|
30 Ağustos geldi, yeni komutanlar görevlerini teslim almaya başladı. Kara Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral Işık Koşaner, görevini Orgeneral Atilla Işık’a devretti...
Devir töreninde, her iki komutan da konuştu...
Orgenerallerin konuşmaları, Genelkurmay başta olmak üzere Komuta kademesinin görüşlerini yansıtır, yani çok önemlidir... Bu nedenle “sözleri” tarihe not düşmekte yarar vardır. Bakalım “Komutan” lar ne demişler..? Jandarma Komutanı olan Orgeneral Işık’ın sözleri... “Türkiye Cumhuriyeti’ni gerek bölgesinde gerekse dünyada saygın, seçkin ve üstün kılan husus; laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, dünyanın evrensel normlarını ve değerlerini benimsemiş ve yaşam tarzı haline getirmiş olmasıdır. Bizden önceki nesillerin bizlere emanet ettiği cumhuriyetin ve onun temel kuruluş felsefesi ile Atatürk ilke ve devrimlerinin korunmasının ve sonsuza dek yaşatılmasının tek yolu hepimizin çok iyi bildiği Atatürkçü düşünce sistemidir. Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkılmasını temel hedef alan, bu hedefe ulaşmak için aklın ve ilmin yol göstericiliğini kabul eden ve dinamik bir dünya görüşü olan Atatürkçü düşünce sistemi bizler için rehber olmaya devam edecektir.’’ Demek ki neymiş?.. “Atatürkçü düşünce sistemi rehber olmayı sürdürecekmiş...” Cumhuriyet ahalisinin bu “vazgeçilmezi”ni Komutan, bunca iş güç arasında, neden hatırlatıp üstüne basa basa söylüyor, sebebi bellidir... Üstelik,”önemli” bir hassasiyet daha da vardır ki o da şudur... Orgeneral Atilla Işık’ın komutasını devraldığı teşkilat, “memleketin bütün tersanelerine girmeyi, bütün ordularını dağıtmayı” hedef almış bir saldırı gücünün birinci dereceden odaklandığı bir kurumdur ve bu kuruma en çok da temelde Atatürk prensiplerini şiar edindiği için göz dikilmiştir... Şu günlerde de alabildiğine yıpratılmaktadır!.. Hem de, eşkıya sürülerine karşı göğüslerini siper ettikleri için peş peşe şehitler vermelerine rağmen... İşte bu yüzden, görevi Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu için bırakan eski Komutan Orgeneral Işık Koşaner, söz konusu durumu şu sözlerle anlatmıştır; “ Yasaların öngördüğü cezaya hiç kimsenin bir diyeceği olamaz. Ancak, münferit olayların bazı çevrelerce derhal teşkilatın tümüne teşmil edilerek teşkilatın suçlu gibi gösterilmesi ve hayali senaryolar üretilerek bu yüce kurumun bütünü ile hedef alınması; canları ve kanları pahasına emniyetin, asayişin ve halkımızın güvenliğinin sağlanmasına çalışan Jandarma Teşkilatımızın güzide mensuplarını derinden yaralamakta ve rencide etmektedir.” Orgeneral Koşaner’in “jandarma”yı anlatan kelimeleri çok doğrudur. “Teşkilatımızın mensupları, haritalarda yer ismi dahi bulunmayan yurt köşelerinde, ülkemiz nimetlerinden hemen hemen hiç istifade imkanı dahi bulamadan, ancak vatan sevgisi ve gururla ve onurla görevlerini yapmaktadırlar. Onlar, bölücü teröre karşı daima ön saflarda yer alan ve bu uğurda canlarını ve kanlarını feda eden ve edecek olan isimsiz, gerçek kahramanlardır.’’ Komutan Koşaner de aynen Komutan Işık gibi altını çiziyor; “Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin koruyucusu olarak, yerine getirmeye devam edecektir’’ Orgeneral Koşaner diyor ki: “Etkin görev yapmamızı engellemeyi hedef alan tüm girişimler, etkisiz kalmaya ve yok olmaya mahkumdur...” “Etkin göreve engel”in faturası, şehitlerdir... Ve engelin odağı da... Komutan anlatıyor; “‘Sanki ülkemizde hiç terör yokmuş gibi düzenlenen yasaların, teröre karşı mücadelede kolluk kuvvetlerinin bilhassa önleyici faaliyetlerinde yetersiz kaldığı ve etkin ve süratli görev yapılmasını geciktirdiği bir gerçektir’’ Yani?.. “Bu mevzuat değişiklikleri, teröre karşı mücadele ve istihbarat faaliyetlerine yeni düzenlemeler getirmiş, özellikle de suç ve suçluyu kontrolde ve gerekli önleyici tedbirlerin alınmasında kolluk güçlerinin yetkilerini kısıtlamıştır. Bölücü terör örgütü ve legal uzantıları, güç alarak, her alandaki faaliyetlerini artırmış, yeni yasal değişikliklerle gelen özgürlükleri istismar edercesine hareket serbestisi kazanmıştır.’’ Engelin adresi Avrupa Birliği... Anlayana işaret “Meclis’e giren pkk sempatizanları!..” en basitinden... Komutanlar konuşurken, iktidar da oradaydı, dinlediler...
|