• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

05
Mayıs
2008
Anasayfa arrow Haber Kategorileri arrow Başörtülüler ağır makyaj yapıyor çünkü tek ifade yeri yüzleri
Başörtülüler ağır makyaj yapıyor çünkü tek ifade yeri yüzleri Yazdır E-posta
Pazartesi, 22 Ekim 2007

Nilüfer GöleNilüfer Göle'nin başörtüsü konusundaki tabuları yıkan ünlü kitabı 'Modern Mahrem'den ilham alan sergi Santralistanbul'da açıldı. Göle, başörtüsünün şehirli olduğunu, modayla birleştiğini söylüyor.

Balçiçek Pamir'in röportajı
Ünlü sosyolog Nilüfer Göle, 1991'de yayınlanan Modern Mahrem isimli kitabında, başörtüsüne ilişkin tabuları yıkan tezler ileri sürmüştü. Göle, bu kitap sonrasında da başörtüsü konusundaki çalışmalarını sürdürdü.
Son olarak Bilgi Üniversitesi'nde geçen hafta düzenlenen ve başörtüsü konusunun ele alındığı sempozyumu yönetti. Aynı tarihte Santralistanbul'da "Mahrem" isimli bir de sergi açıldı. Göle, mahremin artık moda ve estetikle birleştiğini söylüyor.

* Sempozyumda Modern Mahrem tartışıldı ama serginin ismi sadece Mahrem.
Evet çünkü sempozyumda karşılaştırmalı bir durum var. Farklı coğrafyalardan farklı kültürlerden örnekler var. Sergide de benzer bir biçimde farklı kültürlerden tarihsel tecrübelerden gelen sanatçılar var. Sergiyi sadece "Mahrem" olarak tutmak istedik, daha kişisel bir bakış açısına da vurgu yapıyor.
Modernlik konusunu illa benim yorumladığım şekilde mahreme oturtmak zorunda değiller. Yani bu projenin amacı, düşüncenin görsele dönüşmesi değil. Amacımız, sanat ve bilimin kendine özgü ifade biçimlerine yer verebilmek ve birbirlerini beslemelerini sağlamak.

* Sergide çok sert mesajlar var, bazıları rahatsız edici.
Öyle. Sarsıcı değil mi? Sanat abartarak rahatsız ediyor, düşündürtüyor.

* Modern mahrem kavramını bir yere bırakırsak, mahrem kelimesi sizin için ne ifade ediyor?
Bu soruyu "Modern toplumda mahremiyetin yeri nedir?" şeklinde genişletebiliriz. Çünkü mahrem deyince akla önce kadın geliyor. Bu durum sadece İslami toplumlara has değil. Kadının bedeni ve cinselliği, özel alankamusal alan ikiliğini, içeri-dışarı mekânlarını, haremlik-selamlık ayrımlarını, neyin serbest, neyin yasak olacağını belirliyor.
Mahrem deyince sadece örtüyü ya da kadının cinselliğini, kişiye ait olanı değil aynı zamanda mekânları, mimariyi de düşünmek gerekir. Nitekim sergi mekânını bir sanatçı mahrem alana dönüştürdü. Akademisyenler de modern mimarinin, şeffaflık arayışının mahremi dönüştürdüğünü, bireyleri kontrol etmeye yönelik olduğunu gösterdi.

* Mahrem sergisine dönersek, beni rahatsız eden bir çalışma vardı. Bütün moda dergilerinin kapağında çarşaflı kadınlar var.
İlginç bir çalışma. Mahreme estetik ve modayı katıyor. Örtünme ve açılma arasındaki, estetik ve din arasındaki ilişkileri irdeliyor. Yani başörtüsü siyasi bir simge, ikon olmaktan çıkıyor.

* Kapalı ama ağır makyajlı kesim de var.
Doğru. Tahran'da da öyle. Makyaj onlar için çok önemli çünkü kendilerini ifade edebilecekleri tek yer yüzleri. Baskıya en çok karşı duran başı örtülü kızların en fazla makyaj yaptığına, boyandığına tanık oluyoruz.

* Altında yatan bir mesaj mı var yani?
Ben ona kişiselleştirme diyorum. Örtünün farklılaştırıcı olduğu kadar aynılaştırıcı bir işlevi de var. Sergide üç peçeli kızın birbirinin resmini çektiği iş, buna güzel bir örnek.



sabah


feed0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy
 
 
 
 
 
 
   
 

Dengeli.net - Kalemini Kullan Sessiz Kalma...

 
Outlook ve diğer RSS okuyucu programlar ile haber başlıklarını takip etmek isterseniz aşağıdaki resme tıklayın.Açılan sayfanın adresini kopyalayın ve ilgili yere yapıştırın. 

E-mail ile haberdar ol:

Sistem FeedBurner


ÖNCEKİLER
SONRAKİLER