Giriş
07
Ocak
2009
CEP TELEFONUNUN SAĞLIĞA ZARARLARI Yazdır E-posta
Harun GÖKYİĞİT   
Perşembe, 03 Temmuz 2008

Harun GÖKYİĞİTEğer cep telefonunuz yoksa yaşamda varlığınızın da bir anlamı kalmayacağına inananlardansanız ve kısa sürede her şeyiniz olduğunu zannettiğiniz cep telefonunuzun size vermiş olduğu zararları hiç biliyormusunuz?

Geçtiğimiz ay IARC ( Uluslararası Kanser Araştırma Vakfı ) cep telefonlarının ve baz istasyonlarının elektromanyetik radyo dalgalarının insan sağlığına kanserojen etkisi olduğunu açıkladı. Dahası İngiltere Radyoaktif  Koruma Kurulu yaptığı açıklamada cep telefonlarının beyinde tümör riskini artırdığını açıklayarak İngiliz vatandaşlarını cep telefonu kullanımı konusunda uyarılarda bulundu.
 
Bugüne kadar yapılan araştırmalar neticesinde cep telefonlarının verdiği zararlar kısa vadeli zararlar ve uzun vadeli zararlar diye iki gruba ayrılarak şöyle sıralanıyor:
 
Kısa Vadeli Zararlar: ( 24 Saat İçinde )
 
- Görüş alanında daralma
- Kalp pilinin bozulma riski
- Kalp ritminde ritim bozukluğu sağlaması
- Yoğun stres ve yorgunluk hissi
- Konsantrasyon ve dikkat bozulması
- Kulak çınlaması ve kulakların ısınması
- İşitmede geçici aksaklıklar oluşması.
- Başağrısı ve sersemleme
- Unutkanlık, dikkatsizlik ve refleks kaybı
- Gözlerde çapaklanma
- Gözlerde kararma, sulanma ve yanma
 
Uzun Vadeli Zararları: ( 10 Yıl İçinde )
 
- Kişinin genetik yapısının bozulması
- Beyaz kan hücresi ( lenfoma ) kanserine yakalanması
- Kan beyin bariyerinin zedelenmesi
- Kalp rahatsızlıkları
- Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski
- Kalıcı işitme bozuklukları
- Embriyo gelişiminin zarar görmesi
- Kadınlarda düşük riskinin artması
- Kan hücrelerinin bozulması
- Bağışıklık sisteminin bozulması
- Yüksek tansiyon
- Sperm sayısının azalması
- Cilt kanseri
- Görme bozuklukları
 
Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil, hiç cep telefonu kullanmadığını ve yakınlarına da cep telefonu kullanmamalarını tavsiye ettiğini biliyormuydunuz?
 
Bakınız Avustralya’da Mayo Clinic’de çalışmakta olan ve cep telefonları üzerinde yüzden fazla araştırma ve incelemeye imzasını atmış olan ve mesleğinde son 16 yılda 14 ödülün sahibi olmuş ünlü beyin cerrahı Dr. Vini Gautam Krurana yaptığı açıklamada insanların cep telefonu kullanımından kaçınmalarını tavsiye ediyor.
 
Dünya üzerinde 3 milyar insanın cep telefonu kullandığının dikkatini çeken Dr. Krurana;  3 milyar kişinin hayatı risk altında bulunduğunu ve yakın zamanda önümüzdeki 10-15 yıl içersinde cep telefonu kullanımından dolayı yaşamını yitiren insanların sayısında müthiş bir artış yaşanacağını ve cep telefonunun sigara ve asbestten bile insan sağlığı için çok daha fazla tehlikeli olduğunu bu yüzden de önümüzdeki 20 yıl içersinde cep telefonları üzerine mutlaka insan sağlığına zararlıdır ibaresinin yazılacağını söylüyor.
 
