| ER"GUANTANAMO"KON! |
|
|
| Yurtsever YURTTAŞ | |
| Perşembe, 03 Temmuz 2008 | |
|
Benim anlamadığım, bu kadar entrika içinde olabilen çevreler nasıl olabiliyor da Allahın sevgili kulu ya da Dünyaya Demokrasi getiren kahramanlar gibi kendini yutturabiliyor ve Dünya kamuoyu bunları göremiyor? Dahası Müritleri nasıl oluyor da "diğer gamlık" da, "hizmette önde mükâfatta geri durma" birbiri ile yarışabiliyor? Aslını isterseniz bunlar hedefe varana kadar ABD’nin desteğini alıp, sonra ABD’yi de Müslümanlaştıracakları masalı ile de uyutuluyor, ABD aptaldı çünkü bunlar cin ya, konuları kavramları sündür babam sündür.
Bu konulara geniş bakmak lazım, çünkü bildiğiniz gibi sadece bizim Millet değil tüm Dünya kamuoyu uyutuluyor. Anayasa Paketini ABD de görücüye çıkaracak kadar ABD ye güvenen ve aynı Vahşi kapitalist değerlere ve bencil acımasız zihniyete sahip çevrelerin, böyle güçlü ittifaklar yapmaları doğaldır aslında. Esas şaşırtıcı şey, ikiyüzlü olan, insanları ucuz emek olarak köle gibi kullanan ve insan haklarını hiç umursamadan ticari çıkarlara feda eden zihniyetlerin ‘’demokrasi, insan hakları’’ gibi yüce değerleri sakız gibi çiğneyip kullanabilmesidir. Peki, bunun adı RİYA değimlidir? Dünyayı koruma ve kurtarma işine soyunan bu zihniyetlerden ve iş birlikçilerinden Dünyayı kurtarmak lazım dır da bunca yüceltilen yüce zatın arasında, nasıl kim kurtaracak dünyayı? Şu sıralarda ABD de olanlara bir bakmak lazım; ABD başkan seçimleri ABD kamuoyunu en meşgul eden konu bu sıralarda. Sayın Bush İran a saldırı için 400 milyon dolar bütçeyi bu hengâmede onaylattı, bizde fazla konuşulmayan bu konu çok önemlidir aslında çünkü bu bütçe ile bu bölge halklarının çocuklarına çiklet dağıtmayı düşünmedikleri kesindir. ABD basınının ABD Türkiye ye müdahale etsin ve vs. yönündeki yayınları da ibret vericidir Özgürlük heykellerinden utanması gerekir bunları söyleyen düzenbazların, El Kaide yi de kuran destek veren siz değilmisiniz? Amerikan halkını bile uyutan siz değilmisiniz? Utanın eğer biraz insanlığınız kaldıysa… Pensilvanya Eyalet Savcılığının Gülen’in “Çok büyük ticari holdinglerle desteklenen geniş ve etkili, dini ve siyasi bir hareketin lideri” olduğu görüşünü bildirmesi de çok önemlidir. Adamlar Kapitalist ya Arkanda Holding varsa tamamdır ister Bin Laden ol, ister Fethullah fark etmez. Fethullah Gülene, Türkiye den Yıldırım Akbulut ve eski Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam gibi bazı tanınmış isimlerin yanında, emekli CIA Analiz ve Prodüksiyon Direktörü George Fidas, CIA Ulusal İstihbarat Konseyi eski başkan yardımcısı Graham Fuller, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, New York’taki Rum Ortodoks Başpiskoposluğu rahibi Alexander Karloutsos referans mektupları vermesi de çok vahimdir. Fetullah Gülenin Referanslarına bir bakın hele içinde CIA’ sı da var Papazı da… Bakın şu Allahın kutsalına ve sevgili kullarına, bir bakın milyonlarca müridin teslimiyetini ilan ettiği zatı muhteremlere, bedüğü zaman masalı yazarlarına.
Bu arada RTÜK’ün girişimleri ile Karadeniz işbirliği kapsamında, bazı Karadeniz ülkeleri arasında ortak bir çalışmaya gidiliyor, bu konu da göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Bu başlıkları uzattıkça uzatabiliriz ama yazı uzuyor ve bizim vatandaşlar uzun yazı okumuyor, özetle ABD’nin sadece bu bölgelere değil tüm Dünyaya otlağı gibi baktığı kesindir. Emperyalistlerin, kitleleri yönlendirip kontrol edebilmek için, Kitle iletişim araçlarının kontrolünü çok önemsendiği artık herkesçe bilinmektedir. Rusya’nın arka bahçesi olarak nitelenen Gürcistan ile Ukrayna'da tezgâhladıkları Gül ve Turuncu devrimlerin bütün bölgeye yayılmasını planlandıkları da bilinmektedir. İşte bu ‘’Radyo televizyon üst kurulları işbirliği’’ adı altında, bölge halklarına fayda vadeden sevimli maskeyi kullanarak, bu hareketin bizi de kapsayan bu bölgedeki kitle çalışmaları ile kenetlenmesi mümkündür. Bu yolla çok yönlü bir muhasara ve çok geniş bir bölgesel kontrol imkânı elde edilmesi amaçlanıyor gibi sanki. Gülen’in “Çok büyük ticari holdinglerle desteklenen geniş ve etkili, dini ve siyasi bir hareketin lideri” olarak tanımlanması daTürkiye’de yeni bir özgürleşme hareketi ivmeleneceğini göstermektedir. 400 milyonluk bütçe ile yürütecekleri faaliyetler arasında, bizim payımıza düşecek hesaplar olduğu da kesindir. Bu hesaplarda hem ABD hem AB cephesinde TÜRKİYE adına atılan imzaların da payı olduğunu anlamamak saflık olur. AKP kapatılsa rüzgârlar yön değiştirse bile, Demokratik yoldan seçilenlerin imzaları sizi bağlar diye diretilmesi uzak bir ihtimal değildir. Çünkü Kürdistan konusundan, Ermeni Süryani meselesine, Kıbrıs sorunundan Ege meselesine kadar birçok konuda gizli imzalar atıldığı ve Devlet sırrı adı altında saklandığı gibi bir şüphe de vardır. Hem AB müktesebatları kapsamında, gerekse ABD BO planlamalarında, dahası Rice a bakılırsa AFRİKA da, da planlar var. Bu söylediğimi unutmayın üstüne basa, basa söylüyorum, AKP kapatılsa rüzgârlar yön değiştirse bile, Demokratik yoldan seçilenlerin imzaları sizi bağlar diye diretilmesi uzak bir ihtimal değildir. Rice ın söyledikleri çeşitli ve açık ipuçlarını veriyor;
Condoleezza Rice;
* Erdoğan hükümetiyle mükemmel ilişkilerimiz var. Dışişleri Bakanlığı döneminde ve şimdi Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül ile çok iyi ilişkilerim olduğu için şanslıyım. Şimdi de Sayın, Babacan ile iyi ilişkilerimiz var.
Condoleezza Rice;
* Türkiye Hükümetinin Ortadoğu'da izlediği aktif politikanın, ABD tarafından memnuniyetle karşılandığını vurgulayan Rice, Türkiye'nin, Afrika'da yeni misyonlar açma niyetinin de memnuniyet verici olduğunun altını çizdi.
Condoleezza Rice;
* Babacan ile görüşmelerini, gelecek hafta Paris'teki Afganistan konferansında sürdüreceklerini belirterek, “Üzerinde çalıştığımız konuların hepsi hakkında konuşmak için zaman hiç yetmiyor. Birlikte çok etkili bir şekilde çalışıyoruz” dedi.
