• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
18
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Okuyucu Mektupları arrow Yeniden Toplum Olmak
Yeniden Toplum Olmak Yazdır E-posta
Dr. Seçkin Emre CANCAN   
Perşembe, 11 Ekim 2007

Yeniden Toplum Olmak  On iki dev adama destek tam; futbol takımı için yetmiş milyon yürek birlikte; küresel ısınma için yüzlerce insan yürüyüş yapıyor;

Hayvan hakları için çarpışan, ağlayan, kavga eden insanlarımız var; her gün at yarışı oynamak için yüz binler ya hipodromda ya televizyon karşısında; Cuma namazı, bayram namazı vakitlerinde camilerimiz dolup taşıyor, cemaat avlularda; kadın programlarında yüzlerce hanım stüdyolara akın ediyor, evlerindekiler hayatlarını o saatlerde durduruyor; fakat pek az birey şehit düşen asker, polis ve insanlarımız için harekete geçiyor.

   Vah vahh&  veya  Allah rahmet eylesin&  demek yetmiyor bazen karşılaşılan olgulara tepki gösterirken. Haber bültenlerinde on dakika yer vererek çalkantılara, duyurulmuyor gerçekler insanlara& Ve o insanlar ki zaten uyanmaya, ayağa kalkmaya hiç istekli değiller.

  Üniversiteler eylem yaptı deniliyor, şehit vermemizin peşi sıra gelen gün, bakıyoruz koskoca Türk Üniversitelerinde yarattığı infial bu olayların, ancak birkaç yüz öğrenciyi, hadi bilemedik, sayamadık, göremedik diyelim bin-iki bin kişiyi harekete geçirmiş. Sivil toplum örgütleri basın açıklamaları dışında bir örgütlenmeye gerek görmüyor. Halk kahvehanelerde, berberlerde, işyerlerinde konuşmaktan öteye geçmiyor.

  ImageBize neler oluyor? Neden duyarsızlaştık biz gencecik yiğitlerimizin kahpe mayınlarla, sinsi kurşunlarla, hain bombalarla, yol kesmelerle, sınırdan sızmalarla kaybedilmelerine? Çok mu duyduk bu haberleri? Olağan bir şey haline mi geldi? Ne acı o zaman. Ya da başımıza, yakınımıza, oğlumuza denk gelmediği için gerçeklik olarak algılayamıyor muyuz olup bitenleri? Vurdulu kırdılı bir Amerikan filminden ucuz bir sahne gibi mi geliyor tüm yaşanılanlar?

  Ateş düştüğü yeri yakar derler& Yaşadığınız yer yeşil fidanlarını yitirip, koca ağaçlarını yitirip, ulu çınarlarını yitirip giderse ve geriye kalan sadece sap ve samansa (ki toplumumuzun aldığı hal giderek bu olmaktadır) o bir-iki düşen ateşler, o küçük kıvılcımlar bütün evinizi, bahçenizi yakar ve siz umursamazca oturduğunuz tek pencereli ala karanlık odada kapana kısılıp kalırsınız, hatta cayır cayır yanarsınız hiçbir şey yapamadan.

  Çocuklarımızın hepsinin, kuşaklarımızın içinden geçip büyüdüğü eğitim sistemi sayesinde cümlemizin aşina olduğu yöntemle bir soru sormak istiyorum sizlere:

SORU: Aşağıda verilen son günlere dair gelişmelerden hangisi ülkemizin devamı ve gücü açısından sizce en önemlisidir?

A)      İbrahim Acıhaykırışın televizyon programında çayda çıra ekibi oynatıp oynatmadığı
B)      A milli buz hokey takımının Burkina Faso ile deplasmanda yapacağı maç
C)      Maldivler Rufiyaa  sının Yeni Türk Lirası karşısında olması gerekenden daha az değerli olması sonucunda bazı iş adamlarının zarar ediyor olması ve tüm bu elzem gelişmelere rağmen Merkez Bankasının gerekli müdahale ve faiz indirimine gitmemesi
D)      Şeyda Sayman, Tülbent Ergen, Hülya Tavşan, Sibel Candan gibi ünlü televizyon yüzlerinden her hangi birinin Fethiye koylarında yatlarda verdiği inanılmaz selülit görüntüleri
E)      Kullandıkları silah, bomba, mayın gibi teçhizatları vazgeçilmez bir müttefikimizin üretimi olan, her fırsatta terör örgütünü kınayan ve bizimle işbirliği yapmayı taahhüt eden komşu bir ülkeden sınırları gizlice aşan kahpelerin taptaze canlara kıyması

  Cevap vermekte zorlandığınızın farkındayım. Zorlanıyorsunuz çünkü yıllardır damarlarınıza pompalanan medyatik ilaçlar sizleri diğerlerinin daha gerçek olduğuna inanmaya zorluyor.

  Toplumsal zihin yetimiz ve hafıza yitimimiz artık milletimizin geçmişi hakkında yalan dolan kararlar alanlar ve onlara bunları aldıranlar tarafından alay konusu ediliyor.  Türkler bir iki gün konuşur sonra unuturlar.  Diyor Amerikalı sözcüler, Ermeni siyasetçiler.

  Kim ne yapmalı o zaman? Hadi artık zorlayın kendinizi. 80 darbesinin ve sonrasındaki güç ile fikirleri susturma politikasının yetiştirdiği, değiştirdiği yahut ürettiği bireyler olmaktan kurtulun artık. Zorlayın kendinizi ve unutturmayın dün olanları. Kahvehanede okeye dördüncü aramayın mesela, onun yerine alın bayraklarınızı mahalle mahalle, sokak sokak, birey birey tepkinizi gösterin. Demokrasi bunun için var, cumhuriyet bunun için var ve bunun için canlarını verdi o çocuklar, bunun için  VATAN SAĞ OLSUN !!!  diyor anne-babalar; her şey sizler rahat edin diye, sizler özgür olun diye, sizler sizin olana bir gün sahip çıkın diye&

  Sana bana birimini 10 liradan satarken elektriği, hainlere destek veren Kuzey Irak  a birimini 7 liradan satanlara  NİYE ?  diye sormanın zamanı gelmedi mi hala? Peşmergelerin hayat damarlarından birisi olan sınır kapımızı kapatmanın zamanı gelmedi mi? İncirlikten gelip giden ve resmen yüzümüze tükürüp sonra  pardon  deyip kirli mendillerini yüzümüzü silelim diye uzatanlara cevap vermenin zamanı gelmedi mi?

  Bayrakları tekrar asmalı pencerelere, ele alıp al sancağı çıkmalı meydanlara, destek vermeli ordumuza ve cesaretlendirmeli bu illetin kökünü kazıyacak önlemleri almaktan korkan siyasetçileri,  Korkmayın oy kaybetmez, koltuktan olmazsınız!  demeli. Dış dünyaya ağzımızdan düşmeyen o kırmızı çizgilerin bu coğrafyada bin yıldır kan ile çizildiğini ve onların göremeyeceği kadar silikleşmiş ise tekrar çizileceğini ispatlamalı.

  Ülkenin derdinin yeni anayasa, türbanın kamusal alan zaferi veya Amerikanın çıkarlarını onlardan bile çok savunmak olmadığının farkına vardığımız günler umarım yakındır. Yazının başında değindiğim kalabalıklar tüm o uğraşların ve yapmayı sevdikleri şeylerin ve kendilerini adadıkları fikirlerin hepsi ama hepsinin ancak bu ülkenin varlığını bağımsız, onurlu, güçlü ve tartışmasız devam ettirebilmemize bağlı olduğunu idrak etmeliler.

  Bütün fidanlarımız, tüm çınarlarımız kökünden sökülmeden, üstüne bastığımız toprak ayağımızın altından çekilip alınmadan tırnaklarımızı, dişlerimizi geçirmeliyiz onlara uzanan ellere&

  Artık beynimizi soğuk suya daldırmalıyız ve bir an evvel ayılmalız!!!

 


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 


  :: Kira artışına enflasyon sınırı   :: Bush: İsrail-Filistin barışı mutlaka imzalanacak   :: Bağdat'taki Türkiye Büyükelçiliği'ne saldırı   :: ''Oyumu AKP'ye vermem''   :: Baykal'dan uyarı   :: Çin'de 6.1'lik deprem   :: SSK ve Bağ-Kur prim borçlarında af nasıl uygulanacak ?   :: Van'da 6 terörist öldürüldü!   :: Dinlemeye Başsavcı El Attı   :: İstanbul'da 1 milyon 600 bin bina riskli   :: Yaz portakalı kalsiyum ve fosfor zengini   :: Tüp Tünel ihalesi yine ertelendi   :: Hakkari Çukurca'da mayın patladı:1 er şehit   :: İsveç bu sabah karla uyandı   :: Myanmar'da kolera başladı   :: Ege'de Türk jetlerine Yunan tacizi   :: Kia'dan Mayıs ayına özel kampanya   :: Hafta sonu Afrika sıcakları geliyor   :: İş dünyası faiz arttırımına tepkili   :: Kürtleri katleden vahşi çete   :: Geri çekilme   :: The Queen   :: KKTC'de Amerikan ve İsrail Üsleri mi?   :: İran Dayatması   :: Dinleme Gözaltısı!   :: Gereksiz   :: Kandırıldığını kabul etmek zordur!   :: Leyla Gencer, Luciano Pavarotti   :: Birileri yeni Dünya gerçekliği yaratmaya çalışıyor   :: ROJ TV VE PSİKOLOJİK SAVAŞIN BELİRGİN ÖRNEKLERİ

AKPLİ BEKÂR VEKİLLERE BENDE TALİBİM

Geçen gün ve dün Vatan Gazetesinin Manşetten verdiği, AKP’li bayan vekillerin kocalarının devlettin önemli noktalarına getirildiğini,Muhalefetin AKP’nin 6 yıldır...

İTHAL ŞOVALYE

İçerdeki ve dışardaki tapınak şovalyeleri,kapalı kapılar ardında A.K.P'ye kapatma kararı çıkarsa Türkiyede başşovalye kimi yapalım,telaşına düştüler.

Ya türbanınızı çıkaracaksınız ya da İran'a hizmet edeceksiniz

Özgürlük diye kendini sıkmabaşa bağlayan bağnazlar,İnsan hakları diye üniversitelere yobazlığı getirmek isteyenler

Başbakanım bu adaletmi sizce

482 YTL emekli maaşıyla beş kişilik bir aile olarak nasıl geçineyim sn.Başbakanım bu adaletmi sizce ?

Ayaklar Baş da Yönetecek

Ne kadar mantıksız ne kadar manalı bir o kadar da komik bir cevap Taksim'deki 1 Mayıs kutlamalarına karşı.

Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz?

Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında uydu verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını yazmıştım. Yazı  sonrasında Silopi de madencilik yapan Beşir Yılmaz...

Tuncelli

Yillar yılı zulümlere Göğüs geren hep Tuncelli Isyankardır haksızlıga İnsan amma hep Tuncelli

CUMHURİYET HALK PARTİSİ

Ülkemiz, Osmanlının çöküş dönemindeki süreci yaşamaktadır.

Bu Kategorideki Diğer Başlıklar

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner