|
Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL
|
|
Çarşamba, 12 Aralık 2007 |
|
ZONGULDAK, İstanbul gibi, elektrikle ilk aydınlatılan köşelerinden biridir Türkiye'nin. Orada üretilen ve ocakların elektrik sağlayan taşkömürü sayesinde. İstanbul'daki Silahtarağa santralının kömürü de oradan taşınmış.
Kentin doğusundaki Çatalağzı santralı da önce Türkiye Taşkömürü Kurumu'na bağlı olarak kurulup sonra TEK aracılığıyla EÜAŞ denen bir şirkete devredilmiştir. Seydişehir Alüminyum Fabrikası'yla Oymapınar Barajı arasındakine benzer bir ilişkidir bu. Fark şu: TTK kendinden ayrılan santral için EÜAŞ'ye kömür satmak, üretilen elektriğin bir bölümünü de almakla yükümlü.
Yalnız, özelleştirme politikalarının yarattığı kazanç mekanizmalarını daha iyi anlamak için, havzada "rödevans" denen uygulamayı da iyi bilmek gerekir.
Altında tam bir buçuk milyar ton kaliteli taşkömürü yatan havza vaktiyle yılda beş milyon tona yakın kömür üretirken 1980'ler sonrası acayip tutumlarla akıl almaz bir üretim düşüklüğüne sahne oldu. "TTK kamunun sırtına yük; kapansın da ırmak ağızlarında somon üretilsin" türünden saçmalıklarla işçi çıkarılırken bir yandan da bazı rezervlerin özel girişimcilere devredilmesine geçildi. Başlangıçta "büyük işletmeciliğe elverişsiz" yataklardan başlayan bu uygulama, havzadaki madencilik sözlerinin çoğu gibi Fransızlardan kalma bir deyimle "rödevans" diye adlandırılmıştı. İşletme hakkını alanlar, çıkardıkları kömür karşılığında TTK'ye bir pay ödemek zorundaydılar. Sonuç, gitgide büyük sahaların, iş kazalarındaki bir yığın ölümcül sorunlarla birlikte rödevansçılara devri ve TTK üretiminin son yıllarda bir buçuk milyon tona kadar düşmesi oldu.
Bunları bilmek, şimdi Meclis'te sorulan "Başbakan nasıl zengin oldu" sorusuna yanıt bulmadan da başka örneklere bakarak bazı insanların nasıl zenginleştiğini anlamak bakımından yararlı olabilir.
Kentin siyasi haber dergisi "Uyanış" , bu kazanç mekanizmasını özetle şöyle yansıtıyor: Üretimi sürekli düşen TTK verimlilik konusunda kafa yormak yerine, Çatalağzı'na kömür yetiştirme yükümlülüğünü sık sık rödevansçılara kazanç sağlayan ihalelerle dışarıdan alınan kömür her defa düşük gösterilerek sonradan yönetim kararıyla yükseltilmekte, yasadaki istisna tutarları böylece yüzde 150 aşılmaktadır. Öte yandan EÜAŞ de Çatalağzı kömür gereksinimini sürekli arttırmakta, istisnaları aşan ek gereksinimin karşılanması için bir defa yapıldığı gibi Defterdarlık izniyle bir rödevans şirketinin vergi borcunun kömür karşılığı TTK tarafından ödenmesi gibi formüller (!) bulunmaktadır.
Demek ki, başka alanlarda pek kendini göstermeyen yaratıcılığımız devlet eliyle saadet zincirleri kurmaya sıra gelince harikalar yaratmaktadır.
AKP, olsa olsa, bu cevheri kendi amaçları için daha iyi değerlendiriyor olabilir.
|