Giriş
07
Ocak
2009
'Gerekirse 44 tersaneyi de kapatırız!' Yazdır E-posta
ECEVİT KILIÇ - Sabah   
Pazartesi, 03 Mart 2008

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇelikÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik: Tuzla'da 5 tersaneyi kısmi olarak kapattık. Eğer sorumluluklarını yerine getirmezlerse 44 tersanenin de faaliyetini durdururuz..

İlk önce Davutpaşa'da bir işyerinde meydana gelen patlamada kayıt dışı çalıştırılan 20 işçi hayatını kaybetti. Ardından Tuzla Tersanesi'nde iş güvenliğinin sağlanmaması nedeniyle işçi ölümleri yaşandı. İşçilerin yaşadığı kötü koşullar tüm Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Günlerdir süren tartışmalara rağmen kamuoyunda işçi ölümlerinin önüne geçilmesi için hâlâ ciddi bir önlem alınmadığı kanısı var. Biz de Faruk Çelik ile Tuzla Tersanesi'nde yaşananların yanı sıra Meclis'te görüşülen ve milletvekillerine getirdiği ayrıcalıklar nedeniyle eleştirilen Sosyal Güvenlik Yasası'nı da konuştuk.

* Tuzla Tersanesi'nde hayatını kaybeden işçi sayısı kaç?
Bizim kayıtlarımıza göre son dönemde 25 işçi hayatını kaybetti. Tabii bir de nedeni belli olmayan ölümler var. Sağlık sorunlarından ölenler de var, örneğin kalp krizinden. Ama bunları da aynı kaba koydular.

* Nedeni belli olmayanlar da 25'e dahil mi?
Evet. Tabii bunlar son derece üzücü. 2002'ye kadar Türkiye'de toplam 37 tersane vardı. Şimdiki tersane sayısı ise 76. Giderek de artacak. Çünkü yoğun talep ve sipariş var. Tersanecilerimiz pazardan daha fazla pay alma çabası içinde. Tersaneciliğin hızlı bir şekilde gelişmesi sevindirici. Dünyada ön sıralara geldiğimiz gemi inşa sanayisi yıldızı parlayan bir sektör. Sektörün daha da gelişmesi ve pazardan daha fazla pay almamız noktasında üzerimize düşenler olduğuna inanıyorum. Çünkü ciddi bir ihracat gerçekleşiyor ve ülkeye döviz giriyor. Bu nedenle sektörü yıpratmaya yönelik bir kampanyanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Bu durum Türkiye'de sektörün gelişmesini istemeyen yabancıların ekmeğine yağ sürer.

RİSKLİ OLDUĞUNU BİLİYORDUM
* Ama onca işçi öldü...
Tabii bu işin bir yönüydü. Bir de işin fiili durumu var. Bu bahsettiğim başarının sağlıklı bir yürüyüş olması gerekir, iş güvenliği ve iş sağlığına dayalı olması şart. Aksi halde ne kadar başarı olursa olsun ölünün üzerinden para kazanılmış olur. Bu çok yanlış olur çünkü bütün sektörler insanın hayatı içindir. Eğer çalışmalar insanın mutluğuna hizmet etmiyor, ölümüne sebebiyet veriyorsa orada oturup düşünmemiz lazım. Ben bakanlık koltuğuna oturduğum gün ilk baktığım işlerin başında Tuzla Tersane Bölgesi vardı.

* Tersanelerin bu durumda olduğunu biliyor muydunuz?
Riskli bir alan olduğunu biliyordum. Ayrıca madenlerle de ilgilendim, oraların da riskleri var. Bakan olduğum hafta Tuzla'ya gittim. İki tersaneyi inceledim.

* Hiç mi kusur görmediniz?
Hayır. Çünkü benim gideceğim tersaneler belliydi. Tersane sahipleri bunu haber alınca da son derece mükemmel bir tablo hazırlamışlardı. Çıkışta gazeteciler bana soru sorduğunda "İş güvenliğini sağlıklı buldum" dedim. Daha sonra bazı sivil toplum kuruluşları ve medya bunu farklı noktalara çekti. Açıkça söylüyorum; hiçbir kusur görmedim. Bütün işçiler iş güvenliği açısından mankenler gibi giydirilmişti. Fakat bir gerçek daha vardı; geriye kalan 42 tersaneyi görmemiştim. İki tersanede aldığım iş güvenliği izlenimi 42 tersane için geçerli miydi, hiç öyle bir izlenim edinmedim. Önceden teftiş yapılmasına rağmen incelememin ertesi gün yeniden teftiş heyeti gönderdim. Çalışmalar başladı.

0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy