Giriş
07
Ocak
2009
Ermeni Meselesi (2) Yazdır E-posta
Nurten AKYAZILILAR   
Pazartesi, 08 Eylül 2008
Nurten Akyazılılar

Dün geçtiğimiz yazımızda Ermeni meselesinin tarihini boyutunu Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası’ndan Prof. Dr. Kemal Çiçek ile değerlendirmiştik. Prof. Çiçek yaptığı açıklamasında Kars Anlaşması’na dikkat çekerek bu sorunlar aşılmadan sınırların açılmasının doğru olmayacağını ifade etmişti. Aynı şekilde Ermeni meselesi üzerinde son derece bilgi ve birikim sahibi CHP İstanbul Milletvekili Sayın Şükrü Elekdağ da aynı değerlendirmede bulunarak meselesinin siyasi ve ekonomi boyutunu şöyle değerlendirmişti:

 

Şükrü Elekdağ

“ABD VE AB DESTEĞİYLE BÜYÜK ERMENİSTAN’I KURACAKLAR”

Ermenilerin dünya parlamentolarında soykırım kararını geçirme çabalarını tam anlamıyla kavrayabilmek için HAYDAAT (Büyük Ermenistan İdeali) projelerini anlamak gerektiğini ifade eden CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, “Yayılmacı özelliği olan bu projenin birinci kanadı, Doğu Anadolu topraklarımızın hala unutamadıkları Sevr Anlaşmasında çizilen haritalara göre Ermenistan topraklarına ilhak edilmesidir. İkinci kanadı ise Yahudilerin İsrail’de Filistin’e yaptığı gibi dünyadaki Ermenileri getirip buraya yerleştirmektir” dedi. HAYDAAT Projesinin uygulanabilmesi için Ermenilerin Tanınma, Tanıtım, Tazminat, Toprak faktörlerinde oluşan ‘4 T’ planlarını Elekdağ kısaca şöyle açıkladı:

Tanınma ile soykırımı araç olarak kullanıp Ermenistan Davasını dünyaya tanıtmak amacıyla 1973-1985 yılları arasında Ermeni terör örgütleri 40’tan fazla Türk Büyükelçisi ve diplomatlarını öldürmüşlerdir. 1985 yılında Tanınmayı bırakıp Tanıtıma geçtiklerinde; Türkiye’yi siyasi baskı altında tutmak, dünyadaki parlamentolara ve uluslararası kuruluşlara soykırımı tanıtmak ve bu şekilde Türkiye’ye de bir gün, bir dönemde soykırımı tanıtmayı amaçladılar. Bugüne kadar 19 parlamentoda ‘Türkiye’de Ermenilere karşı soykırım yapılmıştır’ şeklinde karar aldırtmayı başardılar ve hala devam eden bu Tanıtım sürecinde oldukça ileri bir noktaya geldiler. Bunun arkasından gelen Tazminat konusuna da el attılar. Amerika’da Light Insuarance ve Axa Sigorta firmasına ellerinde bir takım tamamen uydurma sigorta poliçeleri ile çıkarak dava ettiler; ‘Bunlar Türklerin imha ettiği dedelerimize ait sigorta poliçeleridir. Bu tazminatları bize ödeyin’ dediler. Hukuken sigorta şirketlerinde böyle bir konuda tazminat ödenmesinin imkanı yokken Ermenilerin şerrinden korktukları için Light Insuarance sigorta firması 20 milyon, Axa da 17 milyon dolar tazminat ödedi. Bunların arkasından Toprak meselesini gündeme getirecekler”.

 

Kamuoyu ve siyasetçilerimizin Ermenilerin soykırımı bir araç olarak kullanarak HAYDAAT planını uygulamak amacında olduklarını bilmedikleri ve gereken önemi vermedikleri konusunda eleştiren Elekdağ, Türkiye’nin Ermeni soykırıma ilişkin ortaya çıkarılmış bir stratejisi olmadığını belirtti. Sözde Ermeni soykırım iddialarının Tarih, Hukuk, Siyasi ve Kamuoyundan oluşan 4 boyutlu uluslararası ilişkiler sorunu olduğunu ve Türkiye’de bu 4 boyuta göre uzun vadeli strateji oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

 

