orgeneral Büyükanıt, terör örgütlerine, teröristlere veya bunlara dolaylı ya da dolaysız destek sağlayanların faaliyetlerine göz yumanla, bu faaliyetlerin topraklarında icra edilmesine izin veren her ülke, birey, kurum veya kuruluşun, terör yüzünden akan her damla kandan sorumlu olduğunu vurguladı.

Orgeneral Büyükanıt, şöyle konuştu: "Bazı çevreler, terörle uluslararası mücadelede yaşanan sıkıntıları terörün uluslararası alanda kabul edilmiş ortak bir tanımı olmayışına bağlamaktadır. Terörün tanımı konusunda mutabık olmamak, terörle uluslararası mücadeleyi askıya almayı gerektirmez. Bazı ülkelerin, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünü dolaylı veya dolaysız destekledikleri doğrudur. PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, bugüne kadar 40 bine yakın insanın ölümünden sorumlu olmasının yanı sıra uluslar arası organize suç örgütleri ile işbirliği içerisinde uyuşturucu ticareti, kara para aklama, insan kaçakçılığı yapmakta, özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan vergi adı altında haraç toplamaktadır. PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede yüzlerce vakıf, dernek gibi kuruluşuyla faaliyet göstermekte, bazı ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinden sahte belgelerle sosyal yardım paraları elde etmekte, yarattığı kayıt dışı ekonomi ile vergi kaybına sebep olmakta ve bulundukları ülkenin güvenlik ve asayişini bozmaktadır. Haklarında kırmızı bülten çıkarılmış bazı teröristler müttefikimiz olan ülkelerde serbestçe dolaşmakta, terörü teşvik eden yayınlar yapan örgüte ait basın ve yayın organları, hiçbir kısıtlamaya uğramaksızın bu ülkelerde faaliyetlerine devam etmektedirler. Kaldı ki, bu ülkelerin tamamı pkk'yı terlarör örgütü olarak kabul etmiş, bu konuda gerekli tedbirleri alacaklarını, üyesi oldukları uluslararası kuruluşların kararları vasıtasıyla da teyit etmişlerdir. PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne destek veren bu ülkelerin unutmaması gereken en önemli şey, terörün, 'bumerang etkisi'dir. Bugün dolaylı veya dolaysız destekledikleri terör, bir gün onları da hedef alabilir. Teröristlerden ve terör örgütlerinden sadakat beklemek, yapılabilecek en büyük hatadır. Biz, terörle uluslararası mücadele konusunda en geniş uluslararası iş birliğinin, Birleşmiş Milletler düzeyinde mümkün olabileceğini değerlendirmekteyiz."

Terörün güvenlik boyutunun yanında ekonomik, sosyal ve siyasal boyutlarının da olduğuna işaret eden Büyükanıt, "Bu nedenle, terörle mücadelede başarı sağlanabilmesi, terörün tüm boyutları ile mücadele edilmesi ile mümkündür. TSK, terörle mücadelenin güvenlik boyutu ile ilgilidir ve bu kapsamda terör örgütünün silahlı unsurları ile mücadele etmektedir. Diğer bir ifade ile TSK'ya verilen görev, terör örgütünün silahlı unsurlarının etkisiz hale getirilmesidir. Bu nedenle TSK, kendi görev alanı içerisinde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Diğer tedbirlerin alınması, devletin ilgili kurumlarının görev alanlarında yer almaktadır. Bu konuda Yüce Önder Atatürk, 'Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı; milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferi gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim' demek suretiyle, milletin karşılaşacağı sorunların çözüm adresini, yıllar önce bizlere göstermiştir" dedi.

Orgeneral Büyükanıt, Keşif Gözetleme Uydusu (GÖKTÜRK) Projesi ihalesinde son aşamaya gelindiğini belirterek, Operatif ve Taktik İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanma ve daha gelişmişlerini envantere alma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Milli imkanlarla modern tank üretimi projesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki teknolojik ömrünü doldurmuş mevcut eski nesil tankların yerini alacak modern ve milli imkanlarla tasarlanmış bir tank üreterek, Komutanlığın ateş gücü ve hareket kabiliyetinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Orgeneral Büyükanıt, proje kapsamında, çeşitli aşamalar halinde kazanılacak yetenekler ile Komutanlığın 3'üncü nesil sonrası tank ihtiyacının karşılanmasının planlandığını anlattı.

Proje, gerekli alanlarda yurt dışı destek alınarak, yurt içinde milli olarak gerçekleştirileceğini belirten Orgeneral Büyükanıt, ''Bu kapsamda, OTOKAR ana yüklenici, ROKETSAN, ASELSAN ve MKEK alt yüklenici olarak belirlenmiştir. Proje sonunda Türkiye'nin yeni nesil tank üretme yeteneği kazanarak, dünyadaki sayılı tank üreticisi ülkeler arasında yerini alması beklenmektedir'' dedi.

Taarruz ve taktik keşif helikopteri projesi ile sahip olduğu ateş gücü ve manevra kabiliyetinin gündüz/gece her türlü hava şartlarında etkili olarak kullanımına imkan sağlayabilecek, modern hedef tespit, atış kontrol, gece görüş, seyrüsefer, emniyetli haberleşme ve veri aktarma sistemlerine sahip, Türkiye'nin bütün coğrafi bölgelerinde, yüksek irtifada kendinden beklenen görevleri icra edebilecek taarruz ve taktik keşif helikopteri tedariğinin hedeflendiğini vurgulayan Orgeneral Büyükanıt, yurt içinde İtalya ile ortak üretilecek ATAK helikopterleriyle TSK'nın tüm bu ihtiyaçlarının karşılanmasının öngörüldüğüne işaret etti. Proje kapsamında, üretilecek helikopterler üzerinde yer alacak; silah, seyrüsefer, elektronik harp, haberleşme sistemlerinin milli olarak geliştirilecek merkezi bir görev bilgisayarı tarafından kontrol edilmesinin planlandığını ve bu kapsamda TUSAŞ-ASELSAN ve TÜBİTAK MAM tarafından yürütülen çalışmaların Ekim 2007 ayında tamamlandığını belirten Orgeneral Büyükanıt, böylece Türkiye'nin, bir hava platformunu kendi geliştirdiği Görev Bilgisayarı ile uçurabilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olacağını kaydetti. Projede ana yüklenici olan TUSAŞ tesislerinde helikopterlerin entegrasyonunun tamamlanacağını anımsatan Orgeneral Büyükanıt, ATAK projesinde yer alacak yerli firmaların dünya havacılık piyasasında daha fazla iş payı alacaklarının değerlendirildiğini belirtti.

Milli karakol gemisi projesi ile Türk Deniz Kuvvetlerinin milli imkanlarla Türkiye'de üretilmiş ilk Denizaltı Savunma Harbi ve Keşif Karakol gemilerine kavuşmuş olacağını ifade eden Orgeneral Büyükanıt, şunları kaydetti: ''Bu gemilerin en önemli özelliği, gemilerde kullanılan top atış kontrol sistemi, sonar sistemi ve su altı telefonu gibi önemli bir çok cihaz/sistemlerin yerli malzeme kullanılarak milli imkanlarla üretilmesi ve milli bilgisayar yazılımına sahip olmasıdır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının İstanbul Tersanesinde inşa faaliyetleri devam eden projenin ilk gemisi 'TCG Heybeliada'nın bu yıl içinde denize indirilmesi ve 2011 yılında hizmete girmesi planlanmaktadır. Proje, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat etkinliğini artıracak, gemide kullanılacak sistem, cihaz ve yazılımların yurt içi imkanlar ile sağlanması yerli harp sanayisinin gelişmesine katkıda bulunacaktır.'' Deniz Kuvvetleri Komutanlığının yeni tip karakol botu projesi ile bir Türk özel sektör tersanesinde, modern teknoloji ve silah sistemlerine sahip 16 adet karakol gemisi inşa edileceğini, ilk geminin 2010 yılı içinde hizmete gireceğini ifade eden Orgeneral Büyükanıt, yerli gemi inşa sanayisinin bu gemilerin inşasından elde edilen tecrübe ile TSK'ya gelecekte daha fazla katkıda bulunacağına dikkati çekti. Büyükanıt, Modern Denizaltı Projesi'nin de bu yıl içinde imzalanacağını söyledi.


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: Hollandalı saldırgana ağzının payı!   :: Japon atasözü: Ne tarafa dönersen dön, kıçın arkadadır!   :: Abdullah Gül'ün 'bulunmaz' yanı   :: 'Ve Türban Kadını Yarattı' mı?   :: İki Yanlış   :: Ortadoğu Bataklığı ve Türkiye'nin Yeri   :: İtiraf   :: AKP kapatılır ve erken seçim olursa   :: Genel sekreter   :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor   :: Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması   :: Yazıcıoğlu: 'Sav Boşboğazlık Yaptı'   :: Merkez Bankası: 'Enflasyonun %4 olması uzun sürer'   :: Teröristler, Bir Taksiciyi Öldürdü   :: Skandal   :: Türkiye "kronik" bir "tuzağa" yerleşiyor   :: pkk anayasasını yazan Hollandalıya Türkiye'den ödül!..   :: AİHM'nin Türban Mesajı: AKP'ye ve AB'ye...   :: İktidar Öyle, Muhalefet Böyle   :: Kes, Önder Sav'a seçim afişi yap!   :: Cep telefonum   :: BAŞLIKSIZ YAZI!   :: Düşünmemiz Gerekmez mi?   :: Küreselleşmeci NGO'lar   :: 'Ilımlı İslamcılar' yetiştiriliyor   :: Bayrağına saldırıya alıştırılan millet!.   :: Yes, Ce Ha Pes...   :: Orhan Pamuk iftira atıyor...   :: İletişimin İntiharı

Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'in, AK Parti'li milletvekillerine, ''Sizin iktidarınız kadar Alevilere karşı ayrımcı olan başka bir iktidar görmedim'' sözleri, TBMM Genel...

'İletişim Hürriyeti Devletten Endişe Etmemeyi Amaçlar'

Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, dinleme iddialarıyla ilgili, "Herkes bu ülkede iletişim hakkının, iletişim hürriyetinin korkusuzca ve devletten endişe etmeden, bir derin devlet...

Baykal: 'F tipi örgütlenme var'

Baykal Fethullah Gülen tarikatının Emniyet içinde etkili olduğunu ileri sürdü.

Banu Avar Ne Yaptı?

Batılı devletlerden birinin elçisi memleketine giderken, Osmanlı sadrazamına vedaya gelmiş:‘’Dönüşte size ne getireyim?’’

Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: