Javascript must be enabled in your browser to use this page.
Please enable Javascript under your Tools menu in your browser.
Once javascript is enabled Click here to go back to Haberler Dengeli.net
Kayıp Parola? Kayıt Ol
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Dengeli.net

Anasayfa arrow Yazarlar arrow Istakozlaşmak mı?
Istakozlaşmak mı? Yazdır E-posta
Yazar Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL   
Salı, 04 Aralık 2007

Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL ŞÖYLE ya da böyle yüzde 46 oy alarak seçimden çıkmış bir iktidarın halk yığınlarına günlük yaşamda ve gelecekte yararlı olabilecek köklü işlerle uğraşması, onlara el atması beklenir, değil mi? 

Ağalığın hâlâ hüküm sürdüğü bazı yurt köşelerinde toprak reformu yapmak ya da planlı ulusal kalkınma programı ilan ederek tüketimi kısıp tasarrufu özendirip büyük yatırımlara girişmek gibi. Hele bu seçimi muhtaçların oylarını alarak kazanmışsanız, onların refah düzeyini yükseltecek ve sosyal dengesizlikleri düzeltecek işler yapmak gibi.

Ama hayır, şimdiki iktidar tam ters işlere ve en başta da kendisini iktidara getirmiş bir sistemin temellerine dinamit koymaya kalkışmıştır.

Adaletin güvencesi olan yargı bağımsızlığını yıkacak adımlar atmanın başka anlamı var mı? Oysa, bütün mahkemelerinde "Adalet mülkün temelidir" yazan bir ülkede yaşamaktayız. Ülke, vaktiyle padişahların mülküydü; şimdi ulusundur. Ulusun ekonomik varlıklarını, verimli işleyip kamuya para kazandıran büyük işletmeleri " babalar gibi " satsanız bile, ulusun ülkesini ayakta tutacak adalet sistemini nasıl yıkarsınız? Vaktiyle Danıştay'ca iptal edilmiş bir yönetmelik hükmünü şimdi yasa maddesiyle yeniden ortalığa sürmenin ve yargıçlık mesleğine girecekleri "mülakat" a tabi tutmanın başka anlamı yoktur.

Niçin?

Çünkü Adalet Bakanlığı bürokratlarının önüne çıkacak yargıç adaylarına "bir şeyler" sorarak varılabilecek sonuç, olsa olsa, onların hangi "meşrep" ten olduklarını anlamak olabilir. "Sınav" olsa, bilgi yoklaması derdiniz; ama dereden sudan başlayıp kolaylıkla inançlara, tarikat bağlantılarına, etnik kökenlere ve ideolojik ya da etik boyutlara uzanabilecek bir konuşma, kişiler konusunda, nesnel değil ancak öznel bir değerlendirmeye yol açar.

Öznel, yani konuşturanların kendi meşreplerine göre değişen.

Bu, yargıyı iktidarın istediği yönde siyasallaştırmak demektir.

Genel tablo artık iyice netleşmiştir: Kemalist Cumhuriyetin, hatta düpedüz Cumhuriyetin kaleleri birer birer düşürülmektedir. Bu tablo karşısında endişe verici olan, vatandaşların böyle bir gidişe sinsice alıştırılmakta oluşudur.

Sayın Kanadoğlu geçen günkü bir konuşmasında bunu "içine atıldığı su kaynatılıp ısı arttıkça haşlanmakta olduğunu fark etmeden ölen ıstakoz" un durumuna benzetmişti. Eskiden de kurbanlık "mor koyunlar" dan söz edilirdi.

Ne var ki, insanlar ne ıstakozdur, ne de koyun. Ne olduklarını göstermeleri için sonuna kadar uğraşmaya değmez mi?


 




  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bekİr COŞKUN
Bekir COŞKUN Ulusal körlük... CUMHURBAŞKANI’na "O rektör adayının karısı çarşaflı" demişlermiş, kendisi araştırmışmış, meğ...
YIlmaz ÖZDİL
Image Türban anketi ÇANKAYA türbanlı mı? Türbanlı.Başbakanlık türbanlı mı?Türbanlı.Dışişleri Bakanlığı?Türba...
 
Mümtaz SOYSAL
Image Bütçe Geçtikçe MECLİS'İN genel kuruluna gelen, her zaman olduğu gibi bir iki günlük hafif bir dalgalanma yaparak ge&ccedi...
 
FATİH ÇEKİRGE
Fatih ÇEKİRGE Kabahat kimde! Kürt kökenli vekillere sordu: Eve dönüş yasası neden işlemedi? Mahkeme mi başarısız, Meclis mi?...
BEHİÇ KILIÇ
Image ODTÜ kriterleri... Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencilerinden, bir takım vahim iddiaları içeren bir mektup almış ve bu m...