Savruluyoruz arkadaşlar, hem de çok kötü…
Dibi çıktı artık yaşantımızın, bu ülke bu devlet yaşadıklarımızı derleyip toparlayıp tekrardan ciddi bir devlet, ciddi bir millet olma sıfatını kazandırabilecek mi bize? .Endişeliyim artık.
Devlet çok kötü durumda, kökünden sallanmakta, sallatılmakta büyük bir hevesle ve zevkle..Yıkılabilirde…!. Olanlar devletimizin bekası açısından hiçte iyi görüntüler vermiyor..
Bir Ergenekon oyunu var mesela son sürat oynanıyor ve tamamen kendi koydukları kurallara göre. Devlet kökünden sarsıldığı gibi, ülkede pek çok insan töhmet altında hapishaneler de kendileri için icat edilecek yeni kuralları bekliyorlar, oyundaki rollerinin ne olacağını öğrenmek için. Bu oyunun sonunda kim kazanacak, ne kazanacak, kime yarayacak bilmeden endişe ve merakla bütün bir halkla beraber seyirdeyiz…Öyle ya maç başlamış, tribünler den oyuna müdahale olamıyor, çok cezası var UEFA dan, hakem anlaşılan o ki taraflı bir maç yönetiyor. Peki hakem kim? Kimler adına oyunu yönetiyor.
Üstelik maç kendi evimizde oynanıyor. Deplasmanda değiliz yani..Ülkemizdeyiz, ülkemizde kendi vatanımızda kanımızla suladığımız bu topraklarda…Ve bu oyunun kurallarını biz koyamıyoruz. Bizler bizim insanlarımız ve devletimiz üzerine oynanan bu oyun seyrediyoruz. Arada bir olan güzel hareketleri alkışlıyoruz o kadar…Sarhoşuz sarhoş…idrak tutulmasındayız….
Hukuk diye bir şey kalmamış, hep hukukun üstünlüğünden bahsedilen ülkemizde. Öyle ya, hukuk da demokraside güçlünün amacına ulaşması için kullanıldığında hep değerli olur. Hak arandığında veya halkların hakkını teslim etmek için değil hiçbir zaman. “ben aksini göremedim de” ondan böyle yazıyorum.
Eee, iyi de ey halkım, ne kalacak bize bu oyununun sonunda hiç düşünmüyor muyuz? Parçalanmış, devlet kurumları hasma net içinde , SK ( silahlı kuvvetleri) terör örgütü kurmaktan yargılanmış, kültürel erozyona uğramış, Arapça düşünen içi boşaltılmış bir ülke…BOP üyesi, ama federe devletlere bölünmüş….
Bizim bir Başbakanımız var..Allah var yeni Osmanlı edasıyla iyi esip gürlüyor.. İyi oynuyor tribünlere, güzel estetik hareketler yapıyor. Hani çok duygusal bir milletiz ya, duygularımıza hitap edildi mi şahlanırız koşarız, coşarız… Ya aklımıza hitap edildiğinde.. dinlemez arkamızı döner “ ne diyor bu ya” diye umursamaz davranırız.
Grigoriy Petrov 1866–1925 yılları arasında yaşamış Rus bir papaz. Rus halkına insanlığı medeniyeti, gelişmeyi anlatmaya çalışmış. Kovulmuş tabi sağa sola., sürülmüş.. Finlandiya yı anlattığı bir kitabı var, “beyaz zambaklar ülkesinde” . Bir halkın taşlar, bataklıklar ormanlar içinde nasıl bir medeniyet ve kültür kurduğunu anlatır. Tavsiye eder toplumlara. Yokluklardan imkânsızlıklardan nelerin, nasıl, hangi araçlar kullanılarak elde edildiğini anlatmış.
Bizlerde bunca değerli şeye sahipken,”toprağa, kültüre, dile, devlete, millete” nasıl bütün bunları yok ederiz savururuz, dağıtırız bunu yaşıyoruz yıllarca…
Savruluyoruz arkadaşlar.! İdrak edemiyoruz yaşananları, karışıklık var aklımızda…
Savruluyoruz, savuruyorlar bizi….
Basın yayın organlarının yüzde yetmişi hükümetin borazanını öttürüyorsa, sağlıklı gerçek ve doğru haber alınmıyorsa ne yazık ki savrulmaktan öteye geçemeyiz.Tespitleriniz ne yazık ki doğru Şaban Bey. Keşke doğru olmasaydı Keşke kuruntu olsaydı... Dediğiniz gibi CEHALET! Tüm sorunların temel kaynağıdır ne yazık ki... Elinize Yüreğinize sağlık.
Saygılar...
Hepimize kolay gele...
| Sonraki > |
|---|
Özellikle E, A ve B kompleks vitaminleri içeren susam yağı mineral olarak da demir ve kalsiyum bakımından hayli zengin. ...
Kanadalı araştırmacılar, fast food tüketiminin astım salgınını tetiklediğini açıkladı.
Akdeniz ülkesi bitkisi olan maydanoz kök ve yapraklarından yararlanmak amacıyla üretilir.