Javascript must be enabled in your browser to use this page.
Please enable Javascript under your Tools menu in your browser.
Once javascript is enabled Click here to go back to Haberler Dengeli.net
Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

Anasayfa arrow Yazarlar arrow Plansızlığın Şaşkınlığı
Plansızlığın Şaşkınlığı Yazdır E-posta
Yazar Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Perşembe, 22 Kasım 2007

Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL Başbakan'ın bir dediği bir dediğini tutmuyor son günlerde.

Bir bakıyorsunuz, celallenmiş, ateş püskürmekte. PKK'nin üstüne yürüyüp yeri göğü sarsacak gibi. Bununla da kalmayıp Barzani'yi de tepeleyeceğini, Erbil'de taş üstünde taş bırakmayacağını sanabilirsiniz.

Bir bakıyorsunuz, son derece barışçı. Barış için herkesle görüşecek.

Bir gün siyasal "çözüm", öbür gün "Önceliğimiz terörü önlemek" diyor.

Yalnız o mu? Yanındakilerin de bir bölümü "Başbakan'ın Kürt Planı var" demekte; kimi "Plan yok; önce şiddeti bitireceğiz" demek ister gibi.

Keşke bir plan olsa da herkes kendini ona göre ayarlayabilse. Hayır, zihinlerde plan yok, bir "genel proje" var: Türkiye Cumhuriyeti'ni "ılımlı İslam devleti" ne dönüştürmek. Sözcükler, onların değil, ABD'nin.

Hem yeterli, hem de elverişli: Özdeki dinci yaklaşımı belirtiyor ve aynı zamanda "ılımlı" oluşuyla kimseyi ürkütmeme amacına yönelik.

Ne var ki, bu deyimi benimsemek, amaca varmada izlenecek strateji ve taktiklerde işbirliğini zorunlu kılıyor. Hedeflerin tanımlanması, seçimlerde izlenecek propaganda tarzları, nelere müsaade edilip nelerden kaçınılacağı hep Atlantik ötelerinden fısıldanan reçetelerle yürütülmekte.

O zaman, içteki plansız gidişi ister istemez "stratejik" denen ortaklığın bütün Ortadoğu'ya ilişkin hedeflerine uyarlama gereği ortaya çıkıyor. Var olan şaşkınlığı, tutarsızlıkları, günden güne görülen dönüşleri daha da arttıran bu.

Oysa, yalnız ABD'nin ve iktidarın değil, Türkiye'deki bütün partilerin ve güç odaklarının da birer Güneydoğu planı olmalıydı. Güvenlik sorunlarının yanında ekonomik gelişmeyi, sosyal yapı değişikliğini, toprak reformundan eğitimin örgütlenmesine kadar bütün alanları kapsayan, uygulama ve denetim mekanizmalarını ortaya koyan bir plan.

Heyhat, bırakın öbür partileri, ana muhalefet partisi bile böyle bir şey ortaya koymuş değil. Tam tersine, parti lideri Güneydoğu'yu bir yana bırakıp Kuzey Irak'taki Kürt gençlerinin Türkiye'de eğitilmesinden dem vurmakta.

O zaman, ister istemez, başka güç odakları ve en başta da Güneydoğu'nun güvenliği için her gün çırpınan, kanlarını akıtan Silahlı Kuvvetler akla geliyor. Orası, bölge için bir ekonomik ve sosyal plan beklentisini yıllardır tekrarlayıp durdu. Kimse kılını kıpırdatmadığına göre, onun bölgeyi en iyi tanıyan ve ayrıca plan kavramını düşünme tarzının temeli sayan bir güç olarak, ana çizgileriyle böyle genel nitelikte bir "plan" hazırlayıp sivillerin önüne hedef olarak koyması çok mu yanlış olur?

Bu ülkede her şey sıra mantığına göre yapılıyor mu ki, askerlerin sivillere hedef göstermesi yanlış olur diye düşünesiniz?





  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bekİr COŞKUN
Bekir COŞKUN Kırmızı ışıkta kendi duran otomobil... Doğrusunu isterseniz haberi okuyunca, "İşte, Türklere en yararlı buluş" dedim:
YIlmaz ÖZDİL
Yılmaz ÖZDİL Polis niye ateş etti? ANKARA’da polisin "ateş açarak" durdurduğu araçtan, azılı gaspçı çıktı....
 
Mümtaz SOYSAL
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL Ayaklanma Yobazlık, Osmanlı'daki çağdaşlaşma girişimlerine karşı çıkmanın adıydı. En tipik olanı, matbaanın &uum...
 
FATİH ÇEKİRGE
Fatih ÇEKİRGE Fısıltı terörü Bir süredir Türkiye üzerine terörün çok ötesinde bir oyun oynanıyor.Bu oyunun adı, ...
BEHİÇ KILIÇ
BEHİÇ KILIÇ Bugün dünden bellidir. VATANSEVER yazar Uğur Mumcu ‘nun 1 Nisan 1984 tarihli yazısı şu günlerde internet sitelerinde dolaşıyor... Mu...
 
Serdar ANT
Serdar ANT Türkiye'ye Kim Sahip Çıkacak? Türkiye'nin 200 yıllık rüyası Batılılaşmak idi.Tanzimat…Islahat…Meşrutiyet…Cumhuriyet...