|
Birkaç gün önce Başbakan Erdoğan, Çırağan Sarayında konuşuyor. Kime? Anadolu Aslanları İşadamları Derneği üyelerine.
Gerçi artık o derneğin Aslanlığının kalıp kalmadığını da tartışmalı ya& Çünkü aslan dediğin bir kükredi mi& Oysa bunların (ekonomik yönden) bırakın kükremeyi ayakta duracak halleri yok! * Dünyanın bir krize girdiğine işaret ederek ,Sayın Başbakan: "Acaba biz niçin çalkalanmadık? Avrupa da bunu yaşadı. Peki Türkiye niye yaşamıyor? Türkiye'de niçin acaba ciddi manada kayıp, bir kriz olmadı? Biz, bu noktadaki tedbirlerimizi aldık, alıyoruz." diyor. Acaba böyle mi? Söylenenler hem doğru hem de yanlış olamaz mı? Doğruluk baktığınız yere göre değişmez mi? Çünkü bu konuda eğer ölçünüz borsa ise,bu oluşum paldır küldür çökmediği için söylenen doğrudur. Kaç kişi için doğrudur? Rantiyeci bir milyon kişi için doğrudur. Geriye kalan yetmiş milyondan fazla insan için yanlıştır. Çünkü onlar yıllardır zaten ekonomik bir kriz içinde yaşıyorlar. Bunu kanıtlayacak çok basit bir örnek size: Değeri milyon dolarları bulan bir gayrimenkülünüzü satılığa çıkarın.Hemen müşteri bulursunuz. Ama değeri 40-50 bin YTL'yi bulan evinizi satılığa çıkarın.Yıllarca müşteri beklersiniz.Çünkü yaprak bile kımıldamıyor bu kesimde. İnanmayanlar gitsinler mahallelerindeki sıradan bir emlakçıya sorsunlar. Ha,bu evi de satma imkanı yok mu var? Nasıl? Verirsen 15-20 bin YTL'ye& Kısacası ekonomik dünyaları birbirinden farklı "İki Türkiye" var.. * "Ama Başbakan böyle söyledi,filanca ekonomist şunu dedi" şeklinde itirazlar edebilirsiniz. İşin açıkçası ben ekonomiste mekonomiste inanmıyorum. Bizi defalarca krize sokan,sonra da IMF'nin kucağına atan o "eko"lar değil mi? En iyi ekonomist pazardaki anadır,tezgahın arkasında duran satıcıdır,maaşını kuruş kuruş hesaplayan babadır... Ötekileri geçiniz!.. * Türkiye bir aylık süre içerisinde ekonomik bir mucize gerçekleştirdi. Milli gelir 5 bin dolar civarından önce 7500 dolara;birkaç gün sonra ise 10 bin dolara çıkarıldı. Bu demektir ki ekonomik alanda Türkiye'ye bir Türkiye daha eklendi. Hepimiz bir ay içinde zenginliğimizi ikiye katlamış olduk. Gerçi cepte para yok,ama kağıt üzerinde zenginiz ya,o yeter! Dışarıya karşı itibarımız yükseliyor,havamız artıyor. Masal gibi geliyor insana. Ama işte o güzel masal da artık bitmek üzere. Karabasanların üzerimize çökmesi yakındır. * Profesör Osman Hoca alem adam doğrusu. "Herkesin enflasyonu kendisine.İşsizin enflasyonu kafadan yüzde yüz!"diyor. İşçinin,memurun,esnafın,emeklinin,çitçinin enflasyonu kaç? Bunca yıldır iktidar yalakalığı yapmış olup ,ancak halkın bu sıkıntısı karşısında dayanamayıp bazı gerçekleri açıklama gereği duyan ve bu amaçla alışveriş yerlerinde araştırma yapan,meşhur TV kanallarının haberlerine göre yüzde 40 civarında. Resmi makamlar ise,hep tek haneli enflasyondan söz ederken bu ay mecbur kalıp çift basamaklı enflasyondan bahsetmeye başladılar.Çünkü artık işin daha fazla gizlenecek bir tarafının kalmadığını gördüler. Pekii,rantiyecilerin enflasyonu ne kadar? İşin kaymağını yiyen bu bir milyon kişinin enflasyonu yıllardır ya sıfır ya da eksi. Neden? Çünkü onların aldıkları mallar ithal.Onların ekonomisi dövizle dönüyor. Yıllardır döviz baskılandı,bırakın yükselmeyi tersine döviz fiyatları geriledi. O zaman bu rantiye dünyasında enflasyon olur mu? Hoş,olsa da onlara koyar mı? * Bir de son söz söyleyelim: Kriz miriz yok,laflarına sakın inanmayın! Sakın yeni borçlara girmeyin Satacak bir şeyiniz varsa hemen yarından tezi yok satıp borcunuzu ödeyin& Çünkü yarın bu fiyata da alıcı bulamayabilirsiniz.
|