AB katılım müzakerelerinde atılan vs. imzalar cabası…
Bu arada Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu sayısı 80'e yükseldi ve iddianame hala yok. Sanki dava süresince yorum yapabilecek muhalefeti dava boyunca kapatıyor birileri. Bu kapsamda toplananlara bir bakın, hepsi toplum içinde tanınan şerefli insanlar, davet edilse hepsi saatinde gelir emniyete. Gözaltına alınma şekline bir bakınız, resmen taciz ediliyor bu insanlar, sanki Eroin çetesi paketleniyor bir yıldırma ve aşağılama çabası var. Televizyonda adli suçlar bile büyük bir operasyon parçası gibi bir birine paçal edilip palavra bir örgüt imajı çiziliyor, bütün bu gürültü ile büyük bir suç örgütü soruşturuluyor havası veriliyor, alınan kişilerde alakasız kişiler. Tasvir edilen Ergenekon örgütüne yakıştırılan, Danıştay cinayeti, Cumhuriyet bombalaması, Susurluk vs. şeylerle alakasız her kesimden kişiler, tek ortak yanları Anti Emperyalist olmaları, bu patırtının ve tacizin sebebi niyedir dersiniz? Bilindiği gibi ABD’nin atağa geçebilmesi için saldırının Demokrasi adına olması gerekir, yoksa iddialarına ters düşer ve itibar kaybeder. Ulusalcıları Sandinista gerillası yerine koymaları yakındır demiştim bir yazımda, belki de Atatürkçü kesimleri anti Demokratik gösterme çabası yanında bu iç kışkırtma da amaçlanıyor, uyanık olalım. Sürekli yazıyorum bunları, ABD’nin malum stratejisi şöyle gelişir; ilk önce Dünyayı tehdit eden bir öcü yaratılır, belirsiz, karmaşık, kaynağı hedefleri veriliyor gibi görünmekle beraber, aslında bir hayalet olan bir büyük tehlikedir bu tasvir edilen şey. Hem de bu büyük tehlike, sadece onları değil bütün insanlığı tehdit ediyordur, aynı Hollywood filmlerindeki gibi. İşte bu noktada insanlığı savunma ve koruma görevi, çok büyük bir haklı güç oluşturmaktadır onlar için. İşte bu Dünyayı kurtarma görevini üstlenenlerin karşısında kim durabilir ki? Birleşmiş milletleri, NATO’yu arkalarına almak AGSP ve vs. yi kullanmak, imkân dâhilindedir bu durumda. Şu sıralarda Dünyada ki güncel tehlike, bildiğiniz gibi ABD’nin kendi kurduğu ve şöhret yaptığı El kaide’dir ve El Kaide’nin, şaşılacak bir şekilde ABD’nin işine yaramayan eylemi de yok gibidir. Bu arada El Kaide, bütün direnişçilerin ortak adı gibi sanki Iraktaki Şii direnişçiler El Kaide, Sünni direnişçiler El Kaide, Tecavüze uğrayan Karısının öcünü almaya çalışan arap El Kaide, uğradığı tacize hırslanıp kendilerini korumaya çalışan Telafer de ki Türkmenlerde El Kaide, Kerkük teki Türkmenlerde yakında El Kaide olacaklar. ABD’ye sırtını yaslama gafletinde bulunan Talihsiz Saddam dâhil, birçok yerde işe yaradı bu El Kaide tezgâhı. Sıra bize gelince bu El kaide bize uymadı, daha Arap kaldı. Iraktan yukarı kaydıralım dediler kaymadı, adı teröre bulaşmış PKK’yı kullanalım dediler, TSK güçlü ve sağduyu sahibi çıktı yalanlar tutmadı. Bir plan lazım ne olacak hasta ülke nasıl yaratılacak? Bu durumda TÜRKE ne uyar, alın size Ergenekon… Eskiden beri stratejik ortağız ya, sever bunlar ortak diye bağladıklarını işine gelmeyince kazıklamayı. Yani Ergenekon, şeytan çarpmaya niyetli cin fikirli cinlerin, El Kaide den sonraki son buluşudur. Bunların karsındaki engel ise, senelerin tecrübesi ile arınmış, habis e dönemeyen birkaç kanser hücresinden başka açığı olmayan, doğru dosdoğru TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR… Yeni nesil El Kaide’niz hayırlı olsun, artık sana engel herkesi bu kapsama sokabilirsin, Guantanamo daha yok ama şüpheniz olmasın ki ileriki aşamalara geçebilirlerse o da olacaktır, bizim çürük unsurların duası ve hayırlısı ile… Fakat o gün gelirse eğer, Guantanamo da ikamet edecek misafirler, şimdi bunlara hizmet eden hainler olacaktır… Aslına bakarsanız bu Ergenekon Türkiye cumhuriyetine yönelecek tehditlere karşı asimetrik harp birimi büyük olasılıkla. Her ülkenin Ordusunda bu tarz birimleri vardır, ama hiçbir ülkenin yöneticisi kendi ordusuna hırsızlık ve yolsuzluk soruşturmaları dışında böyle düşmanca saldırmaz. Bunları nerden mi çıkarıyorum, tabiî ki Fethullah Gülenin bir Şakirt inin yazısından… Bakın ne anlatıyor Şakirt:
Bazı tanıdıklarımızın yaptığı hiçbir iş yoktu. Evde de kalmazdı. Sonradan bu kişilerin görevinin "çok özel" olduğunu öğrendik. Bunlar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne girmek üzere olan öğrencilerle askeri okuldayken "ilgileniyorlar" idi. Hoca efendi’nin "en önemli on görevden biri" saydığı bu iş için seçilmiş insanlardı.
Aksiyon Dergisi'nin bir sayısında "Ergenekon" diye bir grup kapak yapılmıştı. Bu sayıdan çok sayıda fotokopi çekerek hepimizden okumamız istenmişti. Yazıda, devlet içinde gizli bir birimin oluşturulduğu ve bu birimin amacının Arjantin benzeri sosyal patlamaların önüne geçmek, devlete zarar verebilecek oluşumlara müdahale etmek olduğu yazılıydı. Ağabeylerimiz bunun bize de müdahale edeceğini söylediler. Bu benim için bir dönüm noktasıydı.
Biz bu devletin bekasına, milletin dertlerine derman olmaya çalışmıyor muyduk? Bizi solcular engellemiyor muydu? Bizim mücadelemiz iman kurtarmak değil miydi? Bize ne toplumsal patlamaların önüne geçmek ve devleti korumak için kurulmuş bir gizli teşkilattan? Devlet hepimizin devleti değil miydi, neden korumasınlar ki? Hem bize ne diye düşman olsunlar ki?
Uyanışım; Artık her şey saçma geliyordu bana. Biz bir emir kuluyduk ve ne denirse yapıyorduk. Çünkü toplu olarak cennete girecektik. Sorgulama yoktu, körü körüne bağlanma ve emri ne kadar çabuk yerine getirdiğine bağlı olarak sahte bir samimiyet vardı. Ama bu sahtelik genellikle bize emir verenler ve onların üstünden başlıyordu.
Yazının tamamını okumak için bu adrese giriniz…http://www.irtica.org/ İşte böyle, bunların içimizdeki yandaşlarının CIA tarafından korunan fikir babalarının mayalandığı kazanın oturduğu alan bellidir, kazanı buraya transfer etme çabaları da sürmektedir. Göbeği küçülmesin isteyen değerlerini ve ilkelerini yitirmiş diğer mahlûkatların eşkâlleri de bellidir bizce. Bu çevreler, başarısız bir girişimden sonraki süreçte bir süre dinlenip güncellendikten sonra, ABD’nin ‘’Ergenekon soruşturmasını ordunun içine derinleştirin!’’ komutu ile birlikte bu şaibeli Ergenekon konusuna dört elle sarıldılar. Bu sıralarda bu konuya yeni iddialar ekliyorlar ve bu meseleyi daha derin bir yerlere bağlamaya ve dünya çapına taşımaya çalışıyorlar sanki. Özür dileyerek önceki yazımda bahsettiğim şeyleri, üstüne basa, basa tekrar söyleyeceğim; Malum çevrelerin bütün yandaş gazete ve kanallarında, bombardıman halinde yayınladıkları propaganda programlarını iyi takip ediniz. Bu faaliyetleri doğrultusunda vurgularına bilhassa dikkat ediniz, hep söylediğim yöndedir. Bilhassa Fethullah cephesindeki kanallarda ve basında, önceden söylediğim gibi Veli küçük vs. kişilerin Almanya bağlantılı olduğunu ve Alman faşist örgütlerinden kaynak aldığı iddialarını iddia ederek, bunları detaylandırıp laf kaydırarak, bu meseleyi Orduya ve Dünya çapında şiddet içeren örgüt ilişkilerine bağlama çabaları dikkat çekicidir. Bir güçlenseler bu iddiaları bombardıman halinde yükseltecek ve kalkışmayı tetikleyecekler, ama daha o güçte değiller. Müslüman geçinen bu çevrelerin, bu faaliyetleri içinde Ergenekon u Ordu ve ulusalcılara bağlayıp, bu kesimin bazı konularda ABD ve İsrail’i suçladığını söyleyip, ABD ve İsrail’i savunmaları da dikkat çekicidir. İlk aşamada niyetlerinin, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesini ve takipçisi olan vatansever, halkçı ve birlik yanlısı kesimlerini, Dünya kamuoyunun önünde anti demokratik göstermek olduğu kesindir. Amaçları giderek, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurulduğundan beri halkı ezen, özgürlükleri engelleyen, Demokrasi için müdahale edilmeye muhtaç baskıcı zorba Devlet noktasına getirmek ve bu aşamadan sonra da bunu, Dünyayı tehdit ya da rahatsız eden bir noktaya taşımaktır amaç… Biraz ayrıntılı bakılırsa, ABD'nin gasp etmeyi düşündüğü bölgelerdeki aradığı bahanenin de bu olduğu görülecektir. Evet dikkat edilecek en önemli nokta budur ve bu vatan hainlerinin genel faaliyetleri de bu yöndedir. Emperyalistlerin bütün dünyayı kapsayan egemen olacakları ve tüm insanlığın ucuz iş gücü olarak kendilerine çalıştığı çok geniş bir ufka baktıkları yadsınamaz bir gerçektir ve bu demokrasi söylemleri de palavradan ibarettir. Onların bu hedefleri kapsamındaki, şu ya da bu aşamalardaki küçük çıkarları kendilerine hedef edinen ve onların dümen suyuna girerek uşak olan kafalar, büyük işler yaptıklarını zannetseler de, Tarihe zavallı olarak geçmekten kurtulamazlar. Bu küçük çıkarlar uğruna hareket edenlerin, Emperyalistlerin yarattığı fırtınalar önünde savrulup bir yere yapışmaktan başka şansları olamaz. Mensubu olmaktan onur duyduğum Türk Milleti senelerdir Türk Milletinin doğal olarak mensubu olduğu, şerefli TÜRK ORDUSUNUN sayesinde çevredeki savaş ve kıyımlardan uzak yaşıyoruz. Her halinden belli ki bu Ordu bizim Ordumuz dur, anlaşılıyor ki ABD Bizim Ordumuzu kıstırıp kavramaya ve eski bazı dönemlerde olduğu gibi uydusuna sokmaya çalışmaktadır. Hepimiz bu Ordunun neferleriyiz, gün kahramanların günüdür sıçanların kol gezdiği bu muhteşem gemide sancağı yüksekte tutmak uyanık olmak gerekmektedir bilin ki uyumanız sıçanların işine gelmektedir. Bu palavralara kanıp, Emperyalistlerle bir olup kendi ordunuza saldıracak kadar şaşırmış kesimler varken, hala anlamayıp düşmanlara ve işbirlikçilerine bu gücü verirseniz, kendinizi karınızı kızınızı Irak gibi bir ortamda bulursunuz ve bu vatan uğruna ölen ve sıkıntıya girenleri de artık yanınızda bulamazsınız. Iraktaki ABD askerlerin çektiği tecavüz fotoğrafları internette bolca mevcuttur girip bakınız. Tabiî ki amerikan halkının tamamı kötü değildir, ABD yönetiminin Dünyadaki yanlışlarına karşı çıkan, bu yüzden kendi yönetiminin gazabına uğrayan ve sağduyu sahibi kitlelerden destek alan birçok gönlü güzel Amerikalı vardır. Askerden dönüp bu işleri protesto eden gördüklerini Dünyaya yayan Amerikalılar var. ABD yönetimi ne kadar fevri davransa da bu kitlelerin sağduyusundan çekinmektedir. Yapılması gereken birlik olup saf durmak, bu üçkâğıtları ve vahşeti deşifre etmektir. Okumak, araştırmak, bilmek, anlamak, kayıtsız şartsız teslimiyetten kaçınmak zorundasınız. Bir daha söylüyorum gün birlik günüdür, bizi bölmeye birbirimize düşürmeye çalışanlara, Tarikatlara, Din tacirlerine de kanmayınız. Kuran a ve Milletin birliğine dönünüz, çünkü Plan, ABD’nin Yeşil kuşak denilen ve din sömürüsüne dayanan Stratejisinin çizgisindedir, Allaha hizmet olsun derken kendinizi ABD’nin ve bilumum Emperyalistlerin kucağında bulmak üzeresiniz. Bir daha söylüyorum bu palavralara kanıp, Emperyalistlerle bir olup kendi ordunuza saldıracak kadar şaşırmış kesimler varken, hala anlamayıp düşmanlara ve işbirlikçilerine bu gücü verirseniz, kendinizi karınızı kızınızı Irak gibi bir ortamda bulursunuz ve bu vatan uğruna ölen ve sıkıntıya girenleri de artık yanınızda bulamazsınız.
Saygılarımla 0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.
|