Şifremi unuttum üye/Kayıt Olmak istiyorum
Giriş
08
Ekim
2008
Önsayfa arrow Kategoriler arrow Güncel arrow Türkiye'ye gözdağı
Türkiye'ye gözdağı Yazdır E-posta
Cumhuriyet   
Cuma, 27 Haziran 2008
Türkiye'ye gözdağı

AKPM’nin onayladığı raporda kapatma davasının üyeliği etkileyeceği belirtildi. CHP ve MHP’liler, tasarının AKP desteğiyle ‘baskı için’ hazırlandığını söyledi

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu, Türkiyede demokratik kurumların işleyişi konulu taslak rapor ve buna bağlı karar tasarısını kabul etti.

Raporda, AKPye açılan kapatma davasının ülkenin siyasi istikrarını etkileyeceğisavunularak, Türkiye için izleme süreci mekanizmasının, gerektiği takdirde tekrar gözden geçirilmesiniistedi. Karara tepki gösteren AKPM Türk heyetinin muhalefet üyeleri yayımladıkları ortak bildiride, raporun AKP baskısıyla hazırlandığını ima ederek, Türk yargıçlara baskı niteliği taşıyan kararın kabul edilemeyeceği vurgulandı.

AKPM Genel Kurulu, Belçikalı üye Luc Van den Brande tarafından hazırlanan taslak rapor ve buna bağlı karar tasarısını 3 ret oyuna karşılık 65 evetoyuyla kabul etti. Raporda, AKPMnin izleme komitesinden, Türkiyedeki anayasa hazırlama çalışma süreci, devlet kurumlarının demokratik işleyişinin yakından izlenmesi istendi ve Türkiye ile izleme süreci sonrası diyaloğun yoğunlaştırılması çağrısında bulunuldu. AKPye kapatma davasına geniş biçimde atıfta bulunulan kararda, Sonucu ne olursa olsun, iktidar partisi ile başbakan ve cumhurbaşkanı hakkında açılan davadan endişe duyulduğuifade edildi ve bu davanın ülkenin siyasi istikrarını etkileyeceği görüşüne yer verildi.

Kabul edilen bir değişiklik önergesinde, laiklik kriterinin siyasi partilere uygulanamayacağı belirtilerek, dini temele dayalı bir partinin iktidarda olması halinde ve hükümetin anayasaya aykırı bir karar çıkartması durumunda, bu konuda açılacak davanın partinin kapatılmasına değil, söz konusu karara yönelik açılması gerektiği ifade edildi.

Kararda, kapatma davasının sonucu ne olursa olsun Türkiyede parti kapatmalarının yasal dayanakları konusunda canlı bir tartışma yarattığı ifade edildi ve bu konuda anayasada reform yapılmasının gerekli olduğu görüşü dile getirildi.

Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) parti kapatma davalarıyla ilgili verdiği kararlara da dikkat çekilirken, yineAİHMin parti kapatmanın gerçekten çok ciddi hallerde düşünülmesi gereken bir çare olarak görülmesiyolunda verdiği görüşe de atıfta bulunuldu.

Anayasa Mahkemesi üzerinde hiçbir baskı oluşturulmaması çağrısında bulunulan kararda, mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkına uygun ve parti kapatma ile ilgili Venedik Komisyonu kararları çerçevesinde Avrupa standartlarına uygun karar vereceği inancı içinde olunduğu vurgulandı.

İzleme süreci, Avrupa Konseyine yeni üye olmuş ve insan hakları alanında eksiklikleri olan ülkeler için uygulanan bir mekanizma niteliği taşıyor. Türkiye üzerindeki izleme sürecinin 2004 yılında kalkması, AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasında önemli rol oynamıştı. İzleme süreci devam eden bir ülkenin müzakerelerde ilerlemesinin ise çok zor olduğu belirtiliyor.

Muhalefetten sert tepki

Bu arada raporun oylanması öncesinde ortak bir bildiri yayımlayan Türk heyetindeki muhalefet milletvekilleri, raporun hazırlanmasında AKP temsilcilerinden yardım sağlandığı, raportörün, kaynak olarak AKPnin Anayasa Mahkemesine sunduğu savunmayı aldığı öne sürüldü. CHPli Haluk Koç ve Birgen Keleş ile MHPli Tuğrul Türkeş ve Ertuğrul Kumcuoğlu tarafından yayımlanan bildiride, Türkiyedeki yargı sistemini politize etmeyi amaçlayan ve Türk yargıçlara baskı niletiği taşıyan tasarının kabul edilemeyeceği vugulandı. Bildiride, siyasi partilerin kapatılması ile Türkiyenin AB süreci arasında bağlantı kurulması da yargıçları anayasa temelinde değil politik sonuçlar temelinde karar almaya teşvik olarak değerlendirildi

Başbakan ve Cumhurbaşkanı hakkında açılan davadan endişe duyulduğuifade edildi ve bu davanın ülkenin siyasi istikrarını etkileyeceği görüşüne yer verildi.

Kabul edilen bir değişiklik önergesinde, laiklik kriterinin siyasi partilere uygulanamayacağı belirtilerek, dini temele dayalı bir partinin iktidarda olması halinde ve hükümetin anayasaya aykırı bir karar çıkartması durumunda, bu konuda açılacak davanın partinin kapatılmasına değil, söz konusu karara yönelik açılması gerektiği ifade edildi.

Kararda, kapatma davasının sonucu ne olursa olsun Türkiyede parti kapatmalarının yasal dayanakları konusunda canlı bir tartışma yarattığı ifade edildi ve bu konuda anayasada reform yapılmasının gerekli olduğu görüşü dile getirildi. Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) parti kapatma davalarıyla ilgili verdiği kararlara da dikkat çekilirken, yineAİHMin parti kapatmanın gerçekten çok ciddi hallerde düşünülmesi gereken bir çare olarak görülmesiyolunda verdiği görüşe de atıfta bulunuldu.

Anayasa Mahkemesi üzerinde hiçbir baskı oluşturulmaması çağrısında bulunulan kararda, mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkına uygun ve parti kapatma ile ilgili Venedik Komisyonu kararları çerçevesinde Avrupa standartlarına uygun karar vereceği inancı içinde olunduğu vurgulandı.

İzleme süreci, Avrupa Konseyine yeni üye olmuş ve insan hakları alanında eksiklikleri olan ülkeler için uygulanan bir mekanizma niteliği taşıyor. Türkiye’yi izleme sürecinin 2004’te kalkması, AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasında önemli rol oynamıştı.

Muhalefetten sert tepki

Bu arada raporun oylanması öncesinde ortak bir bildiri yayımlayan Türk heyetindeki muhalefet milletvekilleri, raporun hazırlanmasında AKP temsilcilerinden yardım sağlandığı, raportörün, kaynak olarak AKPnin Anayasa Mahkemesine sunduğu savunmayı aldığı öne sürüldü. CHPli Haluk Koç ve Birgen Keleş ile MHPli Tuğrul Türkeş ve Ertuğrul Kumcuoğlu tarafından yayımlanan bildiride, Türkiyedeki yargı sistemini politize etmeyi amaçlayan ve Türk yargıçlara baskı niletiği taşıyan tasarının kabul edilemeyeceği vurgulandı.


1 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
gozutok
27 Haziran 2008 13:35 25
Başarı Göstergesi: +0


Kendisini Modern Zanneden Avrupalıların Kan Emici Yarasa Kurulu, Ahlaksızlık Kurulu !
Bizdeki Şerefsiz işbirlikçiler olmasa sizler karınlarınızı ne ile doyuracaksınız?.Ama sizlerin suçu yok bizdeki vatan Haini Alçaklar olduğu sürece sizler bizim Hain insanlarımızı Satın almaya devam edeceksiniz.Sizleri,İçimizdeki Mandacı topluluğunu , Onlara yaşama şansı tanıyan Yasal sorumluları nefretle kınıyoruz.

Başarısız
Başarılı

 
  küçült | büyült
 

busy