Sizin için Seçtiklerimiz
İkinci çuval olayı | İkinci çuval olayı |
|
|
| Yazar Rıza Zelyut | ||||||
| Salı, 06 Kasım 2007 | ||||||
|
Artık tam manasıyla anlaşılmıştır ki; Hakkari'nin Dağlıca Karakolu'ndan esir alınıp Kuzey Irak'a götürülen 8 askerin macerası, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) aşağılamak için düzenlenmiş operasyonlardan birisidir. Hatırlanacağı üzere, TSK'nin kamuoyundaki değerini düşürmek üzere ilk saldırı 4 Temmuz 2003 tarihinde Kuzey Irak'taki Süleymaniye kentinde yapılmıştı. Amerikalı askerler; yanlarında peşmergeler olduğu halde, bu şehirde yasal biçimde bulunan Türk askerinin karargahını basmışlar; 11 askerimizi ve başındaki binbaşı Aydın E.'yi etkisiz hale getirip ellerini arkadan bağlamışlar; başlarına çuval geçirip 60 saat hapiste tutmuşlardı. Nedeni belliydi: 1 Mart 2003 tarihinde TBMM'de, ABD'nin Türkiye üzerinden Irak'a girmesini öngören tezkere reddedilmişti. İddiaya göre; AKP Hükümet'inin ABD ile ilişkilerden sorumlu üyesi, Amerika'ya gitmiş; şöyle demişti: "Biz tezkerenin geçmesini istiyorduk ama asker el altından buna karşı çıktı. O yüzden askere birlikte bir ders verelim!" Amerikan yönetimi; bu amaçla 11 askerimizi Süleymaniye'de esir almıştı. Süleymaniye baskınını; Irak'ta ABD tarafından cumhurbaşkanı yapılan Celal Talabani'nin oğlu Bafel Talabani de kameraya almıştı. ASKERİ BARZANİLER KAÇIRMIŞ Dağlıca Karakolu'nun basılması, oradaki askerlerin bir bölümünün öldürülüp bir bölümünün de esir alınarak Kuzey Irak'a götürülmesi ABD'nin düzenlediği bir operasyondur. Burada; PKK'nin sadece bazı adamları kullanılmıştır. Baskın; ABD gözetiminde, onların sağladığı haberleşme ağıyla, ABD malı ulaşım araçlarıyla gerçekleştirilmiş; esir alınanlar da yine ABD tarafından anında Kuzey Irak'a taşınmış; Mesut Barzani'ye teslim edilmiştir. 8 askeri bırakanlar PKK'lılar değildir; Mesut Barzani'dir. Haberlerden bu durum gayet açık biçimde anlaşılmaktadır. Mesut Barzani Kuzey Irak'ın yani kendilerine göre Kürdistan'ın devlet başkanıdır. Bu devlet başkanı Türkiye'ye dostluk mesajı vermek üzere askerleri geri vermiştir. Bu durumu; Mesut'un yeğeni, Kuzey Irak'ta başbakan ilan edilen Neçirvan Barzani, açıklamasıyla ortaya koymuştur. Neçirvan; "8 askeri serbest bırakmamız, Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istememizin bir işaretidir!" diyerek, bu işin kendileriyle olan ilgisini de itiraf etmiştir. Bütün haberler; askerlerimizin Mesut Barzani'nin çabasıyla serbest bırakıldığını bildiriyor. Askerlerin Kuzey Irak'ta Barzanilerin elinde bulunduğu da anlaşılıyor. Yani; Dağlıca baskınında PKK'lı militanlar kullanılmış olsalar bile olayı planlayan ve bu baskıncılara her türlü imkanı sağlayan ABD ve Mesut Barzani ekibidir. Bunlar; önce askerimizi esir almışlar; sonra da iyilik yapıyormuş gibi onları serbest bırakmışlardır. Millet olarak ne duruma düşürüldüğümüzü görüyor musunuz? Kimse, PKK'yı düşman saymasın... Asıl düşman bu militan takımını besleyen Barzani-Talabani çetesi ile bunları devlet haline getirmeye uğraşan ABD-İsrail emperyalizmidir. Barzaniler'in atalarının Yahudi olduğu iddiası ile Mesut'un babası Molla Mustafa Barzani'nin İsrail'in özel dostu, hatta ajanı olduğunu hatırlarsak; ilişkilerin nereden geldiğini kavrarız. Bugün ABD'yi yöneten neo-conların elebaşıları da Yahudi'dir. Irak ve Ortadoğu saldırıları da hem enerji yollarını kontrol etmek hem de İsrail'e yardımcı yeni bir devlet (Kürdistan) oluşturmak amacıyla düzenlenmiştir. Bu operasyona karşı çıkan Suriye korkutulup susturulmuş; İran hedef tahtasına konulmuş; Türkiye ise ekonomik olarak kuşatılmıştır. Bir senede AKP'yi iktidara getiren ABD; bu siyasi çizginin asker düşmanlığını kendi çıkarları ile bütünleştirerek PKK'yı yeniden canlandırmıştır. Daha önce de yazdım: Türkiye; PKK ile bezdirilip Kuzey Irak'ta kurulan Kürt devletine razı edilecek. Sonra da PKK'nın defteri dürülecektir. Bu ortamda Başbakan Erdoğan'ın ABD'ye gitmesinin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü; Türkiye Barzani'ye dokunamayacaktır. Zaten Başbakan, "Biz savaş değil operasyon yapacağız!" diyerek Kürtçü çetelere rahat nefes alma imkanı vermiştir. Sonra operasyona bile cesaret edememiş, dış gezilere çıkarak milleti kandırmaya devam etmişitr. Bu sıcak ortamda, durmadan zam yaparak milleti acıyı hissettirmeden soyan AKP Hükümeti'ni takdir etmemek mümkün mü?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
||||||
Türkiye'yi ve bütünlüğümüzü nasıl koruyacaklar? Önce, İç Hizmet Kanunu madde 35'i iyi okumak gerekir.
Çanakkale'de Almanların Niyeti
'Teslim olmayı değil, Ölmeyi yeğleriz'
Emekli Muvazzaf Uzmanlar Derneği, kaçırılan 8 askerin rütbelerinin medyada “uzman çavuş” olarak aksettirilmesinden duydukları rahatsızlığı RTÜK’e bildirdi.
"Yazıklar olsun"
TBMM'nin, Başbakan Erdoğan'ın ABD gezisi ertesine bıraktığı "Ermeni soykırımı" iddialarını tanıyan ülkelere yönelik kınama deklarasyonu hala yayınlanmadı.
Artık, böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız... Artık bu ülkede, hırsıza hırsız, ahlaksıza ahlaksız, haine hain diyemezsiniz!.. Derseniz, kaymakamı, ardından valisi soruşturmayı bastırıverir!.. Minicik bir çocuk olsanız bile fark etmez; hükümetin görevlisi (devletin değil!) anında yakanıza yapışıverir... Tıpkı Keşan'da olduğu gibi!..
Sınır ötesi operasyon tezkeresinin üzerinden 20 gün geçti. Sabrı taşan halk köklü tedbir için ayakta. İktidar "sözün bittiği" yerdeydi, hâlâ orada.
CNN Türk kimin emrinde!...
Aydın Doğan'ın sahip olduğu CNN Türk haber kanalının yayın politikası, Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü ciddi olarak tehdit eder hale gelmiştir.
Artık tam manasıyla anlaşılmıştır ki; Hakkari'nin Dağlıca Karakolu'ndan esir alınıp Kuzey Irak'a götürülen 8 askerin macerası, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) aşağılamak için düzenlenmiş operasyonlardan birisidir.
Aydın Valisi'nden Eğitim Sistemine Eleştiri
Aydın Valisi Mustafa Malay, Türk Eğitim Sisteminin Ezbercilik Yüzünden Büyük Zararlar Çektiğini Belirterek, "Ezbercilik Yüzünden Çocuklarımız Papağan Gibi Yetişiyor" Dedi.
İnsanlık Dışı Yunanistan!..
Yunan Sahil Güvenliğinin Kaçak Göçmenlere Yaptığı İşkenceleri Anlatan Rapor Üzerine Hükümet Soruşturma Başlattı.
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin
korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,
elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.K.Atatürk