Dengeli.net

03
Mart
2009
 

Elli Sarışın

Kadının; ezilmesi, sömürülmesi, metalaştırılması insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlık tarihi; insanileşme, özgürleşme sürecinde çok yol kat etmiş olmasına karşın; kadının eşitlenme ve özgürleşme mücadelesinde ise, çok yol kat ettiği söylenemez.

Dünyanın var oluşuyla başlayan kadının sömürülme süreci; yöntemde, teknikte değişime uğrayarak devam ede gelmiştir. Tarlada, evde, fabrikada, işyerinde, yaşamın her alanında sömürülen kadın; evde çocuğun annesi, toplumda; erkeğinin arkası, falanın karısı iken şimdi ise; kapitalizmin ürünlerini pazarlayan, reklamların vaz geçilmezi; pazarlama ve ürünün satışında olmazsa olmazı olmuştur.

 Mehmet Ali ERBİL’in sunduğu “Elli Sarışın” programı; kadının kişiliğinin ayaklar altına alındığı, hiçleştirildiği, hakaret edildiği; onursuzluğun belgesi olarak izletilmektedir. Bu ülkenin bir bireyi olarak, böyle programların yayımlanıyor olmasından utanıyorum doğrusu.

Bir erkek yarışmacı; karşısında elli sarışın bayanla yarışıyor. Kısacası “bire karşı elli” anlayışı egemen; soru kategorilerini erkek yarışmacı belirliyor. Soruları ne kadar çok bayan yarışmacı bilemezse o kadar fazla puan ve o kadar çok para kazanıyor.

“Sarışınlar aptaldır” vurgusunun yanında; “kadınlar kültürsüzdür” damgası da vuruluyor. İşin bir başka yönü; erkek yarışmacılara sarışın kadınlar adeta pazarlanıyor. Laçka, yoz, ahlaksız yaşam anlayışı topluma dayatılıyor. Mehmet Ali ERBİL; her zaman ki gibi belden aşağı muhabbetlerini, kadınlara hakaretini hiç eksik etmiyor. Sarışınlar ne kadar çok aşağılanırsa, seviyesiz konuşursa, o kadar çok reyting toplar hesabı yapılıyor olmalı. Öylede oluyor.

Kadının metalaştırılması, her alanda sömürülmesi, insanlığın doğuşuyla başladı ve halen artarak sürmektedir. Ne zaman bu sömürü sona erer; kadın, o zaman özgürleşir ve eşitlenir. Bu tür programları gördükçe ve halk bunları izledikçe daha çok uzun yolumuzun olduğu sanırım görülmektedir.

Toplum; kadının sömürü malzemesi haline getirilmesinin karşısında dimdik ayakta durmalı ve mücadele etmelidir. Yoksa, “Elli Sarışın”, “Biri Bizi Gözetliyor”, “Gelin Kaynana” , “İzdivaç” vb programlar gün geçtikçe çeşitlenip çoğalacaktır.

Emek kadar değerli bir şey yoktur. Kolay para kazanmak, kolaycılık topluma dayatılan yozlaşmanın, yozlaştırmanın bir ayağıdır. Toplum; yozlaşmanın bedelini her geçen gün en ağır şekilde ödüyor.

Toplum; hızla orta çağ karanlığına doğru sürükleniyor.

21. yüzyılda; bilim hızla ilerlerken, Ortadoğu ve ülkemiz; hızla karanlığa doğru koşmaktadır. TV programları ve izlenme oranları bunun en büyük göstergesidir.

Ülkemiz halkı çok iyi bilmelidir ki; uygar bir toplum; kadının özgürleşmesi ve erkekle eşitlenmesiyle mümkündür. Buda emek vererek, alın teri dökerek; özgürlük mücadelesiyle mümkündür.



busy
 

Yazarlarımız içerik eklediğinde e-posta ile haberdar ol


Sık Kullanılanlarınıza Ekleyin
Bu sayfayı Sık Kullanılanlarınıza Ekleyin
Açılış Sayfanız Yapın