|
20 Yıldır Sahur ve İftarda Kudüs'teki Ramazan Topunu Patlatan Recai Sanduka, Bu Yıl İsrail Makamlarından Oldukça Zor İzin Alabildiğini Söyledi.
7 ayrı makamdan onay alan Sanduka, 2 bin dolarlık patlayıcı kursundan geçmezse gelecek Ramazan ayında topa veda etmek zorunda kalabilir.
Eski Kudüs yakınındaki Selahhaddin Caddesi'nde bulunan Müslüman mezarlığındaki topun patlatılması gelenek haline gelirken, İsrailli yetkililer, Kudüs'teki 100 yıllık Ramazan topunu susturmaya çalışıyor. Tam 20 yıldır sahur ve iftarda bu topu patlatan Recai Sanduka, bu yıl kendisine güçlükler çıkartıldığını söyledi. Bomba ekibi, gizli servis ve polis dahil olmak üzere 7 ayrı makamdan izin alması gerektiği İsrail tarafından belirtilen Sanduka'nın (46), patlayıcı bulundurup kullanabilmesi için 2 bin dolar ödeyerek kurstan geçmesi de gerekiyor.
Ramazan topunu her gün olduğu gibi bugün de patlatan Recai Sanduka, "Ben bu işi 20 yıldır yapıyorum. Halen devam ediyorum. Bu topu patlatıyorum. İsrail her zaman problem oluşturuyor. Ama İsrailliler, ilk kez bu yıl benim yeterlilik belgesi almamın gerektiğini hatırladılar. Onlar bana kurs verecekler. Ben bunu 20 yıldır yapıyorum. 20 yıldır, bu topu ben patlatıyorum. Ben çok pahalı olmasına rağmen kursa gideceğim. Bir Yahudi'nin ya da gayri müslimin bu işi yapmasını kabul edemeyiz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Osmanlılar tarafından Kudüs'ün Müslüman kesimindeki Çiçek Kapısı'na konulan top, 20 yıl önce Ürdün'ün armağan ettiği topla değiştirildi. Kudüs'teki Müslümanlar, Ramazan topuna büyük önem veriyor. Sanduka topu ateşlemekte biraz geç kalsa, hemen öfkeli telefonlar gelmeye başlıyor. Bu görevin daha önce babası, ondan önce de büyükbabası tarafından üstlenildiğini söyleyen Recai Sanduka, 23 yaşındaki oğlu Nebil'e kurs veriyor. Babasından ders alan Nebil Sanduka ise, "Şimdi kurs zorunluluğu getiriyorlar. Engel çıkarıyorlar. Biz de kursa gideceğiz" ifadesini kullandı.
Sanduka ailesi, Filistin'in en köklü ve geniş ailelerinden. Ailenin asıl ismi El Avadi. Ancak Osmanlılar döneminde, 1800'lü yıllarda aile ismini Sanduka olarak benimsemişler. Ailenin, Selahaddin Eyyubi döneminde Filistin'e geldiği, yaklaşık 150 yıl kadar önce de Kudüs'e yerleştiği belirtildi.
|