Ülkemizin Genelkurmay Başkanlığı’na elektromanyetik radyasyon, elektromanyetik izleme sistemi gibi konularda danışmanlık yapan Boğaziçi Öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, cep telefonunun insan sağlığına zararına ilişkin her geçen gün yeni bilgiler edindiklerini, 25 yıldır bu konu üzerinde yaptığı araştırmalar neticesinde cep telefonu kullanımından dolayı ortaya çıkan rahatsızlıklar sebebiyle çok sayıda insanın yaşamını yitireceğini söylüyor.
 
Prof. Dr. Selim Şeker cep telefonu konusunda bakınız şunları diyor: ‘‘ 1960’lı yıllarda sigaranın zararlarından dünyada hiç kimse söz etmezdi. Sigaranın sadece öksürük yaptığı söylenirdi. Ama şimdi 2008 yılında sigaranın kanser yaptığını biliyoruz. 1960’lı yıllarda sigara konusunda yapılan yanlışın günümüzde cep telefonunda yaşanmaması için dikkatli olmamız gerektiğini, cep telefonunun zararlı yanlarıyla birlikte ilgili sonuçları ve ihtimalleri belirtip uyarı vazifemizi yapıyoruz. Cep telefonunu özellikle çocuklarda kesinlikle uzak tutulması gerekiyor. ’’ 
 
‘‘ Evde ve işyerinde kullandığımız pek çok cihaz elektromanyetik radyasyon yayıyor, tıraş makinesi, saç kurutma makinesi bile. Tıraş makinesi kullandığımızda zararlı etkiler bir iki saniyede oluşuyor fakat 24 saat içersinde vücudumuz kendini yenileyerek o etkiyi bertaraf edebiliyor. Oysa cep telefonunun saat fonksiyonu, radyosu, müziği, fotoğraf makinesi gibi çok amaçlı yapısı ve 24 saatlik bir kullanımı var, üstelik kulağa yakın tutuluyor. Bu yüzden vücut kendini elektromanyetik radyasyonun kısa ve uzun vadeli etkilerinden arındıramıyor. Uyumak nedir biliyormusunuz? Uyuma vücudun bakıma alınmasıdır. Uyku sırasında salgılar salgılayarak vücut stresi atıyor. Ama uyuduğunuz odada bir enerji kaynağı bulundurduğunuzda, iki enerjinin etkileşiminden dolayı istediğiniz gibi dinlenemiyorsunuz. ’’
 
‘‘ Hiç bebeklerin kafasına dokundunuz mu? Çocukların kafatasları yetişkinlere göre çok daha incedir. Cep telefonu ile görüşme yaptığınızda buradaki radyasyonun %40 ila 50’si kulak bölgesine ve kafatasına yayılır. Geri kalan radyasyonda dışarı gider. Bu çocuklarda bütün beyni etkiliyor. İkincisi çocukların her türlü mekanizması daha yeni gelişmektedir. Sürekli elektromanyetik radyasyona maruz kaldığında çocuklarda bu gelişim olumsuz etkilenecektir. Birde fizikte rezonans denen bir olay vardır. Çocukların ölçüleri ile cep telefonu dalgaları birbirine çok yakındır. O nedenle çocuklar büyüklerden çok daha fazla enerjiye maruz kalırlar. ’’
 
‘‘ Başınıza bir damla su damladığında etki etmez ancak sürekli kafanıza su damladığında bu insanı çıldırtır. Elektromanyetik radyasyonun kısa vadeli etkileri stres, uyku düzeninin bozulması, başağrısı, asabiyet bozukluğu, sosyal hayata karışmama, cinsel isteksizlik, yorgunluk, halsizlik, üşengeçlik, agresiflik gibi etkilerdir. Çok radyasyona maruz kalan kişi yatar ve 3-5 saat sonra tekrar kalkar, tekrar yatar. Çünkü uyku ritmi bozulmuştur. Genelde medyada çalışanlar, havaalanlarında radarlara bakanlar, çalışma ortamlarında elektromanyetik radyasyona çokça maruz kaldıkları için başağrısı çekiyorlar. Bu bir günde ortaya çıkan bir şey değil uzun vadede ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Elektromanyetik radyasyon tarihte diplomatik skandal bile yarattı. Rusya’daki Amerikan Elçiliği, Ruslar tarafından bilgi edinmek için 1950’lerden sonra uzun süre elektromanyetik alana tabi tutuldu. Amerikalılar bu durumun farkına varınca bizim şu anda düşündüğümüz gibi aman ne olacak, zararsızdır, faydası var zararı yok demişlerdi. Fakat 30 yıl bu böyle devam edince dört elçiden üçü kanser nedeniyle hastalıktan vefat etti. Elçilikte çalışanlarda bir sürü rahatsızlıklar görüldü, sonunda Amerika elçiliğini Bonn’a taşımak zorunda kaldı. ’’
 
