Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
06
Haziran
2008
Anasayfa arrow Kategoriler arrow Politika arrow Ergenekon'u hükümet yarattı
Ergenekon'u hükümet yarattı Yazdır E-posta
inthaber   
Salı, 25 Mart 2008

Deniz BaykalCHP lideri Deniz Baykal, "Hükümet dilinden düşürmedi" diyerek Ergenekon'un yaratıldığını ima etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin Grup toplantısında konuştu. Baykal Ergenekon'un, Danıştay saldırısından bu yana derin bağlantıları dillendiren Hükümet tarafından yaratıldığını ima etti. "İddianame açıklansın da biz de görelim neymiş?" dedi.

GÖZALTILAR

Her hafta Türkiye büyük olaylarla çalkalandı birbiri ardına.21 Mart günü sabah 4.30'da bir büyük operasyon gerçekleşti ve bu operasyonla çok değerli, şerefli isimlerin, çok değerli bir başyazarın, İstanbul Ünivertesi'nin rektörlüğünü yapmış bir bilimadamının ve bir siyasi partinin başkanının gözaltına alındığını gördük.

ÖNEMLİ BİR DURUM VAR ZANNEDİLDİ: Elbette soruşturulacak bir durum varsa yetkili merciler bunu gerçekleştirecek ama bir caniyi takip eder gibi bilim adamların, yazarların evleri basılarak, sabaha karşı gözaltına alınması, nereye gidiyoruz dedik. Herhalde büyük bir tespit yapıldı neyse ortaya çıksın diye telaşlı bir bekleyiş içine girildi.

48 saat gözaltında tutuldu. İlhan Selçuk'un 4 saat sorgulandığı anlaşılıyor. 48 saat sonra "afedersiniz" diyerek serbest bırakıldığını gördük.

GÜVENİ SARSMAYIN: Hukuk devleti ve demokrasi güven anlaşıyına dayanır. O güven bir kez sarsıldı mı, o sarsıntının nerelere uzanacağı bilinemez. Canım bir şey yokmuş diye yapılanı örtbas edemezsiniz. Ne bekliyordunuz aldınız, ne bulamadınız serbest bıraktınız?

DARBE SONRASI GÜNLERİ GİBİ: Böyle olaylar eskiden darbeden sonra olurdu. Önce darbe olurdu. Sonra teslimiyet duygusu yaratmak için saygın insanların hedef haline getirildiğini hepimiz deneyimlerimizle biliyoruz. Ama demokrasi işlerken ilk kez böyle bir uygulamaya tanık oluyoruz.

ERGENEKON

Bu gözaltıların bir perde arkası var: Türban ve kapatma davasından bağımsız olarak bu Ergenekon'u irdelemek istiyorum. Önce Ümraniye'de bazı kişilerin bir örgütlenme içinde bulunduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra uzunca bir dönem konu siyasi çevreler tarafından değerlendirildi.

ÇETELER HEP OLDU: Türkiye'de çeteleşme hep oldu. Ortaya çıkan bu olayın birden biri çok özel bir olay olarak ele alındığını gördük. Türkiye'de 2006 Mayıs'ındaki Danıştay saldırısından bu yana siyasetçilerin ağzının altında bulunun bir iddia somut olarak ortaya çıkmaya başladı.

İLK KEZ BAŞBAKAN DİLLENDİRDİ: Danıştay saldırısından sonra hepimiz değerlendirmeler yapmıştık. Biz fanatik bir dincinin bu saldırıyı gerçekleştirdiği anlayışında değerlendirmeler yapmıştık. Bu o zaman ciddi şekilde tartışılmıştı. Başbakan o zaman şu açıklamayı yapmıştı: "Saldırı derin komplo. İçinde Baykal da var." Ben "Başbakan saçmalıyor. Ben bir teşhisi dile getirdim. O benim suçluyor. Şaşırmış. Türkiye'yi böyle bir duruma getiren Başbakan ve arkadaşlarıdır" demiştim.

Başbakan daha sonra yine aynı anlayış içinde dile getirdi. "Kanlı komplonun arkasında bir ihanet çetesi çıktı. Danıştay saldırısı provakasyondur. Vatandaş niye yapıldığını iyi biliyor." dedi. Yani hükümeti güç duruma düşürmek için yapıldı diyor.

YARGI FANATİK DİNCİ DEDİ: Olay yargıya intikal etti. Yakalan kişinin temel faili olduğu ortaya çıktı. Fanatik dinci duygularla işlediği tespit edildi. Komplo tespit edilmedi.

