|
Artık, böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız... Artık bu ülkede, hırsıza hırsız, ahlaksıza ahlaksız, haine hain diyemezsiniz!.. Derseniz, kaymakamı, ardından valisi soruşturmayı bastırıverir!.. Minicik bir çocuk olsanız bile fark etmez; hükümetin görevlisi (devletin değil!) anında yakanıza yapışıverir... Tıpkı Keşan'da olduğu gibi!..
Artık, böyle bir ülkede yaşıyoruz Edirne'nin Keşan İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğü, Cumhuriyetin 84. yıldönümü nedeniyle ilköğretim okulları arasında bir kompozisyon yarışması düzenledi. Yekta Baydar İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencilerinden biri " Cumhuriyet Gelince " başlıklı kompozisyonu ile ikinciliği kazandı. Buraya kadar her şey normaldi. Her şey dinci yerel gazetede bu kompozisyon hedef alınarak " Ödül istiyorsan ecdadına küfret " başlıklı bir yazı yazılmasıyla başladı. Bu yazının ardından kaymakamlık soruşturma başlattı!.. Neydi ikincilik kazanan minik öğrencinin büyük suçu?
- Son padişah Vahdettin 'den ismini kullanmadan " hain " diye bahsetmek!..
Suçun büyüklüğüne bakın!. Kaymakam Abdülkadir Karataş yakalamış durur mu, hemen harekete geçti ve seçici kurulu oluşturan 7 öğretmen hakkında da soruşturma başlattı. Yeterli bulmamış olacak ki, görevlendirdiği milli eğitim müfettişleri okula gidip, öğrencinin kim olduğunu tespit etmeye çalıştı!.. Kaymakam böyle celallenir de vali geri kalır mı?!. Edirne Valisi Nusret Miroğlu hemen inisiyatifi ele alıp müfettiş görevlendirildiğini belirtti ve şu dehşetengiz saptamayı yaptı:
- O cümleler, o yaştaki bir çocuğun kuracağı cümleler değil. Soruşturma sonunda anlaşılacak...
Anlaşılacak olan ne?.. Vahdettin'in hain olmadığı mı?.. Ayıptır ayıp!.. Vali ile kaymakam bu durumda Nutuk ve Mustafa Kemal hakkında da soruşturma açmalı!.. Bakın daha Nutuk'un birinci sayfasında büyük devrimci, padişah ve etrafındakileri nasıl tanımlıyor:
- Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet âciz, haysiyetsiz ve korkak .
O minicik çocuk, kendi düşüncelerinin üstüne bir de Nutuk'un ilk sayfasındaki bu sözleri eklese, demek okuldan bile kovulabilirdi...
- Utanç verici!..
***
O vali, o kaymakam ve sırtını dayadıklarına biraz tarih bilgisi de ben vereyim:
- Mustafa Kemal ve arkadaşları için idam emri çıkaran, şeyhülislama da bu konuda fetva verdiren Vahdettin değil miydi?..
- Kuvayı Milliyecileri haydut, Yunan ordusunu " hilafet ordusu " ilan eden Vahdettin değil miydi?..
- İngilizlere damadı Ferit Paşa aracılığı ile sömürge olma teklifi yapan Vahdettin değil miydi?..
- Milli Kurtuluş Savaşı'nı engellemek için Anadolu'nun en kritik noktalarında Aznavur gibi soysuzlara isyanlar çıkarması için emir ve para veren Vahdettin değil miydi?
- Kurtuluştan hemen sonra, 17 Kasım 1922'de İngiliz savaş gemisi Malaya'ya gizlice binip ülkesinden kaçan Vahdettin değil miydi?..
Böyle bir kişi için "hain" sıfatı azdır, o nedenle bu sıfatın yanına Nutuk'un birinci sayfasında yer alan "soysuz" ve "alçak" sözcükleri de mutlaka eklenmelidir...
***
Keşan'da yaşanan, buzdağının yalnızca görünen yüzü!..
Anadolu'nun dört bir yanında her gün buna benzer yüzlerce örnek yaşanıyor. Devleti ele geçirmek, oralara kendi yandaşlarını oturtmak yetmiyor, toplumu da devşirmek için her fırsat kullanılıyor. Beyin yıkayarak, çarpıtılarak, olmadı zor kullanarak, minicik beyinler üzerinde hegemonya kurularak... Dünya klasiği Heidi 'nin büyükannesini bile türbana sokan kafadan her şey beklenir!.. Bu ülkenin aydınlık insanlarının, yurtseverlerin çok ama çok uyanık olmaları gerekiyor...
- Karanlık kol geziyor!..
|