‘‘ Belediye otobüsünü ele alalım. Diyelim otobüste 30 kişi aynı anda sigara içse oradaki hava ne hale gelir? Şimdi 30 kişinin bir otobüste cep telefonu kullandığını düşünelim. Bu kapalı, metal bir alanda göremediğimiz bir tehlikeye maruz kalıyoruz demektir. Sadece kapalı alanda değil, stadyum gibi toplu halde açık alanlarda dikkatli olunması gerekiyor. Kullanıcı bilinçli olmalı ve cep telefonunu olabildiğince az kullanmalı. Bilgisayar aldığınızda üzerinde düşük radyasyon diye bir ibare vardır. Hiç düşündünüz mü neden cep telefonu şirketleri standardın altında radyasyon verdiğini cihazın üzerine yazmıyor? Oysa cep telefonu standardın bin katı altında kalan seviyelerinde bile hafıza kaybına neden olabiliyor ve beyin savunma mekanizması olumsuz yönde etkileniyor. Neden cep telefonlarının havadaki uçaklar üzerinde etkisi var? Çünkü uçakların bir savunma mekanizması yok, radyasyon geldiği zaman o an için ne sinyal geldiğini anlamıyor ve zararlı bir sinyal geldiğinde kafası karışıyor ve uçak düşüyor. ’’
 
‘‘ Cep telefonuyla konuşurken, telefonun yakın olduğu organlar ısınır. Daha çok kullanıldığında daha çok ısınır. Cep telefonunun konuşma sırasında en yakın durduğu organ kulaklar ve beyin. Kulak ve beyinde başlayan ısınma daha sonra iç organlara sirayet eder. Dünya Sağlık Örgütü, cep telefonlarının ve baz istasyonlarının ısıtma yoluyla insan vücuduna zarar verdiği yayınladığı bir raporda duyurdu. Cep telefonlarının ısısal etkileri sonucu, vücudun normalde salgılamadığı bazı proteinler üretiyor. Isı Şoku Proteini adı verilen bu proteinler, vücudun normalden farklı işlemesine yol açıyor. Kronik olarak cep telefonuyla fazla konuşulduğunda bu moleküllerin varlığı da sürekli bir hal alıyor. Buda vücutta yıkıma yol açıyor. Bu yıkımın sonucunda ise kanser oluşumu, kalp yetmezlikleri, merkezi sinir sisteminin işlemez hale gelmesi gibi öldürücü hastalıkları tetikleyebiliyor. Uzun süreli cep telefonu kullanımın yol açtığı ısınma, gözde de uzun vadeli dönemde katarakt oluşumuna sebebiyet veriyor. ’’
 
Değerli okurlar; Fransa’da Clerment Ferrand Üniversitesi cep telefonlarıyla ilgili geçtiğimiz günlerde ilginç bir deneye imza attı. Domatesler üzerinde yapılan deneyde bilim adamları 10 dakika boyunca çalışır halde olan cep telefonu yanında duran domateslerin yüksek miktarda stres hormonu salgıladıklarını ve 6 saatlik bir süre içersinde de domateslerin ezilip büzüşerek kendi kendilerine parçalandıklarını tespit etti. Le Parisien gazetesinin manşetten duyurduğu bu haber ile cep telefonlarının insan sağlığına verebileceği zararlar konusunda önemli bir deney olduğu duyuruldu.
 
