Giriş
07
Ocak
2009
HADİ BİZİ MOTİVE ET AB! Yazdır E-posta
Serdar ANT   
Pazartesi, 14 Nisan 2008

Serdar ANTAdam, AB Komisyonu Başkanı…
Diğer bir ifadeyle "AB'nin Başbakanı"
Adı: Jose Manuel Barroso… Türkiye'ye geldi, bir anlamda denetleme yaptı, bir anlamda da AKP'ye destek verdi.

Ama Jose endişeli… Üstelik şaşırmış da… Diyor ki:

"Demokratik yollarla seçilmiş, parlamentoda çoğunluğu bulunan AK Parti'ye kapatma davası açılmasına şaşırdık ve endişelendik. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi çerçevesinde karar verilmesini umuyoruz."

Biri Jose'ye son seçimlerde uygulanan Seçim Kanunu'nu, 12 Eylül'den beri kimsenin tek bir harfine bile dokunmaya cesaret edemediği Siyasi Partiler Yasası'nı anlatsa, acaba Jose yine şaşırır mıydı?

Ya da 22 Temmuz seçimlerinde yapılan ayak oyunları da şaşırtıyor mu Jose'yi?

"Nasıl ki zorla bir din dayatmak mümkün değilse aynı şekilde laiklik de askeri yolla olsun ya da mahkemeler yoluyla olsun zorla dayatılamaz" diyor Jose…

Peki, ilk ve ortaöğretimde zorunlu din dersleriyle İslam'ın belli bir yorumunun dayatılmasından da endişeli mi Jose? Bu, "zorla din dayatmak" değil mi?

İslam'a göre imamlık yapma hakları olmamasına rağmen, yüz binlerce kız çocuğunun İmam Hatip Okulları'nda okutuluyor olması da şaşırtıyor mu Jose'yi?

Tarikatlardaki şeyh-mürit ilişkileri çerçevesinde işleyen tahakküm sistemini de demokratik buluyor mu Jose?

Özelleştirmeye direnenlerin sırtında cop kırılmasına, binlerce insanın açlık ve işsizliğe mahkûm edilmesine de şaşırıyor mu Jose?

"Dokunulmaz" milletvekillerini, geçmişte rüşvet verdiğini utanıp sıkılmadan ilan eden Başbakan'ın varlığını "hukukun üstünlüğü ve demokrasi" ile nasıl bağdaştırıyor Jose?

İnsan merak ediyor. Örneğin AKP, diyelim ki yarın, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'ni askıya aldığını açıklasa, Jose o zaman da "AK Parti'ye kapatma davası açılmasına" şaşırıp endişelenecek mi?

Ya da AKP, Kıbrıs konusunda artık ulusalcı bir çizgiyi benimsese, Jose yine "demokratik yollarla seçilmiş parlamento çoğunluğu bulunan AK Parti" yi destekleyecek mi?

Jose endişeli ve şaşkın…

Ama dürüst değil!

* * *

Oysa Jose, CHP Genel Başkanı Baykal'ı örnek alsa ve biraz açık sözlü ve "dürüst" olsa ya… AB Komisyonu Başkanı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile yaptığı 35 dakikalık görüşmede soruyor:

"Gerçekten Türkiye'nin AB'ye üyeliğini istiyor musunuz?"

Artık bu soru "AB'ye tam üye olmak konusunda gerçekten kararlı mısınız?" anlamında mı sorulmuştur, yoksa "üye falan olamayacaksınız, bugüne kadar yaşananlardan hâlâ bunu anlayamadınız mı?" manasında mı dile getirilmiştir bilinmez. Ama Cumhuriyeti kuran partinin bugünkü lideri, Atatürk'ten sonra karşıdevrim sürecini tetikleyen İnönü'nün 1963'te açtığı yolda inançla yürüdüğünü göstermek istercesine açık sözlülükle yanıtı yapıştırıyor:

"Biz bu projeyi başından beri istiyoruz. Türkiye'nin tam üyeliği için AB'de irade var mı, yok mu? Asıl mesele bu. Tam üye olacaksak 20 yıl da 30 yıl da bekleriz, ama tam üye yapılacağımızı bilirsek daha iyi motive oluruz. Sizlerin böyle bir mesaj vermesi gerekir" (Milliyet, 11.4.2008)

İşte Baykal bu!

Türkiye'nin ana muhalefet lideri böyle olunca, Tayyip'e kızmaya ne gerek var? Baykal'ın Tayyip'e "kapak" olması, diğerinin Baykal'a "tencerelik" yapmasını mümkün kılan zihniyet ortada işte…

Baykal'ın başından beri istediği "proje" neymiş?

Bırakın işin başını, şu son 4-5 yıldır AB'nin gözüne girmek için yapılanlara bir bakın, o projenin ne olduğunu da anlayacaksınız! Hâlâ anlayamayanlar varsa, bir tarih kitabı alıp Osmanlı'nın yıkılış dönemini ve Sevr Anlaşması'nın anlatıldığı bölümü okusunlar, bakalım ne görecekler?

Baykal, tam üye olmak için irade sahibi olduklarını, AB'nin de aynı iradeyi göstermesi gerektiğini ilan ediyor.

Ne demek "tam üye olmak" ?

Yasama, yürütme ve yargı alanındaki hak ve yetkilerinizin üzerinde AB kurumlarının iktidarını kabul etmek… Bağımsız ve egemen Türkiye Cumhuriyeti'ni, bir federe devlet düzeyine indirmek… Ekonominizi, iç ve dış siyasetinizi, eğitiminizi, maliyenizi, dış ticaretinizi, hukukunuzu, toplumsal yaşamınızı, kültürel yapınızı AB ile bütünleştirmek, AB potasında erimek… İşte Baykal'ın "20 yıl da 30 yıl da bekleriz" dediği tam üyelik bu!

Oysa 20 ya da 30 yıla ne hacet... Müzakereler başladığından beri neler olduğuna bir baksanıza… AB'nin PKK'yı nasıl koruyup kolladığına, Gümrük Birliği yoluyla Türkiye'yi nasıl soyduğuna, ta "başından beri" serbest dolaşımı engellediğine, dış politikada ödün üstüne ödün istediğine, kısacası "nalıncı keseri" gibi nasıl hep kendisine yontuğuna bir bakın ve önümüzdeki 20 ya da 30 yıl neler olabileceğini, Baykal'ın ve onun gibi düşünenlerin aslında neyi bekleyeceğini anlayın.

Baykal daha ne yapsın?

Artık top AB'de…

Hadi bizi motive et AB… Et ki, biz de "medeniyet projenizde" eriyelim, sizinle bütünleşelim, iktidarınıza boyun eğip kulunuz köleniz, emir eriniz olalım.

Hadi bizi motive et AB!


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy