Giriş
07
Ocak
2009
Bir Komplo Teorisi; AKP Üzerinden Amerika - Almanya Çatışması Yazdır E-posta
Erol MANİSALI   
Pazartesi, 22 Eylül 2008
Erol MANİSALI

- Yazılarımı hep nesnel veriler üzerine oturtmaya çalışırım. Ama bugün canım biraz kurgular üzerinde oynamak istiyor.

Bunlar içinde de nesnel veriler (ve bulgular) var ama arada kalan boşlukları ben doldurmak istiyorum.

- Kendimi bir an Almanyanın yerine koyuyorum ve kurgulamaya başlıyorum...;

AKP hükümeti ABD ve İngiltere ile içli dışlı. BOPta Washington ve Londranın istediklerini bir bir yerine getiriyor. Bağdatla ilişkilerde, Barzaniye destek meselesinde, Lübnan ve Kıbrıs sorunlarında Ankaradan ne istedilerse fazlasıyla verdiler.

Gürcistanda ve Ermenistanda ABD ve İngilterenin talepleri eksiksiz yerine getiriliyor, hem de Rusya ile Türkiyenin karşı karşıya gelmesi pahasına...

Arap dünyasında, Kafkasyada, Karadenizde Washington ve Londranın uzantısı ve ortağı konumunda bir AKP oluşmuş.

Berlinin lafı bile edilmiyor; varsa Washington, yoksa Londra, az buçuk da Tel Aviv.. Almanyanın adı geçmiyor. Erdoğan ve Gül, Bushu ya da Brawnı arıyor. Merkel olayları CNNden izler hale gelmiş.

- Şimdi siz kendinizi Merkelin yerine koyun; sizi dışlayan, Washington ve Londraya yaslanmış bir yönetim Kıbrıstan Bağdata, Körfezden Karadenize her şeyi onlarla paylaşıyor. Siz AKPye kızmaz mısınız?

AKP, ABD ve İngilterenin uzantısı olarak bölgeyi hallaç pamuğu gibi atıyor. Bizi deliğe süpürmeyin, kullanın diyen başdanışman bu lafı Merkele değil Amerikalı dostlara söylüyor. Siz şimdi gelin kendinizi Merkelin yerine koyun, adam (kadın) çıldırır vallahi...

Deniz Feneri kimin feneri?

Ben Merkelin yerinde olsam elimde yıllardır saklı tuttuğum Deniz Feneri soygun dosyalarını patlatırdım. İster komplo ister kurgu deyin, kim olsa bunu yapar. Üstelik bizim Merkel erkek kadındır, işini sıkı tutar, yaş tahtaya basmaz, kül yutmaz...

Karadenizden, Hazardan Körfez’e, oradan Kıbrısa kadar ABDnin, AKPnin yardımı ile elde ettiği bu ganimeti Deniz Fenerini patlatarak durdurmak istemez misiniz?

Dedim ya, bunlar komplo teorisi, siz siz olun, sakın ciddiye almayın.

- Ha, işin bir de Almanyadaki iç boyutu var. Almanya, Türkleri Almanlaştırma politikasında zorlanıyor. En zorlandıkları kesim de AKPnin etki alanı içindeki Müslüman Türkler.

Deniz Feneri soygununu masanın altından üzerine çıkararak, devşirme işindeki engellerden birisini saf dışı etmiş olursunuz, bir taşla iki kuş...

Ama, tabii bu da komplo teorilerinden birisi olmalı...

Almanya-Rusya Fener’de birleştiler...

Komplo teorilerine bir de Aydın Doğanın, yakın Almanya bağlarını eklerseniz Doğanın arkasının ne kadar kuvvetli olduğu ortaya çıkar.

Aydın Doğan işin şakası, esas mesele son yıllarda hızla gelişen Rus-Alman dostluğu. Balkanlar-Kafkasya-Körfez-Doğu Akdeniz dörtgeninde Rus-Alman çıkarları örtüşmeye başladı. Esas mesele ABD, İngiltere, İsrail üçlüsünün, AKPnin de hizmetleri ile bölgeye iyiden iyiye el koymaları.

Gürcistan olaylarının tetiklediği süreç içten içe Rus-Alman yakınlaşmasını derinleştiriyor. ABD ve İngilterenin meydanı boş bularak saldırmaları yalnız Rusyayı değil Almanyayı da rahatsız ediyor.

- Bu gelişmelerde AKP hükümeti çok önemli bir görev üstlenmiş, her türlü desteği veriyor. Siz Almanyanın ve Rusyanın yerinde olsaydınız AKPye nasıl bir gözle bakardınız?

- Bu yazdıklarım sadece basit düşünce egzersizleri, beyin fırtınasıyla uzaktan yakından ilgisi yok.

Bunları bir değerlendirme olarak görmeyin. Ben de bu konularda komplo teorileri yazsam acaba neler kaleme alırdım diye aklımdan geçiverdi, hepsi bu...

- Kafam bir de şu Alman hâkim ile savcıya takıldı, ne yürekli insanlarmış doğrusu. Deniz Fenerinin bütün kepazeliklerini bir bir sıralıyorlar. Bizim Başbakana çatma cüretini bile göstermişler... İkisi de tam Ergenekonluk...

- Hiç komplo teorisi yazmamıştım, bir değişiklik olsun diye bugün denemek istedim. Dedim ya bunlar hepsi birer kurgu”; siz siz olun bunlara hiç inanmayın...

Ancak bu zihin egzersizlerinin içinde somut, dimdik ayakta duran bir Deniz Feneri soygunu var. Bu feneri herkes kendine göre bir yerlerde kullanıyor. Sadece dincilere kaynak sağlamıyor. Ucu, Türkiyenin iç çatışmalarından küresel çıkarlara kadar uzanıyor...

Her şeye rağmen, Alman adalet sistemini kutlamazsak ayıp etmiş oluruz... Hele bizim Ergenekonla karşılaştırdığımızda...

Yıllar önce İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyetinin bir konferansında Besim Üstünel bana, Erol, sen Karadenizlinin dediği gibi yapıyorsun demişti. Nasıl yani dediğimde bana fıkrayı anlattı; Karadenizli yanındakine kızmış, Senin babana küfredecektim ama vazgeçtim demiş. Arkadaşı sebebini sorunca, Hangi babana küfredeceğum bilemiyorum, onun içun, da.. deyivermiş...


0 Okuyucumuz düşüncesini yazıya döktü.

 
  küçült | büyült
 

busy