Ülkemizde Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci yaptığı araştırmalarda cep telefonlarının biyokimyasal reaksiyonlara ve psikolojik bozukluk etkilerine neden olduğunu bundan dolayı da konsantrasyon bozuklukları, yaşam kalitesinde düzensizlik, uyku bozuklukları, sinirlilik, huysuzluk, bitkinlik gibi etkilere sebebiyet verdiğini söyleyerek ‘ Cep telefonu baz istasyonundan daha fazla radyasyon yayan bir cihaz ’ dedi.
 
İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Fakültesi Telekomünikasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Kalkan cep telefonlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda elektromanyetik enerjiye maruz kaldığında insanın hücre kimyalarında birtakım değişikliklerin gözlendiğini belirterek insanın hücre proteinlerinde ve enzimlerimde bozulma, hücre zarlarında yapışma, hücre dışına kalsiyum, sodyum, potasyum kaçışları, hücre zarında delinmeler ve DNA tahribatı yaptığını söyledi.
 
Değerli okurlar; görüldüğü gibi cep telefonun insan sağlığına verdiği zararlar artık günümüzde tespit edilmiş durumda, bu durumda yapmamız gereken en önemli şey cep telefonuyla gereksiz yere kullanmaktan kaçınmaktır. Cep telefonunu yatarken evinizde yatak odamızın dışında tutmamız gerekmektedir. Çevremde çoğu insanı görüyorum adeta cep telefonu bağımlısı olmuş durumda, cep telefonu sadece basit bir alet, bir alete eğer bir insan bağımlılık gösteriyorsa o insan o aletin sahibi değil demektir, aksine o alet o insanın sahibi olmuş demektir.
 
Yaklaşık 8 yıldır internet dünyasında çeşitli sitelerde yazdığım yazılarımı düzenli olarak takip eden okurlarım gayet bilirler hayatımda hiçbir zaman hiçbir teknolojik alete bağımlılık göstermedim. Hiçbir alet benim için olmazsa olmaz olan ve vazgeçilmeyecek bir ürün olmadı. Çünkü hiçbir aletin beni yönlendirmesine ve kullanmasına müsaade etmedim. Nasıl ki; bazı insanlar insan ilişkilerinde daima belli bir mesafeyi koruyarak bu ilişkileri sürdürür işte bende aynı şekilde gündelik hayat içersinde kullandığım her alete karşı aramda belli bir mesafe koydum. Bilgisayardan, internete, playstationdan, cep telefonuna, radyodan televizyona, arabadan çamaşır makinesine, buzdolabından fırına varana kadar aklınıza ne geliyorsa hatta para dahil aklınıza ne geliyorsa benim için vazgeçilmez şeyler değil.
 
Adaşım, kandaşım, gendaşım olan sevgili dedemle yıllar önce bir iş konusunda görüşünü alırken bana şunları söylemişti:
 
 ‘ Evladım bu dünyada eğer aptallar ve enayiler olmasa akıllılar geçinemezdi. Bu dünyada eğer hala saf ve masum temiz duygular taşıyan insanlar olmasa hiçbir aynı   politikacı iki defadan fazla seçim kazanamazdı. Dünya malı dünyada kalır hiçbir maddeye karşı bağımlı olma, maddenin seni ve nefsini kullanmasına izin verme, maddeyi aklınla ve akıllıca sadece ihtiyacın oranında kullan, eğer maddenin, paranın, şöhretin, makamın esiri olursan hem çirkin ve basit insanlar kategorisine girmiş olursun hemde Allah’tan uzaklaşmış olursun, sadece seni yaradan Allah’a karşı teslim ol, bir tek ona karşı isyankar olma, benim sözümü dinlemesen de olur ama Allah’ın sözünü dinle. Bir insanı sadece bir defa kazıklayabilirsin ve o insanı sadece bir defalığına kullanmış olursun ama eğer bir insana kazık atmazsan, sadece olduğun gibi olup ortada duran mevcut doğruyu o insanla paylaşırsan hem dost hemde o insanın kalbini kazanmış olursun, dostluğunu ve kalbini kazandığın bir insanı ömrünün sonuna kadar yapmak istediğin işlerinde kullanabilirsin, hayat bir maraton koşusu ise sen bu hayatta kısa mesafe koşucusu olma bu hayatın maraton koşucusu ol son nefesini vereceğin ana kadar da maraton koşucusu olarak kal. Birgün başka insanlar senin hakkında güzel sözler söyleyip bu güzel sözleriyle seni överlerse o insanlara nezaket icabı teşekkür et ama unutma o gün senin için güzel sözler söyleyen ve seni öven insanlar en zayıf, en başarısız, en hasta olduğun ve gücünü yitirdiğin zamanda duymak istemeyeceğin sözleri sana söyleyebilirler, insan oğlu çiğ süt emmiştir her zaman her yerde çirkefleşen insanlar ortaya çıkabilir işte böyle anlarda dostunu, arkadaşını iyi bil, gücünü yitirdiğin ve hasta olduğun zamanlarda üzerine çullanan insanları gönül defterinden sil ve o insanlarla bir daha hiç ilgilenme ve o insanlarla bir daha aynı ortamlarda bulunma ve görüşme unutma iyi gün dostu çok olur kötü gün dostu ise çok az olur, kötü gününde yanında olan insanlara karşı her zaman diğer insanlara davrandığından farklı davran, kötü gününde yanında olan insanları kucaklamadan çekinme, sende senin kötü gününde yanında olan insanların kötü günlerinde hep yanında ol, birgün emekli olduğunda göreceksin ki; bu dünyada geride kalan sadece hoş bir seda gerisi sadece boş. İyi ve düzgün yaşa, iyi ve düzgün yaşamak için zengin bir insan olmak gerekmiyor, nice zengin insan var ki; zengin gibi yaşamasını bilmiyor, zengin olmadan da çok zengin bir insanmış gibi hayatı yaşayabilirsin. Paranın peşinden koşma, paranın peşinden koşarsan parada senden o kadar çok uzaklaşır çünkü para peşinden koşmaya değmez, paranın peşinden koşmazsan sadece kendi bildiğin işinin iyisini yaparsan paranın sana kendiliğinden geldiğini göreceksin, para insan elinin kiridir o neticede bir madde o yüzden ona sakın ola değer verme.
 
Şimdi sizlere uzun uzun bu sıcak yaz günlerinde cep telefonunun zararlarından korunmanın yollarını yazacak değilim çünkü siz zaten kendiniz için en uygun olanını yaparsınız.
 
Aman değerli okurlar; siz siz olun aklınıza sahip çıkın, aklınızı kullanın, aklınızı başka insanların aklına emanet etmeyin, herhangibi bir maddenin esiri yada bağımlısı olmayın, bilinçli bir kullanıcı ve bilinçli bir tüketici ve bilinçli bir üretici olup sadece gereği kadar yani her şeyi ihtiyacınız olduğu kadar tüketin, ihtiyacınızdan fazlasını sakın ama sakın ne olursa olsun asla tüketmeyin, dünyada kurulmakta olan bu yeni dünya düzeninin getirmiş olduğu şartlar karşısında asla bir piyon olmayın, yeni dünya düzeninin içersinde yaşayan bir kurulu robot insancıklardan olmayın, size bu yeni dünya düzeninde böyle yaşamanız gerekiyor diyenlerin uzaktan kullandıkları ve yönlendirdikleri insan olan oyuncaklardan olmayın, bu yeni dünya düzeninde insan olan oyuncak olmayı red edin çünkü unutmayın her oyuncağın da bir çöplüğü vardır, siz siz olun insan olan o oyuncak çöplüğünde yerinizi almayın.
 
Sağlıcakla kalın

 


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy