|
On iki dev adama destek tam; futbol takımı için yetmiş milyon yürek birlikte; küresel ısınma için yüzlerce insan yürüyüş yapıyor;
Hayvan hakları için çarpışan, ağlayan, kavga eden insanlarımız var; her gün at yarışı oynamak için yüz binler ya hipodromda ya televizyon karşısında; Cuma namazı, bayram namazı vakitlerinde camilerimiz dolup taşıyor, cemaat avlularda; kadın programlarında yüzlerce hanım stüdyolara akın ediyor, evlerindekiler hayatlarını o saatlerde durduruyor; fakat pek az birey şehit düşen asker, polis ve insanlarımız için harekete geçiyor.
Vah vahh& veya Allah rahmet eylesin& demek yetmiyor bazen karşılaşılan olgulara tepki gösterirken. Haber bültenlerinde on dakika yer vererek çalkantılara, duyurulmuyor gerçekler insanlara& Ve o insanlar ki zaten uyanmaya, ayağa kalkmaya hiç istekli değiller.
Üniversiteler eylem yaptı deniliyor, şehit vermemizin peşi sıra gelen gün, bakıyoruz koskoca Türk Üniversitelerinde yarattığı infial bu olayların, ancak birkaç yüz öğrenciyi, hadi bilemedik, sayamadık, göremedik diyelim bin-iki bin kişiyi harekete geçirmiş. Sivil toplum örgütleri basın açıklamaları dışında bir örgütlenmeye gerek görmüyor. Halk kahvehanelerde, berberlerde, işyerlerinde konuşmaktan öteye geçmiyor.
Bize neler oluyor? Neden duyarsızlaştık biz gencecik yiğitlerimizin kahpe mayınlarla, sinsi kurşunlarla, hain bombalarla, yol kesmelerle, sınırdan sızmalarla kaybedilmelerine? Çok mu duyduk bu haberleri? Olağan bir şey haline mi geldi? Ne acı o zaman. Ya da başımıza, yakınımıza, oğlumuza denk gelmediği için gerçeklik olarak algılayamıyor muyuz olup bitenleri? Vurdulu kırdılı bir Amerikan filminden ucuz bir sahne gibi mi geliyor tüm yaşanılanlar?
Ateş düştüğü yeri yakar derler& Yaşadığınız yer yeşil fidanlarını yitirip, koca ağaçlarını yitirip, ulu çınarlarını yitirip giderse ve geriye kalan sadece sap ve samansa (ki toplumumuzun aldığı hal giderek bu olmaktadır) o bir-iki düşen ateşler, o küçük kıvılcımlar bütün evinizi, bahçenizi yakar ve siz umursamazca oturduğunuz tek pencereli ala karanlık odada kapana kısılıp kalırsınız, hatta cayır cayır yanarsınız hiçbir şey yapamadan.
Çocuklarımızın hepsinin, kuşaklarımızın içinden geçip büyüdüğü eğitim sistemi sayesinde cümlemizin aşina olduğu yöntemle bir soru sormak istiyorum sizlere:
SORU: Aşağıda verilen son günlere dair gelişmelerden hangisi ülkemizin devamı ve gücü açısından sizce en önemlisidir?
A) İbrahim Acıhaykırışın televizyon programında çayda çıra ekibi oynatıp oynatmadığı B) A milli buz hokey takımının Burkina Faso ile deplasmanda yapacağı maç C) Maldivler Rufiyaa sının Yeni Türk Lirası karşısında olması gerekenden daha az değerli olması sonucunda bazı iş adamlarının zarar ediyor olması ve tüm bu elzem gelişmelere rağmen Merkez Bankasının gerekli müdahale ve faiz indirimine gitmemesi D) Şeyda Sayman, Tülbent Ergen, Hülya Tavşan, Sibel Candan gibi ünlü televizyon yüzlerinden her hangi birinin Fethiye koylarında yatlarda verdiği inanılmaz selülit görüntüleri E) Kullandıkları silah, bomba, mayın gibi teçhizatları vazgeçilmez bir müttefikimizin üretimi olan, her fırsatta terör örgütünü kınayan ve bizimle işbirliği yapmayı taahhüt eden komşu bir ülkeden sınırları gizlice aşan kahpelerin taptaze canlara kıyması
Cevap vermekte zorlandığınızın farkındayım. Zorlanıyorsunuz çünkü yıllardır damarlarınıza pompalanan medyatik ilaçlar sizleri diğerlerinin daha gerçek olduğuna inanmaya zorluyor.
Toplumsal zihin yetimiz ve hafıza yitimimiz artık milletimizin geçmişi hakkında yalan dolan kararlar alanlar ve onlara bunları aldıranlar tarafından alay konusu ediliyor. Türkler bir iki gün konuşur sonra unuturlar. Diyor Amerikalı sözcüler, Ermeni siyasetçiler.
Kim ne yapmalı o zaman? Hadi artık zorlayın kendinizi. 80 darbesinin ve sonrasındaki güç ile fikirleri susturma politikasının yetiştirdiği, değiştirdiği yahut ürettiği bireyler olmaktan kurtulun artık. Zorlayın kendinizi ve unutturmayın dün olanları. Kahvehanede okeye dördüncü aramayın mesela, onun yerine alın bayraklarınızı mahalle mahalle, sokak sokak, birey birey tepkinizi gösterin. Demokrasi bunun için var, cumhuriyet bunun için var ve bunun için canlarını verdi o çocuklar, bunun için VATAN SAĞ OLSUN !!! diyor anne-babalar; her şey sizler rahat edin diye, sizler özgür olun diye, sizler sizin olana bir gün sahip çıkın diye&
Sana bana birimini 10 liradan satarken elektriği, hainlere destek veren Kuzey Irak a birimini 7 liradan satanlara NİYE ? diye sormanın zamanı gelmedi mi hala? Peşmergelerin hayat damarlarından birisi olan sınır kapımızı kapatmanın zamanı gelmedi mi? İncirlikten gelip giden ve resmen yüzümüze tükürüp sonra pardon deyip kirli mendillerini yüzümüzü silelim diye uzatanlara cevap vermenin zamanı gelmedi mi?
Bayrakları tekrar asmalı pencerelere, ele alıp al sancağı çıkmalı meydanlara, destek vermeli ordumuza ve cesaretlendirmeli bu illetin kökünü kazıyacak önlemleri almaktan korkan siyasetçileri, Korkmayın oy kaybetmez, koltuktan olmazsınız! demeli. Dış dünyaya ağzımızdan düşmeyen o kırmızı çizgilerin bu coğrafyada bin yıldır kan ile çizildiğini ve onların göremeyeceği kadar silikleşmiş ise tekrar çizileceğini ispatlamalı.
Ülkenin derdinin yeni anayasa, türbanın kamusal alan zaferi veya Amerikanın çıkarlarını onlardan bile çok savunmak olmadığının farkına vardığımız günler umarım yakındır. Yazının başında değindiğim kalabalıklar tüm o uğraşların ve yapmayı sevdikleri şeylerin ve kendilerini adadıkları fikirlerin hepsi ama hepsinin ancak bu ülkenin varlığını bağımsız, onurlu, güçlü ve tartışmasız devam ettirebilmemize bağlı olduğunu idrak etmeliler.
Bütün fidanlarımız, tüm çınarlarımız kökünden sökülmeden, üstüne bastığımız toprak ayağımızın altından çekilip alınmadan tırnaklarımızı, dişlerimizi geçirmeliyiz onlara uzanan ellere&
Artık beynimizi soğuk suya daldırmalıyız ve bir an evvel ayılmalız!!!
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
1. Yazan Dündar YENİ, 11-10-2007 19:04 Değerlendirme mükemmel. Cümlelerin içinde "tıpkı israil bombalarında çocuğunu kaybetmiş bir anne" gibi gözü yaşlı gördüm Türkiye'mi. Evet belki bazılarınızın söylediği yada söyleyeceği gibi "bir ülke hakettiği gibi yönetilir" cümlesi bazı halklar ve ülkeler için doğru olabilir. Ancak biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları (alt kimlik-üst kimlik problemi yaşamayan) bunları haketmedik. Hakettiğimiz gibi yönetilmek umudu ile....
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |