|
DP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Erdil, yaptığı yazılı açıklama ile AKP Hükümetinin fındık pazarında son dört yıldır müstahsili mağdur eden politika izlediğine dikkat çekerek, “Kıyı kesim bölgelerde fındığın % 75’i toplanmış, harmanlanmış ancak fiyatlar toptancının keyfine terk edilmiştir” dedi.
Türkiye ziraatının önemli ürünü olan fındığın yaklaşık 1.9 milyar dolarlık ihracat potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Erdil, fındığın özellikle Karadeniz bölgesinin ekonomisinin önemli can damarını oluştuğunu ‘yaklaşık 3 milyon vatandaşımızın yegane geçim kaynağı’ ve ‘8.5 milyon vatandaşın da geçimi ile ilgili bir üründür’ diyerek dikkat çekmiştir. Dünya pazarının yaklaşık % 80’lik kısmının Türkiye tarafından karşılandığını ifade eden Erdil, pazarın etkin bir şekilde oluşturulamaması nedeniyle üreticinin zarar ettiğini belirterek, “Bu yıl özellikle rekor düzeyde oluşması beklenen 725-730 bin ton rekolte, bir başka hesaplamaya göre (FSK) 805 bin ton rekolte, arz talep dengesi açısından fiyatların oluşmasında sorunlar çıkaracaktır. Bir önceki yıl 530 bin ton civarında gerçekleşen rekolteye rağmen bu yıl 730 – 805 bin ton ürün beklenmesi spekülatörlerin iştahını kabartmaktadır. Burada hükümet devreye girerek arz fazlasını satın almalı ve fiyatları ezdirmemelidir” diye açıkladı. Geçen yıl 17 YTL olan yazlık gübre fiyatın bu yıl 33 YTL’ye çıktığını, 23-25 YTL olan yevmiye ücretleri de maliyete eklendiğinde fındığın çıplak maliyetinin kiloda 3,5-4 YTL olduğunu belirten Erdil, “Buna göre geçen yıl 5 YTL olan fiyatların bu yıl 6.5 YTL’yi aşan bir düzeyde gerçekleşmesi gerekir. Bu rakamın altında fiyatlar % 150 zamlı gübreyi kullanan müstahsili zarara sokar. Karadeniz’in ekonomisi büyük ölçüde bu fiyat düzenlemesine bağlıdır” diyerek taban fiyat konusunun belirlenmesindeki öneme dikkat çekmiştir. Fındık Pazarında Oynanan OyunlarAçıklamasında daha önceki yıllar alivre satışlarla fiyatların oluşmasını baskılayan taktiklerin halen unutulmadığını, bu yıl da ‘hasat öncesi fiyat’ ve ‘talep fazlası’ polemikleri üretildiğini vurgulayan Erdil, “Kısaca fındık pazarında oyunlar dönmektedir. Daha önceki yıllar oluşturulan fındık konseyi konuya el atarak net bir politika veya önlem üretmemiş, satın almanın finansmanını net bir çözüme kavuşturamamıştır. Özellikle ihracat pazarındaki fiyatların oluşumunu Türkiye iyi yönetmelidir. Son iki yıldır bunda başarılı olamamıştır. Yapılan bir rapora göre Türkiye 2006 yılında 223 bin ton fındığı 1 milyar 952 milyon dolara ihraç ederken 2007 yılında 248 bin ton fındığı 1 milyar 262 milyon dolara ihraç etmiştir. Geçen yıl da aynı durum ortaya çıkmış, 191 bin ton fındık 1 milyar 482 milyon dolara ihraç edilebilmiştir. İhraç pazarında bir daralma olurken fiyatlandırma açısından da müstahsil zarar görmektedir." Sorunun sadece bazı yıllarda oluşan üretim fazlası fındığın alınması olmadığını kaydeden Erdil, “Uygulanacak politikanın amacı; üretim fazlası olan yıllarda bu fazlanın nasıl değerlendirileceğinin belirlenmesi, piyasalarda oluşan düşük fiyatın yükseltilmesi, ihraç gelirinin arttırılması, dünya fındık fiyatlarının ülkemiz tarafından belirlenebileceği gerçeğinin ortaya konulması ve üreticiye emeğinin karşılığının verilmesi olmalıdır” dedi. Geçen yıl hükümetin fındığı bir siyasi çekişme malzemesi haline getirdiğini ve bundan müstahsilin büyük zarar gördüğünü belirten Erdil, bu yıl ise iktidarın fındığı hiç görmediğini belirtti. Belirlenemeyen taban fiyat sebebiyle dara düşen fındık üreticisinin elindeki fındığı düşük fiyatlarla tüccara kaptırdığına dikkat çeken Erdil, “Kısaca fındık, AKP ve tüccar tarafından çiğneniyor. Türkiye 400 bin ton iç fındık ve 100 bin ton işlenmiş fındık ihracatını konuşuyor ve planlıyor olmalıydı. Türkiye 80 yıla yakın bir süredir fındık ürünündeki dünya pazarındaki ezici üstünlüğüne rağmen hala işleme yeteneğini geliştirememesi tartışılmalıydı. Türkiye dünyadaki 75 milyar dolarlık çikolata ve şekerleme pazarından nasıl yararlanabilir diye tartışmalıydı” dedi.
|