 Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde riskli bebek doğumları için yalnızca 70 yatak bulunduğuna dikkat çekildi. Türkiye’nin ilk, başkentin en büyük doğumevi olan Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde temmuz ayından itibaren 49 bebeğin yaşamını yitirmesine gerekçe olarak gösterilen “hasta yoğunluğunun” temelinde AKP’nin sağlıkta uyguladığı politikalar yatıyor.
AKP döneminde Türkiye’nin dört bir yanında bulunan “sağlıkta birinci basamak” olarak tanımlanan “koruyucu sağlık hizmeti” veren kurumlar (sağlık ocakları) ya kapatıldı ya da unutuldu. Anne ve çocuk sağlığı konusunda hizmet veren sağlık ocaklarındaki personel sıkıntısının yanı sıra fiziksel koşulların da kötü olması, bu kurumları hizmet veremez hale getirdi. AKP döneminde koruyucu sağlık hizmeti veren sağlık ocakları yerine dayatılan “aile hekimliği uygulaması” hem sağlık çalışanlarını, hem de yoksul yurttaşları mağdur etti. SSK’ye bağlı hastanelerin 2003 yılında Sağlık Bakanlığı’na herhangi bir plan yapılmadan devredilmesinin ardından hasta sayısında büyük bir artış yaşandı. Koruyucu sağlık hizmetinden yoksun bırakılan yurttaşlar, herhangi bir hastalık karşısında önleyici hizmet alamadıkları için tedavi edici hizmet veren hastane önlerinde uzun kuyruklar oluşturuyor. Herhangi bir sağlık sorunu yaşayan yurttaşlar etkisizleştirilen sağlık ocakları yerine hastaneye gitmek zorunda kalıyor. AKP döneminde çıkan bazı yasa ve yönetmelikler ile de sağlık çalışanların iş yükü arttı. Sağlık çalışanları yoğun mesai ve hasta yoğunluğu nedeniyle hastalara tam olarak hizmet veremiyor. Başkentin göbeğinde onlarca bebek yaşamını yitirirken, aynı zamanda çocuk sağlığı uzmanı da olan Sağlık Bakanı Recep Akdağ hastaneye bile gitmeye gerek görmüyor. Bakan bir açıklama da yapmıyor. Yalnızca “iddiaları araştırmak üzere” bir heyet görevlendirmekle yetinen Akdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her kadın 3 çocuk doğurmalı” açıklamasına “ Ortalama olarak bir ailenin 2 çocuk veya daha aşağısında çocuğu olursa nüfusumuz ihtiyarlar ve o zaman başka problemlerle karşı karşıya kalırız” diyerek destek vermişti. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube Başkanı İbrahim Kaya, Türkiye genelindeki hastanelerde personel sayısının az, hasta sayısının çok olmasının hastaneleri kilitlediğini belirtti. Türkiye’de sağlığa ayrılan bütçenin yüzde 3’ü geçmediğini vurgulayan Kara, “Dünya Sağlık Örgütü Türkiye bütçesinin en az yüzde 10’unu kamu sağlığına ayırması gerektiğini belirtiyor. Fakat bugün varolan sağlık ocakları kapatılıyor” dedi. Sorumlu AKP iktidarıCHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, yaşanan bebek ölümlerinin sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ateş, partisinin Ankara milletvekilleri Zekeriya Akıncı ve Nesrin Baytok ile birlikte son bir ayda 49 bebek ölümünün gerçekleştiği Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde incelemelerde bulundu. Ateş, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tüm Ankara’daki riskli bebek doğumları için, çok acı verici bir rakam, 140 yatak var. Bunun 70’i bu hastanemizde. Bu hastanemizin çok ilginç bir yönü de var; 80 yıllık hastane tarihinde, 4 başhekim değişmiş” dedi. Ateş şöyle konuştu: “Bu hükümetin sanki bir başbakanı, bir bakanı, bir yetkilisi yok. Buraya daha bir yetkilisi gelip, ‘Nedir bu olay’ dememişlerdir. Öyle anlaşılıyor ki bu hükümet Ankara’daki sağlık sorununun çözümünü ‘Büyük Doğum’ diye bilinen bu hastanemize bırakmış. Yeni bir yatırım, geliştirme yok. Aldığımız bilgilere göre geçen yılın temmuz ayına göre, hem hasta sayısında bir artış var hem de ölüm oranında bir artış var. Geçen yıldan bu yıla göre binde 2’lik bir artış var. Demek ki bu olay basında, medyada yer almasa Türkiye’nin de haberi olmayacakmış.” Ateş, bir gazetecinin “Gözlemlerinize göre, ‘Bu hastanede ihmal yoktur’ diyebilir misiniz” şeklindeki sorusuna şu karşılığı verdi: “Bizim bir gözetim, denetim olanağımız olmadı. Bize söylenen herhangi bir ihmal yok. Ama görülen şu ki ortada bir ihmal var, bir sorumsuzluk var. Bu sorumsuzluk buradaki personelden ziyade Sağlık Bakanı’na aittir, Başbakan’a aittir. AKP iktidarının sağlıksız sağlık politikalarından kaynaklanan bir durum mevcut.” Cumhuriyet Savcılarının herhangi bir suç duyurusuna gerek olmadan harekete geçmeleri gerektiğini, ancak bunun yaşanmadığını kaydetti. Ateş, CHP’nin konuyu inceleyip TBMM gündemine taşıyabileceğini de söyledi.
|