HÜKÜMET KOMPLO DİYE ISRAR ETTİ: Adalet Bakanlığı bunun üzerine mahkemeden çıkmış karar için "daha bitmedi. Yargıtay kararını bekleyin" diyerek komplo iddiasını sürdürdü. Dinci medya bu kişinin Ergenekon çetesinin üyesi olduğunu itham ettiler. Babası "lütfen oğlumun şerefiyle oynamayın, o niye yaptığını biliyor ve üzüntüsünü çekiyor" dedi.

ŞİMDİ YENİDEN AYNI TABLO: Şimdi yeni bir tabloyla karşı karşıyayız. Ümraniye'de çıkan olayla iktidar yetkilileri gene benzer bir söylemin içine girdi. Ümraniye olayıyla başka bir derin çeteyle bağlantısı için sistematik bir yayın yapıldı.

BÜTÜN CİNAYETER ERGENEKON'A BAĞLANDI: 2008 ocağından itibaren soruşturmayı yöneten savcılık ve polis fezlekede "Ergenekon terör örgütü" ibaresi kullanılmaya başlanıldı. O günden sonra bütün çete olayları Üzeyir Garih, Hablemitoğlu, Hrant Dink cinayetleri bu çeteyle ilgiliymiş gibi gösterildi. Sanıkların bu kapsamda ifadesi alındı.

23 Ocak 2008'de çeteler ve örgütlü suçlara karşı kararlı bir süreci başlattıklarını söyledi. Daha sonra gizli ajandaları olanlar birer birer ortaya çıkarılıyor dedi. 17 Şubat 2008'de de "hala bürokrasinin içinde ayak direyenler var. Biz sonuca götüreceğiz" dedi. Kapatma davası açılınca AKP'li bakanlar 'Bu Ergenekon'un öç almasıdır' dediler.

BÖYLE HUKUK SÜRECİ OLUR MU? Gazeteler gözaltılar olmadan kimin gözaltına alınacağını yazdı. AKP'ye yakın gazetelerin bu konuyla ilgili bilgiler verdikleri görüldü.

En son olarak da bir gazetemiz 8 aydır süren bu soruşturmanın 15 gün içinde iddianamesinin çıkıcağını yazdı. İddianamede hangi suçların isteneceği yazıldı.15 gün sonra iddianame yayınlanacakmış. Yayınlansın da biz de görelim. Bu bir bombadır. İzleyicisi olacağız. 

Böyle bir hukuk süreci olur mu? Bunlar bir tesadüf müdür?

Medyanın bir kısmı TMSF'ye devredilmişti, bir kısmı da savcılığa devredilecek galiba.

KAPATILMA DAVASI:

Anayasa değiştirilerek bu konuyu etkisiz kılma girişimi var. Yapılması söz konusu olan değişiklik sadece AKP'nin kendisini kurtarma sonucunu verecek bir değişiklik değildir.

Tabii ki değişikliği AKP kendini kurtarmak için yapılıyor. Yürütülmekte olan bir davayı boşluğa düşürme girişimidir. Oysa bu anayasada yasaktır. Davayla ilgili söz söylemek,  davanın gidişatını etkileyebileceği açısından yasaktır.

Kendinizi kurtarmak için yönetmelik değiştirdiniz. Yasa değiştirdiniz. Bakanlar kendileri için 4 defa af çıkardı. Başbakan kendisiyle ilgili yargı süreci için kanun çıkardı. Danıştay reddetmesine rağmen, bir işadamının talebiyle kanun çıkardılar. Şimdi kendi çıkarları için anayasa değiştirecekler.

ANAYASANIN DİŞİ ÇEKİLECEK: Ama bu değişiklikle anayasanın laiklikle ilgili kararlılığının içini boşaltacaklardır. Artık laikliği ihlal eden bir partiyle ilgili yaptırımlar laikliği ihlal edenlerin iznine bırakılacak. Anayasanın dişini çekecekler. Bizim anayasamızda laikliğin çok önemi var. Bu özelliğiyle Türkiye çağdaş demokratik bir ülke olmayı başarmıştır.

Düşünülen mini paket sıradan bir anayasa değişikliği değildir. Anayasayı tayir etme girişimidir. Anayasa dönüştürülmüş olacaktır. Herkes aklını başına alsın.

AYET OKUMAK SUÇ DEĞİL: Başbakan diyor ki Baykal ayet okuyor bir şey olmuyor, ben okuyorum kıyamet kopuyor. Yine söylüyorum. İslamiyeti sevmek suç değil, ayet okumak suç değil. Hele islamiyeti istismar ediliyorsa bunu açığa çıkarmak hiç suç değil. Sen istismarı siyasetinin temeli yaptın. Kendini nasıl olur da anayasaya inanan kişilerle kıyaslarsın.

LAİKLİĞİ OYLAMAK: Bu mini paket oylanırsa bu laikliğin oylanması olacaktır. Biz laikliği anayasaya oylamayla koymadık. Şimdi halk oylamasıyla bunu ortadan kaldırmak doğru değildir. Bunun bir işlevi var. Siz onu halk oylamasıyla kaldırıyorsanız, çok önemli bir çatışmayı devletin temeline yerleştirirsiniz.

 


feed1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
ŞABAN KAYACI
26 Mart 2008 19:29 56
Başarı Göstergesi: +1

Bir süreden beri siyasal iktidar devleti içinde oluşmuş ve terör faliyetleri yapan "Ergenokon" adındaki bir oluşuma karşı amansız bir mücadele yapmakta. Denilen o ki; temizlik hareketi yapıyoruz. Nedir bu "ergenekon" ne zaman kurulmuştur, faliyetlei ne olmuştur, devlet içinde, hükümetten bağımsız siyasal ortamı ayarlamak ülkeye yön veya gündem tayin etmek için kurulmuş olduğu idda edilen bu örgüt varmır, varsa ne zaman ve hangi irade tarafından kurulmuştur.Bunların cevaplarını vermek lazım. Devletin içinde uzun bir zamandır adı konulmayan bir oluşumun olduğu, zaman zaman geçmiş başbakanların bu oluşumun görüş ve yönlendirmelerinden faaliyetlerinden haberdar oldukları bilinen bir gerçektir. Varsa, bu örgütün devletin bilgisi dahilinde olduğuda kabul edilmelidir.Türkiye Cumhuriyetinin DEVLET yapısının ve güvenlik teşkilarının zamanın gerek ve könjektürlerine göre 1945-1950 li yıllarda değiştirlmiş olduğunu, ordunun yapısından tutunda, milli eğitimin yapısına kadar belirli oluşumların kurularak devlet teşkilatlarının içine yerleştirildiğinide biliyoruz. Mesela MİLLİ eğitim talim terbiye kurulunda bazı ABD li yöneticilerin olduğunu alınacak kararların onların onayından geçmesi gerektiği biliyoruz.Yani talim terbiye kurulu, milli eğitimimizin temeli olarak ABD kaynaklı politikalarla yönetilmekte. Ayrıca TSK nin içinde de özel harp dairesi adı altında Genel Kurmaya bağlı bir teşkilatın oluşturlmuş olduğunuda biliyoruz. Hatta bu teşkilatta TSK subaylarını ABD li dostlarımızla beraber çalıştığını , zaman zaman ülkenin gündemini değiştiren önemli kararlar alıp uyguladıklarınıda biliyoruz. Aynı zamanda MİLLİ istihbarat teşkilatımızında CIA VE MOSDAD destekli olduğunu, hatta bu desteğin , maaşlarını onlardan alacak kadar ileri seviyede olduğunuda biliyoruz. Şimdi burada , "ergenokon "adı verilmiş olan bu örgütünde bir zamanlar bu dostlarımızla beraber yine ülkenin gündemini tayin etmek ve yön vermek için hükümetlerden bağımsız çalışacak şekilde kurulup teşkilatlandırılıp faliyet ettirildiğini söylemek pek de abartılı ve saçma bir söz olmaz kanaatimce. Çünkü bunları zaten herkes biliyor. Mesela, Abdi İpekçiden AĞCA YA, Uğur MUMCU DAN, TANER KIŞLALIYA , hatta HABLEMİTOĞLUNA kadar pek çok skandal cinayetlerin altında, da bu oluşumun parmağını aramakta pek mantıksız olmayacak. Bahsedilen gizli servisler 1950 li yılardan sonra bu ülkeyi zamanın "kominizim "tehlikesine karşı korumak, jeopolitik dengeyi tahsis etmek amacı altında bu ülkede meydanları boş bulmuş ve istediği atı oynatmıştır. PEKİ şimdi ABD destekli AKP bu terör örgütünün kulağından tutmuşta onu tasfiye etmeyemi çalışıyor. Onları kanun önünemi çıkaracaklar? AMA bu işleri yapanlar zaten AKP ninde arkasındalar. Bu orgütün sahipleri, kuran ve yönetenler aynı zamanda AKP yide var edip bu ülkenin başına getirmedilermi? Şimdi ne olduda AKP bu adamları yaka paça yakalayıp kepaze ediyor. Ne o eskiyi bırak yeniye bak politikasımı yoksa. Yani ABD eskimiş ve dejenere olmuş, amacı ve konjektürü değişmiş bu yapıyı tasfiye edip yenisinimi kuruyor acaba. AKP DE tabiki bu işin kahramanı olacak. Peki ama ABD bu oluşumun yerine yenisini koymadanmı bu adamları kepaze edip mahkemelerde süründürüyor. Yok yok... bir "çapanoğlu "var bu işte, 1950 lerde DP ye nasıl ABD destekli bi r yol çizldiyse, aynısı AKP yede yapıldı. DP nasıl DEVETE karşı duruşula ve devletle kavga ederek bu oluşumları bu ülkenin içine soktuysa, AKP de devletle kavga ederek eskimiş olanı atıp, yeni ve kendisine ait olanı yine ABD ile beraber kurup saltanatını ilan etmenin peşinde. Ne yani AKP hükümeti ABD nin bilgisi ve onayı olmadan bu işleri yapabilirmi.? Şimdi BU ÜLKEDE AKP yeni bir derin devlet yaratmanın peşindedir. Kendisini tanımayan ve itaat etmeyeni tasfiye etmenin peşindeler. Peki şunuda söylemekte yarar var, bu kamuoyu önünde örgüt üyesi diye lanse edilenler gerçekten o kişilermi....? hahahah...hadi ordan... bunlar düzmece yalan... ABD kendi oyununu oynuyor bu ülkede, AKP figüran.. DP de Mendereste oynamıştı kendi oyununu figuran olarak tabi. SONU HİCRAN olmuştu. İnşallah bu ülke benzeri hicranları bir daha yaşamaz.

Rapor Et
Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

security image
Güvenlik kodunu girin


busy
 


  :: 10 KASIM 2007'de ATATÜRK OLMAK...   :: Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor   :: Mecliste "Alevilere Karşı Ayrımcılık" Tartışması   :: Yazıcıoğlu: 'Sav Boşboğazlık Yaptı'   :: Merkez Bankası: 'Enflasyonun %4 olması uzun sürer'   :: Teröristler, Bir Taksiciyi Öldürdü   :: Skandal   :: Türkiye "kronik" bir "tuzağa" yerleşiyor   :: pkk anayasasını yazan Hollandalıya Türkiye'den ödül!..   :: AİHM'nin Türban Mesajı: AKP'ye ve AB'ye...   :: İktidar Öyle, Muhalefet Böyle   :: Kes, Önder Sav'a seçim afişi yap!   :: Cep telefonum   :: BAŞLIKSIZ YAZI!   :: Düşünmemiz Gerekmez mi?   :: Küreselleşmeci NGO'lar   :: 'Ilımlı İslamcılar' yetiştiriliyor   :: Bayrağına saldırıya alıştırılan millet!.   :: Yes, Ce Ha Pes...   :: Orhan Pamuk iftira atıyor...   :: İletişimin İntiharı   :: Karından Konuşmalar   :: Merkezi yeniden inşa etmeliyiz...   :: Sen öleli...   :: TORYUM GERÇEĞİ   :: Domatese Rusya darbesi   :: ACITAN GERÇEKLER!   :: Özlemek ve Özümsemek   :: Dolar neden yükselmiyor?   :: Eski sol, yeni liberal aydınlar milliyetçiliği güçlendirdi

Yazıcıoğlu: 'Sav Boşboğazlık Yaptı'

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, CHP'li Önder Sav'ın hâlâ özür dilememesini, "Peygamberimiz değerinden bir şey kaybetmedi. Sav boşboğazlık yaptı." şeklinde...

'Demokrasilerde İktidar Hukuka Ram Olur'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Demokrasilerde vatandaş iktidarlara ram olmaz, iktidar hukuka ram olur, anayasaya ram olur, kurallara ram olur, vatandaşa boyun eğer'' dedi.

"Bizi Rumlara Bırakmayın"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıslı Türkler için son derece önemli olduğunu söyledi.

'Bizim Gücümüz Bu Fiyatların Altına Düşürmeye Yetmiyor'

Cemil Çiçek, gübre, akaryakıt ve gıdada dış piyasanın belirlediği fiyatların geçerli olduğunu belirterek, "Bizim gücümüz bu fiyatların altına...

Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
K.Atatürk
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-Posta ile haberdar ol: