Javascript must be enabled in your browser to use this page.
Please enable Javascript under your Tools menu in your browser.
Once javascript is enabled Click here to go back to Haberler Dengeli.net
Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

Anasayfa arrow Yazarlar arrow Çekirdek Korkusu
Çekirdek Korkusu Yazdır E-posta
Yazar Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Pazartesi, 26 Kasım 2007

Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL Uzun süre maddenin en küçük parçası diye bilinen atomun da içinde ayrı bir dünyanın bulunduğu öğrenileli yaşanan korkunun haddi hesabı yok.

Korkunun temelinde atom çekirdeğinin parçalanışıyla çıkan enerjinin dehşeti yatıyor. Özellikle, 1945'te Japonya'ya atılan iki atom bombasından sonra.

Son derece olumlu amaçlar için de kullanılabilen o enerjiye "nükleer" deniyor. Latince'de "çekirdek" anlamına gelen "nucleus" sözcüğünden yapılmış bir sıfat olduğu için "çekirdeksel" desek pekâlâ olurdu ama, "nükleer" yerleşti kaldı. Belki, Batı kaynaklı sözcüklere düşkünlüğümüzden ötürü.

Şöyle ya da böyle yarım yüzyıldır dillerden düşmeyen bu sıfat, zaten birçok açıdan bölünmüş dünyaya yeni bir bölünme getirdi: Nükleer enerji teknolojiyle onu silaha dönüştürme yeteneğine sahip olan ve olmayan devletler. Sahip olanların bir kısmı teknolojiyi kullanırken kendilerinin "sorumlu" davranacağını, sahip olmayıp elde etmeye çalışanların aynı ölçüde sorumlu olmayacağını iddia edip belirli bir tekel oluşturdular ve onlara yan gözle bakmaktalar. Ne var ki, Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkeler itirazları dinlemeyip kendi çabalarıyla bu tekeli aşmayı becerdi; İsrail'e de göz yumuldu.

Şimdi sıra İran'da. Bu "İslam Cumhuriyeti" de o teknolojiyi geliştirmek istiyor. Amerika ise tıpkı Saddam için yaptığı gibi, İran'nın "kitle imha silahı" yapacağı iddiasıyla konunun denetlenmesi için Birleşmiş Milletler'ce kurulan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nu harekete geçirdi.

Kurum'un son raporu 15 Kasım 2007'de yayımlandı. Rapor, ABD'nin iddialarından farklı olarak, Tahran'ın denetim konularında pek de olumsuz davranmadığını, bazı bilgileri verdiğini bildiriyor.. ama bazılarını vermekteki gönülsüzlüğünü belirtmekten de geri kalmıyor. Bu nitelikleriyle, hayli dengeli.

İran yönetiminin sanıldığından çok daha etkin olduğunu gösteren bir nokta: Tahran, raporun yayımlanışından sadece bir hafta sonra tek günlük uluslararası bir toplantı düzenleyip dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen hukukçulara ve uzmanlara kendi bakış açısını anlatma ve tartışma becerisini gösterdi. Perşembe günkü toplantıda ağır basan görüş şöyle özetlenebilir: "Sorun özde siyasidir ve ABD'nin telaşı daha çok kendi Ortadoğu politikasına engel olarak İran'ı görmekte oluşundan kaynaklanmaktadır. Gelişmiş ülkeler nükleer teknolojiye sahip olacaklar da gelişmekte olan Üçüncü Dünya ülkeleri aynı alanda teknoloji geliştirme hakkından niçin yoksun kalsınlar?"

Kim ne derse desin, Tahran'ı yönetenlerin bu tutumu, uluslararası arenada İran'ı kolayca itilip kakılabilecek bir ülke sayan gurur kırıcı girişimlere karşı ulusalcı bir öfkenin izlerini taşımakta. "Ortadoğu, Ortadoğuluların işidir ve kendi petrol çıkarlarını örten bahanelerle bu bölgenin işlerine burun sokmak isteyenlere müsaade edilmeyecektir" demek isteniyor. Arif olan anlasın diye...





  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bekİr COŞKUN
Bekir COŞKUN Kırmızı ışıkta kendi duran otomobil... Doğrusunu isterseniz haberi okuyunca, "İşte, Türklere en yararlı buluş" dedim:
YIlmaz ÖZDİL
Yılmaz ÖZDİL Polis niye ateş etti? ANKARA’da polisin "ateş açarak" durdurduğu araçtan, azılı gaspçı çıktı....
 
Mümtaz SOYSAL
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL Ayaklanma Yobazlık, Osmanlı'daki çağdaşlaşma girişimlerine karşı çıkmanın adıydı. En tipik olanı, matbaanın &uum...
 
FATİH ÇEKİRGE
Fatih ÇEKİRGE Fısıltı terörü Bir süredir Türkiye üzerine terörün çok ötesinde bir oyun oynanıyor.Bu oyunun adı, ...
BEHİÇ KILIÇ
BEHİÇ KILIÇ Bugün dünden bellidir. VATANSEVER yazar Uğur Mumcu ‘nun 1 Nisan 1984 tarihli yazısı şu günlerde internet sitelerinde dolaşıyor... Mu...
 
Serdar ANT
Serdar ANT Türkiye'ye Kim Sahip Çıkacak? Türkiye'nin 200 yıllık rüyası Batılılaşmak idi.Tanzimat…Islahat…Meşrutiyet…Cumhuriyet...