|
ABD ve AB nin 30-40 sene önce açıkladıkları ve herkesin gözü önünde adım adım uyguladıkları ,
Bölünmüş Ortadoğu Projesinin Türkiyeyi ilgilendiren bölümüne göre ; Biryandan , Türkiye Cumhuriyetinin , Atatürkçü ve Demokratik - Laik rejimini yıkarak islami bir rejim getirip , Milleti dini maske altında istediği gibi kontrol altında tutabilmek ve böyle bir Türkiye üzerinden , hem Rus - Türki coğrafyasına, hemde Ortadoğuya hakimiyet sağlayabilmek , Diğer yandan , Kürt ırkçılığını körükleyerek kendi himayelerinde ve kontrolünde kurulacak olan bir Kürt devletinin altyapısını hazırlamak. Ilımlı islam için görevlendirilerek ,Türkiyede , şeriat naraları atan, dini maskeyle esas kimliğini saklayıp ,Atatürke ve Türk Milletine küfredip tehdit edenler ile Kürt ırkçılığı için görevlendirilip eline silah verilip bebekleri bile öldürtenler aynı kimselerdir..
28 Ağustos 2007 tarihi itibarı ile ABD nin ve AB nin eriştiği aşama şudur:
- Kürdistan için görevlendirilen PKK vasıtası ile, bölücü Kürt ırkçılığı Meclise kadar girmiştir. - Devlet yönetimi artık Türk Milletinde değil , ılımlı islam maskesiyle , Kürt İslam sentezcileri diğer adı ile Şeyh Said ve Saidi Kürdi ciler ve bunların efendileri ermeni , yahudi , hristiyanlardadır. - PKK , görevini yerine getirdiğinden lağvedilme zamanı gelmiştir. Yurt dışındaki PKK cılar Barzaninin ordusunda barındırılıp Türklere karşı savaşa devam edecek , Türkiyedekiler ise afedilip iş güç sahibi yapılması için Türk ordusuna örneğin paralı asker statüsünde yerleştirilip , zamanı gelince oradan Şeriatın askeri olarak Türk Milletine kurşun sıkacaktır. - TSK nin kilit noktalarında , takiyyesini başarı ile yaparak kendini gizleyebilmiş Fetullahçılar , diğer adı ile Saidi Kürdiciler olmadığını kim garanti ve ispat edebilir. PKK yı mecliste, türbanı , Çankayada içine sindiren , Türk Milletini 30-40 yıldır olaylar karşısında aciz ve şaşkın bırakan TSK değilmi.
ÇÖZÜM :
Türk Milleti Ordusuna sonsuz bir güven bağlayarak , şu olursa ordu izin vermez bu olursa ordu aslaaa izin vermez diye ,diye bugünkü duruma gelmiştir. Bundan sonraki adımlarında Ordusunun desteğini değil , kösteğini hesaplamak mecburiyetindedir. Atatürk'ün Bursa nutkunda değindiği gibi.
Türkiyede , Türkler ve gayri Türkler yaşamaktadır. Her iki tarafta hiçbir ayrım gözetmeden aynı haklara sahiptir. Biz Türkler , Atatürkün kendi yazdığı ve 1950 li yıllara kadar liselerde yurttaşlık bilgisi ders kitabı olarak okutulan medeni bilgiler kitabında belirttiği gibi Kürt Türk ayrımı yapmadık. Kürtleride , çerkezleride , Boşnaklarıda Türk ulusunun aynı kökene aynı kültür ve geçmişe sahip fertleri olarak gördük. Biz böyle gördükçe ayrım gayrım yok dedikçe ABD ve AB tarafından Kürt realitesini red etmekle , faşistlikle suçlandık . Diğer yandan realiteyi kabul edip, haklısınız Türk - Kürt ayrı toplumlardır ,sadece din kardeşidir, Yunanlı , İngiliz , Çinli ,arap , sudanlı , malezyalı ne kadar Türk ise Kürtte o kadar Türkdür veyahut tersi dedikçe köpürdüler ve ırkçılıkla suçlanmaya başladık. Öyleki Kürt ; ben kürdüm dedikçe alkışlanırken , Türkün ben Türküm demesi ırkçılık olarak nitelendirilmeye başladı.
Yaratılmak istenen ortam şudur : gayri Türkler gizli kalacak onlar söylemedikçe gayri Türk olduğunu bilmeyeceğiz . Ayrım gayrımı ihaneti onlar yapacak , Türkler susacak boyun eğecek.
Türk Milleti ,oyunu kullanırken seçeceği vekilinden tutunda , okulundaki öğretmenine , polisine ,askerine, doktoruna , avukatına kadar kimin Türk , kimin gayri Türk olduğunu artık bilmek mecburiyetindedir. Türkiyenin bugünkü yaratıldığı ortamında bunu bilmek her Türk vatandaşının doğal vatandaşlık hakkıdır. Tutacağım avukatın , seçeceğim milletvekilinin , çocuğumun öğretmeninin , canımı korumakla görevli polis memurunun , doktorumun kim olduğunu bilmek vatandaşlık hakkımdır.
Geleceğimizi garanti altına almak istiyorsak, artık bu sinsiliklere nihayi bir son vermemizin zamanıdır. Bunun tek yolu TC kimliklerine etnik köken diye bir hane açılmasıdır. Türk olmayanlara , örneğin en başta Kürtlere , kimliklerine Kürt ibaresinin yazılması serbest bırakılmalı. Köken hanesine hiçbirşey yazılmamış olanlar doğal olarak Türk kabul edilmeli.
Artık Kürdüyle ,ayrım gayrım olmadan elele halay çekip zılgıt atamayacağımıza göre kaderimizide ayırmanın zamanı gelmiştir. Türklerin bu çıkışı ABD ve AB nin uzun vadede başına iş açabilir ve şiddetle karşı çıkacaklardır. İstekleri bu olmasına rağmen Kürtler ise bu gerçek ile yüzyüze gelince şaşırıp endişe etmektedir. Çünkü gittikleri yolun yanlış olduğunu ancak böyle bir seçimle karşı karşıya kalınca anlayabilmektedirler.
Türk Milletinin tüm dünyayı şaşırtacak ve ileriye dönük tüm planları alt üst edecek ve şu anda yapılabilecek tek etkin somut adım budur. Artık kim Türk , kim gayri Türk bilmek istiyoruz. Gayri Türkler kimliklerine ait oldukları etnik kökeni yazdırmalıdırlar..
|