TÜRKLERDE BİZE KARŞI ÖNLEM ALACAK SİYASİ İRADE YOKTUR

Ermenistan’ın devamlı olarak Türkiye tarihini karalayarak, Amerika ve Fransa ile ilişkilerin bozulmasına sebebiyet verdiğini belirten Elekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Fransa 12 Ekim 2006’da ulusal meclisinde aldığı karar gereği, Fransa’da soykırımı yalanlayan ve inkar eden kişileri 45 Euro’ya kadar para ve 3 yıla kadar da hapis cezasına çarptıracak. Bu toplantıyı Fransa Millet Meclisinde izledim. Toplantı sırasında Fransızların bir devlet bakanı; ‘Türkiye ile çok önemli iktisadi, ticari ilişkilerimiz var. Onun için böyle bir kararı almayın, Türk halkını rencide etmeyin, ekonomik çıkarlarımız bundan zarar görür’ şeklinde konuştu. Ondan sonra söz alan iktidar partisinden Deveciyan adındaki milletvekili ise; ‘Benim sayın bakana saygım var ama söylediklerine kesinlikle inanmayın. Çünkü doğru değildir. Biz 2001 yılında Türkiye’yi soykırımla suçlayan kararı çıkardık. Türkler bize -Biz Fransız mallarına ambargo koyar,  Fransa’ya karşı önlemler alırız.- dediler fakat hiçbir önlem almadılar. Türklerde bize karşı önlem alacak siyasi irade yoktur’ diye konuştu. Türkiye’yi aciz, kendisine karşı yapılanı hiçbir şekilde mukabele edemeyecek bir ülke olarak görüyorlar. Ermenistan da -Biz Türklere istediğimiz her şeyi yaparız. Fakat Türkler Amerika ve AB’den korktuğu için bize ne ekonomik ne ticari ne de siyasi alanda hiçbir şey yapamaz.- diye düşünüyor. Ermenistan Türkiye’ye karşı ‘0’ bedelli bir politika uyguluyor.

 

1990’da Ermenistan nüfusu 4.5 milyonken günümüzde 2 milyon olduğuna ve ekonomik bakımdan son derece güç durumda bulunduğuna dikkat çeken Elekdağ, Ermenistan’ın uyguladığı bu politikadan vazgeçirilmesi için Türkiye’nin alması gereken ilk önlemleri şöyle belirtti:

Ermeniler Türkiye’ye haftada 6 kere İstanbul-Erivan uçak seferlerini kullanarak bavul ticareti yapmaya geliyorlar. Bu uçak seferlerini haftada 6’dan 2’ye indirmeliyiz. Ermenistan ile siyasi ilişkimiz olmadığı için 4 bin tır kamyonu Gürcistan üzerinden Ermenistan’a gıda maddesi taşıyor. Bu 4 bin tır kamyon sayısını 2 bine indirmeliyiz. Ermenilere sınırda vize vererek Türkiye’ye girmeleri bir süre için durdurulmalıdır. Türkiye’de 70 bin Ermeni vatandaşın kaçak işçi olarak çalışıyor. Kaçak çalışan vatandaşlardan 10 binini ilk partide Ermenistan’a göndermeliyiz ki akılları başlarına gelsin. ‘Bizimle iyi ilişkiler sürmek istiyorsan şunu bil ki, biz aciz bir ülke değiliz. Eğer bana bir kötülük yaparsan bunun mukabilini benden görürsün’ demeliyiz. Hükümetin de bu konularda biraz silkinmesi lazım. Şamar oğlanı gibi olduk. Ermenistan Türkiye ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.

 

SORUNLAR ÇÖZÜLMEDEN ERMENİSTAN-TÜRKİYE SINIRI AÇILAMAZ

Türkiye ile Ermenistan arasında 1921 Kars Anlaşmasıyla sınırların saptanmış olduğunu, Ermenistan’ın bu anlaşmaya sözle karşı çıkarak değiştirmesinin söz konusu olamayacağını ifade eden Elekdağ, “Ermenistan bağımsızlık bildirgesinde Doğu Anadolu topraklarından Batı Ermenistan diye bahsetmektedir. Türk topraklarından Ağrı Dağı da Ermenistan anayasasının 13. maddesi çerçevesinde Ermenistan’ın armasıdır. Ermenistan bu konudaki tutumunu değiştirmeden, söz konusu olan bu hususları anayasasından ve bağımsızlık bildirgesinden silmeden, sınırların açılması mümkün değildir. Ermenistan, Kafkas Bölgesi’ndeki ülkelerle de sınır sorunları yaşıyor” dedi.


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy